Google Arama
Sitemde Arama
Ölümsüz Sözler
Evrensel Bilinçte; Anlatılan Senin Hikayendir.

Ölümsüz sözler (Felsefi Aforizmalar-14)

Sait Faik Abasıyanık Sözleri : (1906-1954)
Sevmiş sevilmemiştim. Sait Faik Abasıyanık
Sevmekten korkuyorum. Sait Faik Abasıyanık
Seyahatler çekiyor içim. Sait Faik Abasıyanık
Bütün ümit yarın sabahta. Sait Faik Abasıyanık
Yazmasam deli olacaktım. Sait Faik Abasıyanık
Kendi peşimi bile bıraktım. Sait Faik Abasıyanık
İyi adam pişman olan adamdır. Sait Faik Abasıyanık
Çünkü unutulmayacak yalnız o kaldı. Sait Faik Abasıyanık
Ben bayrakları değil insanları severim. Sait Faik Abasıyanık
Yeniden doğulmaz. Doğsan bile ne olacak? Sait Faik Abasıyanık
Şerefli bir milletin, demokrasi ayıbı olmaz. Sait Faik Abasıyanık
Eksikliğimi beni kaybettiğinde anlayacaksın. Sait Faik Abasıyanık
Okumuş yazmış adam öğüt vermez, adamı anlar. Sait Faik Abasıyanık
İnsanı dolu günleri değil, boş günleri dolduruyor... Sait Faik Abasıyanık
Ben görmeden severim bahçeleri, insanları, evleri. Sait Faik Abasıyanık
Bütün insanlar birbirine aşağı yukarı benzemez mi? Sait Faik Abasıyanık
O güzel pişmanlık hissi çocuklukta kaldı. Şimdi nerede? Sait Faik Abasıyanık
Kuşları boğdular, çimenleri söktüler, yollar çamur içinde kaldı. Sait Faik Abasıyanık
Düşünmeye başlayalı beri bir gün sarhoş olmadan gülmedik ki. Sait Faik Abasıyanık
Bu dünyadan hiçbir iş yapmadan göçüp gitmek de fena bir şey. Sait Faik Abasıyanık
Doğru, yalnız hayalle geçiniyorum; ben yalnız hayal kuruyorum... Sait Faik Abasıyanık
Ölüm var arkadaş, ölüm. Şu köşkün sahibi de ölecek, şu horoz da. Sait Faik Abasıyanık
İçimde muhakkak bir yer paramparça olmuştu ki, ağlayamıyordum. Sait Faik Abasıyanık
Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey. Sait Faik Abasıyanık
Ama artık benim sana kadar yetiştirecek ne sesim, ne halim kalmıştı. Sait Faik Abasıyanık
Ah bu insan yüzleri. Her şeyimizi bağladığımız, durmadan yanıldığımız. Sait Faik Abasıyanık
Kaç para eder! Gözümde, milyonu olsa da, kalp para ile metelik etmez. Sait Faik Abasıyanık
Karanlıktan, riyadan, zulümden, hürriyetsizlikten korkar gibi ürküyorum. Sait Faik Abasıyanık
Ölüm bildiğimiz kadar korkunç bir şey değildi. Yalnız biraz soğuktu o kadar.. Sait Faik Abasıyanık
Ölümün karşısında, ne yapsak, muvaffak olmuş bir aktörden farkımız olmayacak! Sait Faik Abasıyanık
Ben hiç gülmedim demem; güldüm. Güldüm ama şöyle içten, candan gülmedim. Sait Faik Abasıyanık
Ben kendim, kaç defa, dakikalarca, yol soracak adam seçemediğimi hatırlıyorum. Sait Faik Abasıyanık
Ne söylesem boş, ne söylesem anlatamam artık, iyisi susayım, bitireyim hikayemi. Sait Faik Abasıyanık
İnsanoğlunu aldatmak bir zeka sayılmaz ki. Bence zeki adam çabuk kanan adamdır. Sait Faik Abasıyanık
Sonra? Sonra? Her şeyin sonrasını düşünürsen en sonrası günün birinde son nefestir. Sait Faik Abasıyanık
Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam. Boş geçirdiğim, bağırmadığım, sustuğum günlere. Sait Faik Abasıyanık
Ben bir acayip oldum. Gözüm kimseyi görmüyor, kimsenin kapımı çalmasını istemiyorum. Sait Faik Abasıyanık
Soğan ekmek yalnız şehirli midesine değil köylü midesine'de dokunabilir ve dokunmaktadır.. Sait Faik Abasıyanık
Denize bir dakika durup bakmaya vakitleri olmadığını söyleyen bu insanlar ne zevksiz mahluklardı.. Sait Faik Abasıyanık
Hepimiz, sırtımızda ve elbiselerimizin altında, gözlerimizin içinde müstakbel ölü gezdirmiyor muyduk? Sait Faik Abasıyanık
Milyonluk şehirlerde de yaşasa, insanoğlunun içinde yalnızlık, kendi içine çekilme, sinme günleri doludur. Sait Faik Abasıyanık
Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşilleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Sait Faik Abasıyanık
Edebi eserler, insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar? Sait Faik Abasıyanık
Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor. Sait Faik Abasıyanık
Ne kadar üstü başı düzgünler, suratı ciddiler, hali azametliler içinde kalmışım ki bir türlü hikayeme yanaşamıyorum. Sait Faik Abasıyanık
Ne kadar kaçmak ve uzaklaşmak arzusu ile dolu isem, o kadar da bağlanmak, kalmak, bağdaş kurup oturmak istiyorum. Sait Faik Abasıyanık
Fakat toprağın üstünde koşan ,onun üstünde beş on para kazanmak kaygısıyla dönüp dolaşan insanlar ne tuhaf mahluklardı. Sait Faik Abasıyanık
Her insandan korkuyorum. Kimdir bu sokakları dolduran adamlar? Bu koca şehir, ne kadar birbirine yabancı insanlarla dolu. Sait Faik Abasıyanık
Ben ne istediğini adamakıllı bilen birisi değilim. Yalnız bildiğim bir şey varsa o da, başkaları iyi şeyler yaparsa derhal anlıyorum. Sait Faik Abasıyanık
Hep kötüler mi var? Dört bir yanımız sefalet, hastalıkla mı çevrili? Her gördüğümüz zalim, katil, egoist, hasut, kindar, yarı deli, ahlaksız mı? Sait Faik Abasıyanık
Şehrin dışına çıkmak kendi kendinden kurtulmak gibi bir şey. Hatıralarımız, aşklarımız, dostluklarımız, hıyanetlerimiz hep şehrin içinde kaldı. Sait Faik Abasıyanık
Eğer doğduğun zaman Havra kapısına bırakırlarsa Yahudi olursun, Cami kapısına bırakırlarsa Müslüman, Kilise kapısına bırakırlarsa Hristiyan olursun. Sait Faik Abasıyanık
Aklım ermiyor. Birbirini küçük görmeye, boğazlaşmaya, kandırmaya mı? Nasıl birbirinden bu kadar ayrı, birbirini bu kadar tanımayan insanlar bir şehirde yaşıyor? Sait Faik Abasıyanık
Kitaplar, bir zamanlar bana, insanları sevmek lazım geldiğini, insanları sevince tabiatın, tabiatı sevince dünyanın sevileceğini, oradan yaşama sevinci duyulacağını öğretmiştiler. Sait Faik Abasıyanık
Ben hikayeciyim diye sizden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikayesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, n'olur? Sait Faik Abasıyanık
Önümüzdeki hayat. Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanıyorduk. Yahut bana öyle geliyordu. Sait Faik Abasıyanık
Haksızlıkların olmadığı bir dünya. İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya. Hırsızlıkların, başkalarının hakkına tecavüz etmelerin bol bol bulunmadığı. Pardon efendim! Bol bol bulunmadığı ne demek? Hiç bulunmadığı bir dünya. Sait Faik Abasıyanık
Dünyada hiçbir şeyden, zalimlikten iğrendiğim kadar iğrenmem. İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı. İnsanoğlu her şeyden evvel içindeki bu kıskançlıklardan, bu kinlerden, bu ahlaksızlıklardan daha pis şeyi -kendinde, doğuşta varsa bile- söküp atmalıdır. Sait Faik Abasıyanık
Şu karşıki sandalı görüyor musun? Bakın sahile yaklaşıyor. Onu yürüten şey nedir? Kürekleri değil mi? Ya şu uçan martılar! Kanatları yolunsa artık uçabilir mi? Düşünce de böyledir.Dört duvar arasına kapatılmak istenirse kanatsız kuş, küreksiz sandal oluverir ve bütün manasını kaybeder. Sait Faik Abasıyanık
Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyecekiniz. Günün birinde yol kenarında toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi. Sait Faik Abasıyanık


 Anatole France SÖzleri: ( 1844 -1924)

Aptal bir şeyi 50 milyon kişi de söylese, o hala aptal bir şeydir.  Anatole France
Dinler birleştirici değil bilakis bölücüdür. Birleştirici olsaydı bu kadar insan birbirleriyle çatışıyor olmazdı!  Anatole France
İnsanlık tanrıları, zorba krallara bakarak ,onlardan örnek alarak yarattı.  Anatole France
Gökyüzündeki tanrılar yeryüzündeki zorbaların bir kopyasıdır.   Anatole France
Siz kraldan, zorbadan kurtulup kopyasına dokunmak istiyorsunuz.  Anatole France
Ölüm cezasını otorite kurma yönünden uygulayanlar yalnızca zorbalardır. Anatole France
Ulusları ilerleten, yükselten zengin kitaplardır.  Anatole France
Yaşamla baş edemiyoruz, yine de sonsuz bir yaşam diliyoruz.  Anatole France
İnsanlar doğar, acı çeker ve ölürler. Anatole France
İnsan vicdanı ile yargılamalıydı. Anatole France
Hainler zafer kazandıkları zaman kanun ölmüş demektir. Anatole France
Vatan için öldüğünü sanırsın, sanayiciler için ölürsün. Anatole France
Ütopya bütün ilerlemelerin ilkesidir. Anatole France
Mantıklı düşünüp mantıksız davranmak insan yapısının özelliğidir. Anatole France
En büyük mutluluk, hür düşünceli olmaktır. Anatole France
Yalnızca despotlar otoriteyi sağlamak için ölüm cezasını gerekli olarak görürler. Anatole France
Zorbalık için nasıl erdem bozukluğu gerekliyse, özgürlük için de erdem gerekli. Anatole France
Doğanın hiç bir ahlaki ilkesi yoktur. İyi ve kötü arasında bir ayrım yapmaz. Anatole France
Adalet ancak gerçeklikten, saadet ancak adaletten doğabilir. Anatole France
Hukuk, o görkemli eşitçiliğiyle; köprü altında yatmayı, dilenmeyi ve ekmek çalmayı yoksula da zengine de yasaklar. Anatole France
Ben akla bayılırım. Akıl bize rehberlik eder, aydınlatır.  Anatole France
Acı kadar hiçbir şey genişletemez aklı.  Anatole France
Bir insan, bir hayvanı sevene kadar özünde bir bölümü uykudadır. Anatole France
İnsan daima kendini anlatır ama hiç bir zaman anlaşılmaz. Anatole France
İnsan ne yaparsa yapsın, yeryüzünde yalnızdır.  Anatole France
Bazıları kitabı kalınlığıyla ölçer, sanki kafayı değil de kolları çalıştırmak için yazılmışçasına. Anatole France
Kadın erkeklere zevk vermez, keder verir, dert verir, hüzün verir!  Anatole France
Öğretme sanatı, genç akıllarda var olan doğal merakı, bilahare tatmin etmek amacıyla, uyandırmaktır.  Anatole France
Babanın erdemleri; çocuklarının servetidir.  Anatole France
Bir kitabın ne kadar okuyucusu varsa, o kadar değişik çeşidi var demektir. Anatole France
Üç şey birlikte doğdu: insan, özgürlük ve ışık.   Anatole France
İnsan dünyada ancak dünyaya boş verdiği zaman mutlu olur. Anatole France
Uslu halkların adalet anlayışı çok su götürür.  Anatole France
Hayatını Nasıl geçireceğini bilmeyen adamlar, sonsuza kadar sürecek başka bir hayat istiyorlar.   Anatole France
Kötü alışkanlıklardan kurtulmaya çalışmaktansa, onları hiç edinmemek daha iyidir.  Anatole France
Alçak gönüllülük kendi gerçek değerini anlamaktır.  Anatole France
Öç duygusu, cinayetten daha vahşi, daha yırtıcı bir duygu.  Anatole France
Şu bir gerçektir ki, çoğu zaman insanlar bilgisiz yaşar. Kendimizi hemen hemen hiç tanımıyoruz. Başkasını da öyle.  Anatole France
Kişi aşırılıklara kaçmadan yaşamın tadını çıkarmalıdır. Aşırılıklar ve büyük tutkular bireyi yıkıma sürükler.  Anatole France
İnsanlar her zaman anlaşırlar ama hiçbir zaman birbirlerini anlamazlar. Anatole France
Ayakkabım yok diye üzülüyordum,ayakları olmayan bir çoçuk görene kadar.  Anatole France
Hayal kurmak herşeydir.  Anatole France
Tıpkı kederlerimizi abarttığımız gibi sevincimizi de abartırsak sorunlarımız önemini yitirir. Anatole France
Bu söze kulak verilmeli; insanlar oldukları gibi yönetilmeli, olmaları istenen gibi değil. Anatole France
Sizi uyarıyorum; bu denli güvenebileceğim kıymetli bir bireyden, hiç mücadele etmeden, öylece vazgeçebileceğimi düşünmeyin sakın. Anatole France
Gerçekten özel mülkiyet tehlikeye düşer düşmez, zaten pek az bir şeye sahip oldukları için mallarına çok düşkün olan bütün halk, Cumhuriyete karşı çıkacaktı.  Anatole France
İnsan ne öğrenirse yolculuklarda öğrenir. Dışarıda geçirilen tek bir gün, içerde geçirilen on yıldan daha çok bilgi getirir.  Anatole France
Evet, insanlar yalnız kendi düşüncelerini görürler, yalnız kendi düşüncelerinin ardından giderler, " diye mırıldandı. " Körler gibi, sağırlar gibi giderler. Durduramazsınız.  Anatole France
Ben yargıcım. Ancak vicdanıma bağlanırım. Birine söz vermem görevime aykırı düşer.
Yalnız mahkemede konuşmak ve başka her yerde susmak zorundayım.
Artık sizleri tanımıyorum. Bir yargıcım: ne dost ne de düşman tanırım.  Anatole France
Gelecekte ne olacağını gerçekten söylüyorlarsa, bu yaptıkları feci bir şey!
İnsan başına gelecekleri bilse hayat çekilmez olur.  Anatole France
Görmemem gerekenleri senin yüzünden gördüm; Duymamam gerekenleri senin yüzünden duydum. Anatole France
Ah kardeş, kanunları gördünüz ya! Bir milletin temsilcileri bir baskıcının çatısı altında oturmamalılar!.  Anatole France
Saatler geçiyor, bu değerli anlar akıp gidiyor... Anatole France
Anlayış kıtlığı büyük bir güçtür. Bazen insanların dünyayı ele geçirmesini sağlar. Anatole France

Robert Burton Sözleri : (1577-1640)

Kendi çöküşümüzü kendi silahlarımızla hızlandırıyoruz. Robert Burton
Başkalarını yönetmek isteyen insan, her şeyden önce kendisinin ustası olmalıdır. Robert Burton
Bütün yerler, gökten aynı uzaklıktadır.  Robert Burton
Bir zavallı olarak yaşayıp, sonunda zengin olarak ölmek kadar büyük delilik yoktur.  Robert Burton
Telaş etmeyi nasıl durdurabiliriz? Bir sonraki anın şimdiki andan çok daha iyi olmadığını fark ederek.  Robert Burton
Cehalet herkesin bildiği gibi, sofuluğun anasıdır.  Robert Burton
Ateşten kurtulanı deniz boğar; denizden kurtulan Kirli havaya kurban gider; Savaştan sağ çıkanı, hastalık götürür. Robert Burton
Aynı tüyden olan kuşlar beraber uçarlar.  Robert Burton
Her din öteki dinler kadar doğrudur.  Robert Burton
Yemek pişirme bir sanat, asil bir bilim olmuştur, aşçılar da çelebi (centilmen) insanlardır.  Robert Burton
 Anda olanı görmek herkes için bir iyiliktir.  Robert Burton
Yeryüzü hastalıklar ve denizlerle çevrili Gece ve gündüz tarafından üstümüze salınır... Robert Burton
Gerçeği bulabilmenin tek yolu, Gerçeğin sizi bulmasıdır. Robert Burton
Onların ötesinde batıl inançlı biri,
Eğilir dizinin üstünde,
Oruç tutar, dua eder, tapar idolüne,
Araftadır, acı çeker umutla korku arasında:
Cehennemdekinden daha çok acı çeker,
Cenneti kazanmak için.
Ah, zavallı kişi! Acırım sana,
Hangi yıldızlar getirdi seni bu hale? Robert Burton
Gerçeklere dayanan ağır bir şaka geride keskin bir acı bırakır. Robert Burton
Her kim iradesini kontrol edebiliyorsa, özgürdür,
Cesurdur ve kendine sadıktır;
Her kim ise o kişi, ne yoksulluk ne ölüm
Ne kelepçe korkutur onu,
Kendi arzularının bekçisidir, rütbeyi bir görür,
Doğrudur ve dürüsttür. Robert Burton
Hiçbir işkence aşk kadar feci değil. Robert Burton
Bize biçilen paye bu; belirsizlik ve kırılganlık. Robert Burton
Cehennemdekinden daha çok acı çeker, Cenneti kazanmak için. Robert Burton
Bir ölümlünün hayatta daimi bir mutluluk araması kadar saçma ve gülünç bir şey yoktur. Robert Burton
 Gülerken bile yürek sızlayabilir, sevinç bitince acı yine görünebilir. Robert Burton
Ben özgür bir Adam olarak doğdum, ve ne söyleyeceklerime ben karar veririm; kim beni zorlayabilir?  Robert Burton
İnsanların genellikle birbirini kandırmak için kullandığı çok sayıda gizli saklı entrika Ve hile vardır. Robert Burton
Melankoli hastaları genellikle sessizdirler;cinnet hastaları ise gürültücüdür. Robert Burton
(Melenkoli: keder, sıkıntı, intihar arzusuyla olan ve "psikotik depresyon" )
Sevinçlerimizin ortasında bizi kederlendiren bir şeyler vardır. Robert Burton
Her yerde olmak, hiçbir yerde olmamaktır.  Robert Burton

Blaise Pascal Sözleri : (1623-1662)
Mutsuzluğun tek nedeni, insanın odasında sessizce nasıl oturacağını bilememesidir. Blaise Pascal
Dik kafalı insanlarla tartışmam. Zihnimde hasar bırakmalarına izin vermem. Sadece dinlerim. Blaise Pascal
Her seçim bir vazgeçiştir.  Blaise Pascal
İnsan, büyüklüğünü, bir uca giderek değil, her iki uca dokunarak gösterir.  Blaise Pascal
İnsan bir yarış içindedir. Blaise Pascal
Aynı düşünceye bağlanıp kalmak insan zihnini yorar ve harap eder.  Blaise Pascal
Menfaatler, gözü en tatlı şekilde kör eden araçlardır.  Blaise Pascal
Geçmişle övünmek geleceği görememektir.  Blaise Pascal
Adaletin kuvvetli, kuvvetlilerin adaletli olması gerekir.  Blaise Pascal
Gerçekliği ararken içimizde kuşkululuğu buluruz, mutluluğu arar mutsuzluğu, ölümü buluruz.  Blaise Pascal
Düşünce gücümüz arttıkça, özgür insanların çoğaldığını görürüz. Basit insanlar, kişiler arasında bir ayrım görmezler.  Blaise Pascal
Bilgili insan , diplomalı olan değil , istediği her şeyi başkalarının hakkını çiğnemeden elde edebilendir..  Blaise Pascal
Görmek isteyenler için yeterince ışık, istemeyenler için yeterince karanlık vardır.  Blaise Pascal
İnsanlığın bütün sorunları, kişinin tek başına bir odada sessizce oturamamasından kaynaklanır.  Blaise Pascal
Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.  Blaise Pascal
İnsanlar pek çok şeyi öğrenmişler; kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi.. Fakat çok basit bişeyi öğrenememişler insan gibi yaşamayı.  Blaise Pascal
O kadar haddini bilmez haldeyiz ki, dünya üzerindeki herşeyin tarafımızdan bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz.  Blaise Pascal
Haklı olanı güçlü kılamadığımız için güçlü olanı haklı kılıyoruz..! Blaise Pascal
İnsanların tüm mutsuzluğu tek bir şeyden kaynaklanır: Bir odada, dinginlik içinde oturmayı bilmemek. Blaise Pascal
Dinsel inançlara sığmadıkça insan kötülüğü böylesine zevkle ve acımasızca asla yapamaz.  Blaise Pascal

Francis Bacon Sözleri : (1561 - 91626)

Bilginin kendisi güçtür. Francis Bacon
İnsaniyet, Gerçeğe muhtaçtır. Francis Bacon
Dost, insanın ikinci benliğidir. Francis Bacon
Sessizlik aptalların erdemidir. Francis Bacon
Hem aşık hem de akıllı olamazsın. Francis Bacon
Para iyi bir uşak, kötü bir efendidir. Francis Bacon
Karanlıkta bütün renkler aynı görünür. Francis Bacon
Gerçek otoritenin değil zamanın çocuğudur. Francis Bacon
Güzellik, yaz meyvesi gibidir, çabucak çürür. Francis Bacon
İnsan tabiatında akıllıktan ziyade delilik vardır. Francis Bacon
Çok soran hem çok öğrenir, hem de çok sevilir. Francis Bacon
Çabuk yanlış yapan, onu çabuk da tasdik eder. Francis Bacon
Para, gübre gibi etrafa yayılmazsa ise yaramaz. Francis Bacon
Gerçek dostu olmamak, yalnızlığın en kötüsüdür. Francis Bacon
Gönlümüzün değil, kafamızın bir yetersizliğidir kuşkular. Francis Bacon
Deneyiniz, deneyiniz, denemeden hiç bir şeye inanmayınız. Francis Bacon
Yargıç, hakkı uygular; hukuku yaratan, canlandıran avukattır. Francis Bacon
Akıllı adam, bulduğundan daha fazla fırsat yaratan adamdır. Francis Bacon
Tez elde edilen başarı, insanı kararsız ve maceraperest yapar. Francis Bacon
Zengin olmanın birçok yolu vardır ve bunların hepsi de iğrençtir. Francis Bacon
Dertlerini dökecek dostları olmayanlar kendi yüreklerini kemirirler. Francis Bacon
Yalanlamak ve reddetmek için okuma! İnanmak ve herşeyi kabullenmek için de okuma! Konuşmak ve nutuk çekmek için de okuma! Tartmak, kıyaslamak ve düşünmek için oku! Francis Bacon
Ateizm, insanları, dışadönük bir ahlaki erdem sağlamada yol gösterebilecek olan sezgiye, felsefeye, doğaya saygıya, yasalara ve saygınlığa yöneltirken, din bunu yapmaz. Batıl inanç bütün bunları parçalarına ayırıp insanlığın zihninde mutlak bir monarşi kurar. Francis Bacon
Nice sarayların, tapınakların, kalelerin şehirlerin çürüyüp yıkıldıkları iki bin beş yüz yıldan fazla bir zamandır, tek hecelerini ya da harflerini yitirmeden yaşamakta değiller midir? Francis Bacon
Filozoflar her şeyin erdeme mi, yoksa hazza mı yönelik olması gerektiği konusunda tartışırken, sen her ikisinden de yararlanmaya bak. Francis Bacon
Kurnazlar bilimi küçümser, sıradan kişiler onu hayranlıkla karşılar, bilgeler ise olabildiğince onun faydasından yararlanmaya çalışır. Francis Bacon
Eğer bir insan kesin bilgiden yola çıkarsa, şüphelere ulaşır. Şüpheden başlamayı becerebildiğinde ise, kesin bilgiye ulaşır. Francis Bacon
Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir. Bizi zengin yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir. Francis Bacon
Mademki alışkanlıklar, hayatımızın en ileri gelen hakimleridir, öyle ise ne yapıp yapıp iyi birini edinmeye çalışmalıyız. Francis Bacon
Böylece; akıl ve bilgi anıtlarının, gücün ve ellerin yarattığı anıtlardan çok daha dayanıklı olduklarını görüyoruz. Francis Bacon
Kurnaz insanlar, okumayı küçümserler, basit insanlar ona hayran olurlar akıllı insanlar ise ondan faydalanırlar. Francis Bacon
En iyi yananlar, eski odunlar; en güvenilen kimseler, eski dostlar; en rahat okunanlar da,eski yazarlardır. Francis Bacon
Bazı kitaplardan insan yalnız zevk alır; bazılarını olduğu gibi yutar; bazılarını geveler ve hazmeder. Francis Bacon
Ayaklanmayı önleyecek en önemli çare, ayaklanmaya sebep olan şeyleri ortadan kaldırmaktır. Francis Bacon
İşe kesinliklerle başlayan, şüphelerle bitirir. Şüphelerle başlamaya razı olan, kesinliklerle bitirir. Francis Bacon
Büyük insanlarda, liyakat sahibi olanların kendilerini budalaca aşka kaptırdıkları görülmez. Francis Bacon
Okumak bir insanı doldurur, insanlarla konuşmak hazırlar, yazmak ise olgunlaştırır. Francis Bacon
Ölüm bizim dostumuzdur; onu evine misafir etmek istemeyen zaten evde değildir. Francis Bacon
Sıradan şeyleri mucizelere dönüştürmeyin; mucizeleri sıradan şeylere dönüştürün. Francis Bacon
Güzellik değerli bir insana nasip olursa, onun faziletini belirtir, kusurunu gizler. Francis Bacon
Nehir yalnızca hafif olan şeyleri sürükler; ağır olanlar nehrin dibine çöker. Francis Bacon
Bizi bilgili yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir. Francis Bacon
Doğru yolda yürüyen bir topal, yoldan çıkan iyi bir koşucuyu geçer. Francis Bacon
İnsan, her zaman kahraman olamaz, ama her zaman insan olabilir. Francis Bacon

Rıza Ergüven Sözleri: (1925 - 2001)

Dinler yakıtını bitirdi mi ölür.
Abdullah Rıza Ergüven
Gerçek özgürlüğümüz, içimizin düşlemli tanrılarını öldürmeye bağlı. Abdullah Rıza Ergüven
Evren bilincine insanla ulaştık. Sayıları 300 milyonu aşkın tanrılar insanoğluna; evren üzerine, insan üzerine en ufak bilgiyi veremediler.
Abdullah Rıza Ergüven
Bir din ne denli katı, ne denli bağnaz, ne denli değişime uğramıyorsa; o denli de ölümcüldür!
Abdullah Rıza Ergüven
Güneş tanrısının onuruna şenlikler düzenleniyor, kutlanıyordu. Dansla birlikte tanrıya bir tutuklu, kurban olarak sunuluyordu.Bir başka savaş tutuklusu önce taptırılıp sonra da tapınak piramidinin tepesinde kurban edilip, yüreği çıkarılıyordu.
Abdullah Rıza Ergüven
Geçmişin tanrılarıyla günümüz tanrıları birbirini tutmadığı gibi,bu sayısız tanrılar insana da yabancı!. Bir diyorlar göğün bir ucunda,bir diyorlar her yerde!..İnsan her şeyden önce sorucul bir yaratık. Yaralıya açılan biryaratık. Yadsınacak tanrı olmayınca, tanrıtanımazlık yok olur!..
Abdullah Rıza Ergüven
Din sözcüleri ölür, öldükten sonra tanrıları da konuşmaz olur! Neden? Çünkü onlar da ölmüştür! Bu tanrılar onlardan önce deyoktu!
Abdullah Rıza Ergüven
Tapınak, tanrının eviydi. Tapınak, yeryüzünde tanrısal bir yerdi.Büyük tanrıların tapınağı çoklayın basamaklıydı, Ziggurat gibi. Babil’deki tapınak kulesi, öncül bir örnek; Tevrat’ın Babil Kulesi gibi...Dinsel eğlencelerin en yüksek aşaması yeni yıl eğlencesiydi.
Abdullah Rıza Ergüven
Eski yazmaların tanıklığına göre. Güney Arabistan’da Yahudilikle Hıristiyanlığın büyük etkileri var:“Tanrı göğün ve Yerin Efendisi”dir. Gerçekte bu deyim Kur’an ’da da var.
Abdullah Rıza Ergüven
İnsan özgürlüğüne içindeki tanrıları öldürmekle kavuşabilir. İşte o zaman, ağa-imgetanrıların kölesi olmaktan kurtuluruz!..
Abdullah Rıza Ergüven
Dinlerin, özellikle düşünceden yoksun halklar arasında yapılanma durumları; eski çağlardan,Sumerlerden günümüze dek gelmiş, insanlar dinleriyle birlikte tanrılarını da yaratma ustası olmuşlardır.
Abdullah Rıza Ergüven
İnsanlık ne zaman darda kaldıysa tanrı üretti birbiri ardısıra. Hem de sayıya gelmez tanrılar: 300 milyon! Daha önce de yinelediğimiz gibi, insanlıktarihi -demek gerekse- baştan sona tanrılar yaratma tarihidir. Abdullah Rıza Ergüven
Bir Tanrı olsaydı, insanlara kendini kanıtlardı. Şimdiye dek -milyonlarca yıldır- ispatlamış olması gerekirdi. Böyle bir Tanrı ortaya çıkmış değil! Bu Tanrı’yı da bir gören yok!..
Abdullah Rıza Ergüven
Başlangıçta bir Tanrı var deniyordu! Başlangıçta ve daha sonraları bir Tanrı gerçekten varolsaydı, var denilen bir Tanrı’nın yanısıra 300 milyon tanrı türeyemezdi imgesel de olsa!..
Abdullah Rıza Ergüven
Kureyş Arapları kendilerini cinlere bıraktılar. Onlarla ilişki kurmaya çabaladılar.
Abdullah Rıza Ergüven
Hiçten yaratı, hiçten yaratma, tektanrıcı dinlerin uydurusu! Düşlemler, varolmayan tanrılarla, dışarda gerçeği olmayan Cenneti yaratır! Neden?Çünkü yığınları kandırarak, kendi kişisel çıkarlarını da koruyup -varsılı kendi yanma çeker- varsılın yararına onları sömürerek!.. Yazıklı düşlemli imgetanrılar da suç ortağı olur.
Abdullah Rıza Ergüven
Din sözcülerinin Tanrısı, düşlemlerin dipsiz kuyusu oldu. Bukuyuya bir yığın imgelerle girdiler. Kuyudan bir kova su çıkarmadan ölünür! Düşlemlerin dipsiz kuyusu Tanrı, bir kova su çıkarmak şöyle dursun, o kuyunun kölesi insanlar yığın yığın ölüme gider.
Abdullah Rıza Ergüven
Ulaşılmayan, yanaşılmayan, yaklaşılmayan, görülmeyen tanrılar var değildir!
Abdullah Rıza Ergüven
İmgetanrılan imgesel olarak yaratan biz insanlarız! Yaratıcı, üretici doğanın yaratıcı, üretici tek düşünsel varlığı insandır! İnsan, insanüstü olarak değil; insan olarak insancıl görevini yüklensin yeter! İnsanın, eylemi olmayan tanrılara gereği yoktur.
Abdullah Rıza Ergüven
Düşlemlerin imgetanrılarından kurtulmak; özgür olmak, insanlığı bilmek, insanca yaşamak demektir.
Abdullah Rıza Ergüven
Dinler gerçek olsaydı; sayıları 20bini aşan sektler (mezhepler) olmazdı!.. Bu dinlerin sahibi bir Tanrı olsaydı, sayıları 20 bini aşkın sektler olamayacağı gibi; imgetanrıların sayısı da kara karıncalar gibi- 300 milyonu aşmazdı...
Abdullah Rıza Ergüven
Eski çağlardan kalma salt inanca bağlı kanıtlar işlemiyor. Düşlemler,düşlemsel kurgular doğa yıkımlarına ters düşmektedir. Melekler, şeytanlar, iblisler; bu yapay yaratıklar insanlar için hiçbir gerçeğin kanıtı olamıyorlar. Yaşamın güvencesi tanrıları değil; insan oluyor, olabildiğince!..
Abdullah Rıza Ergüven
İnsan olmadığı için Merih, Jüpiter, Uranüs vb. gezegenlerde; tanrı yaratma oyunları da yok!
Abdullah Rıza Ergüven
Milyonlarca yıldan beri insanı koruyacak, onun yanıbaşındaolacak; sıkıntıya, bunalıma uğrayınca ona yardım edecek bir “Tanrı”hiçbir yerde yoktur! Olsaydı, şimdiye dek çoktan gelirdi buTanrı!.. Milyonlar, milyonlarca yıl varolmayan; şimdi de varolamaz!
Abdullah Rıza Ergüven
Fransızlar 1830’da Cezayir’i sömürgeleştirdi,1839’da da İngilizler A d en ’i. Tunus da böylece elde edildi1881 ’de Mısır 1882, Sudan 1848, Libya ile Fas 1912. 1920’de de Avrupa bölüşüverdi Ortadoğu’yu.Bu arada Türkiye’yi paramparça etmek istediler. Batı’nın sömürgeci belkemiği, Mustafa Kemal Atatürk’le, Türkiye’de kırıldı.
Abdullah Rıza Ergüven
Düşlemlerin imgetanrılarından kurtulmak; özgür olmak, insanlığıbilmek, insanca yaşamak demektir. Kutsal kitaplar töredensöz ederler bol bol! İmgetanrılara töreler biçimleten, din sözcüleridir.İnsel töre, bilinmeyenle değil, bilinenle belirlenir. Peki, töreyiinsanlara bir Tanrı belirlemişse, eski çağ Sumerlerinde, daha başkahaklarda uygulanan tapmak fahişeliği nedir? O zaman Tanrı yokmuydu? Sonradan mı çıktı?
Abdullah Rıza Ergüven
Eski çağlarda olmayan bir Tanrı; Musa,İsa, Muhammed dönemlerinde de olmaz? 3200-2000-1400 yılönceleri bir Tanrı var idiyse 5-10 bin yıl önce, dahası milyonlarcayıl önce neredeydi? Örneğin Muhammed döneminde (610-632)tam 23 yıl birbiri ardısıra esinler göndermiş olduğu savunulan bu“Allah”, daha önce neden konuşmadı, daha sonra neden susuverdi? Muhammed varsa O da vardı, Muhammed yoksa O da yoktu...
Abdullah Rıza Ergüven

Masanobu Fukuoka Sözleri : (1913-2008)

Doğada resmî eğitimin hiçbir işlevi yoktur.  Masanobu Fukuoka
Kötü egoyu seven kişi, nefret düşmanı yaratır. Masanobu Fukuoka
Cehalet, nefret ve açgözlülük doğayı öldürüyor. Masanobu Fukuoka
Her şey insan bilgisinin terk edilmesiyle başlar.  Masanobu Fukuoka
Yemek hayattır ve doğa doğadan uzaklaşmamalıdır. Masanobu Fukuoka
Gıda ve tıp iki farklı şey değil: bir vücudun önü ve arkası.  Masanobu Fukuoka
Egodan vazgeçmek, doğa ile birleşmenin en kısa yoludur.   Masanobu Fukuoka
Araştırmacılar araştırma yapmadan önce filozof olmaları gerekir.  Masanobu Fukuoka
Toprağın iyileştirilmesi ve insan vicdanının arıtılması aynı süreçtir. Masanobu Fukuoka
İnsan ne kadar çok yaparsa, toplum o kadar gelişir, sorun o kadar artar.  Masanobu Fukuoka
Bir dal sapa bile önemliymiş gibi davran ve asla fazladan bir adım atma. Masanobu Fukuoka
Tabiatın doğasını pencereden dışarı atarsak, kapıya bir dirgen ile geri döner.  Masanobu Fukuoka
Doğa değişmiyor, ancak doğaya bakış şekli değişmeden yaştan yaşa değişiyor. Masanobu Fukuoka
Doğal bir insan doğru bir diyet yapabilir çünkü içgüdüsü doğru çalışır durumda. Masanobu Fukuoka
İnsan gururundan doğan bir şey ve zevk arayışı gerçek kültür olarak kabul edilemez. Masanobu Fukuoka
Biz sadece doğayla “birlikte” var olabiliriz. O'ndan farklı ya da O'nun dışında değiliz. Masanobu Fukuoka
Çiftçilik sadece bitki yetiştirmek için değil aynı zamanda insanların yetiştirilmesi içindir! Masanobu Fukuoka
Kapitalist sistem, sürekli artan üretim ve maddi malların tüketimi kavramına dayanmaktadır. Masanobu Fukuoka
Araştırma ve icat etmeyle, insanlığın doğadan daha iyi bir şey yaratacağına inanmak bir yanılsamadır. Masanobu Fukuoka
En iyi kitaplar bile bütün okuyucuları etkileyemezler; çoğu şey okuyucunun aklına ve zihin haline kalmıştır. Masanobu Fukuoka
Doğada yaşam ve ölüm var, ve doğa neşe dolu. İnsan toplumunda yaşam ve ölüm var, ve insan üzüntü içinde yaşıyor. Masanobu Fukuoka
Geleneksel tarım yoluyla bitkilere, mikroorganizmalara ve böceklere zarar verdiğimizde, insanlığa da zarar veriyoruz.  Masanobu Fukuoka
Eğer bir yiyecek krizi yaşarsak bunun nedeni doğanın üretkenliğinin yetersizliği değil, insan arzularının müsrifliği olacaktır. Masanobu Fukuoka
İnsanlık hiç ama hiçbir şey bilmiyor. Hiçbir şeyin içinde hakiki bir değer yok ve bütün yapılanlar nafile, anlamsız birer çaba. Masanobu Fukuoka
Eğer ölüm fikrinden kurtulmak isterseniz, kendinizi bu tarafta yaşam olduğu düşüncesinden kurtarmalısınız. Yaşam ve ölüm birdir. Masanobu Fukuoka
İnsanoğlu kadar zeki başka bir canlı olmadığı söylenir. Bu zekayı kullanan insan nükleer savaş yapmaya muktedir tek hayvan haline geldi. Masanobu Fukuoka
Hiçbir çelişkinin ve hiçbir ayırdedişin olmadığı bir dünyada yaşayanlar çocuklardır. Işığı ve karanlığı, güçlüyü ve zayıfı algılarlar ama bir yargıda bulunmazlar. Masanobu Fukuoka
Hakikî bir yaşam yolundan sahtesine düştük. İnsanlar zamanı kısaltıp mekanı genişletmek için çılgınca koşturup duruyorlar ve böyle yaparak ikisini de kaybediyorlar. Masanobu Fukuoka
Doğal olmayan yiyeceklerle beslenerek büyüyen insanlar hastalıklara eğilimli, anormal bedenleri ve anormal düşünce tarzlarıyla, yapay ve doğaya aykırı insanlara dönüştüler. Masanobu Fukuoka
Bir sorun, onun yalnızca şu ya da bu parçasıyla ilgilenen insanlar tarafından çözülemez. Herkesin bilinci temel düzeyde bir dönüşüm geçirmediği sürece, kirlenme ortadan kalkmayacaktır. Masanobu Fukuoka
İnsanın amacının ne olduğunu, insanlığın yaratması gereken şeyin ne olduğunu düşünmeliler. Doktorlar öncelikle temel düzeyde insanların yaşam için neye bağlı olduğunu belirlemelidir.  Masanobu Fukuoka
Gerçek doğaya geri dönüş yolunu bulmalıyız. Kendimizi dünyayı yeniden canlandırma görevine vermeliyiz. Yeryüzünde yeşilleşme, çölde tohum ekme - toplumun izlemesi gereken yol budur. Masanobu Fukuoka
İnsanların meyveyi bir ay erken yemelerinin ne kadar önemli olduğunu soracak olursanız, gerçek bunun hiç de önemli olmadığıdır ve böylesi bir düşkünlük için ödenen tek bedel para değildir. Masanobu Fukuoka
Modern araştırma, doğayı küçük parçalara ayırıyor ve ne doğal yasaya ne de pratik deneyime uygun testler yapıyor. Sonuçlar, çiftçinin ihtiyaçlarına göre değil, araştırmanın kolaylığı için düzenlenmiştir.  Masanobu Fukuoka
Sadece doğayla birlikte var olabiliriz. O'ndan farklı ya da O'nun dışında değiliz. O'nu kurtaramayız ya da O'na zarar veremeyiz. Kurtarmaya çalıştığımız yine kendimiziz ve zarar verdiğimiz şey de yine biziz. Masanobu Fukuoka
Doğa kendine yeterlidir. Onun sonsuz değişim döngüsünde en ufak bir ziyan ya da israf yoktur. Doğanın bağrından uzakta yolunu kaybetmiş insan zihninin tüm ürünleri ve insanın tüm çabası nafile olmaya mahkumdur. Masanobu Fukuoka
Bitkileri, doğa ana büyütür, insanlar değil. Ve doğa ana bitkileri yetiştirmek için gereken bütün bilgiye ve kaynaklara sahiptir. İnsanlar bunu yakından izlemeli ve yapmaları gereken çok az şeyi de büyük bir dikkatle yapmalıdır. Masanobu Fukuoka
Arzuların müsrifliği, dünyayı, şu anda içinde bulunduğu zor durumuna sokan temel nedendir… İnsanlık arzularını maddi sahipleniş ve kişisel kazançla tatmin etmekten vazgeçip, bunun yerine tinsel farkındalığa doğru ilerlemelidir. Masanobu Fukuoka
Araştırmacılar araştırmacı olmadan önce filozof olmalılar. İnsanın amacının ne olduğunu, insanlığın ne yaratması gerektiğini değerlendirmeliler. Doktorlar, ilk önce, insanların yaşamak için temelde neye bağlı olduklarını açığa çıkarmalıdırlar. Masanobu Fukuoka
İnsanlar hastalıklı bir çevre yarattıkları zaman doktorlar ve ilaçlar gerekli hale gelir. Resmî eğitimin hiçbir temel değeri yoktur ama insanlık, insanın hayatta kalması için “eğitimli” olmasını gerektiren koşulları yarattığı zaman gerekli hale gelir. Masanobu Fukuoka
Benim fikrim tamamen farklı. Bence bütün türleri bir araya getirmeli ve onları dünyaya yaymalıyız. Bu, doğaya mevcut koşullar göz önüne alındığında yeni bir denge kurarken çalışması için tam bir palet verecektir. Ben buna İkinci Genesis diyorum. Masanobu Fukuoka
Neden gelişmemiz gerekiyor? Eğer ekonomik büyüme %5’ten %10’a çıkarsa, mutluluk da iki kat artacak mı? %0 büyüme hızının nesi yanlış? Bu daha istikrarlı bir ekonomi olmaz mı? Sade bir şekilde yaşayıp rahatına bakmaktan daha iyi bir şey olabilir mi? Masanobu Fukuoka
Biz doğayı bilemeyiz. İnsan hiçbir şey değil; mükemmel şekilde devinen doğanın içerisinde hiçbir şey değiliz ve buna olan öfkemizle adeta yıkıp döküyoruz etrafımızdaki her şeyi. Biz sadece doğayla “birlikte” var olabiliriz. O'ndan farklı ya da O'nun dışında değiliz. Masanobu Fukuoka
Doğaya yabancılaşan insan varlığı anlamsız hale gelir, zihinsel gelişimin ve hayatın kaynağı tümüyle kurur. Ufacık bir zaman ve mekanda çırpınıp durmaktan başka bir şey olmayan tuhaf medeniyetinin orta yerinde insanlık giderek daha hasta ve yorgun düşmektedir. Masanobu Fukuoka
Doğal olmayan bir yolla yetiştirilen ürünler, insanların değişken arzularını tatmin edebilir ama insan bedenini zayıflatır ve beden kimyasını böyle gıdalara bağımlı hale gelecek şekilde değiştirirler. Bu olduğunda, vitamin takviyesi ve ilaç kullanılması zorunlu hale gelir. Bu durumun yarattığı tek şey, çiftçiye zorluk, tüketiciye ise ıstıraptır. Masanobu Fukuoka
Doğadan ayrı kalan insan, kibre tutulup tüm hakikati yadsımaya başladı, ve kendini doğanın hükümdârı olarak bildi. Ne zaman ki uzaklaştırdı kendini özünden, var oluşun temelinden, “doğa”dan, o zaman hastalıklar sardı bedenini ve şimdi de onlardan ilaç ve kimyasal bileşimlerle kurtulmaya çalışıyor. Bedenini ilaçlarla, toprağı ise kimyasal gübre ve herbisitlerle dolduruyor.  Masanobu Fukuoka
Dağlardaki ormana yeni ağaçlar dikilmesi bile tahrip edici olabilir. Ağaçlar kereste olarak değer taşıdıkları için kesiliyor ve çam sedir gibi insan için ekonomik değeri olan türlerin yoğun olarak ekimi yapılıyor. Hatta buna "orman koruma" demeye kadar vardırıyoruz işi. Ancak bir dağın ağaç örtüsünü değiştirmek orman toprağının özelliklerinde değişiklikler yaratır, bu durum da ardından ormanda yasayan bitki ve hayvanları etkiler. Masanobu Fukuoka
Aslında doğa ne canlıdır ne ölü, ne küçüktür ne büyük, ne zayıftır ne güçlü, ne cılızdır ne de gür. Bir böceğe, zararlı ya da predatör deyip doğanın, güçlünün zayıfı yiyerek beslendiği bir görelik ve çatışma dünyası olduğunu haykıranlar, bilimden başka bir şeye inanmayanlardır. Doğru ve yanlış, iyi ve kötü kavramları doğaya yabancıdır. Bunlar sadece insan icadı ayrımlar. Böylesi kavramlar olmadan doğa, büyük bir uyum içinde varlığını sürdürmekte, insanın “yardım eli"ne gerek duymadan otlara ve ağaçlara can verebilmektedir. Masanobu Fukuoka
Tüketicilerin, mevsim dışı üretilen gıdalar için yüksek fiyatlar ödemeye istekli oluşları da, yapay yetiştirme yöntemlerinin ve kimyasalların daha fazla kullanılmasına katkıda bulunmuştur. İnsanlar daha fazlasını yaptıkça, toplum daha fazla gelişir, ve daha çok sorun ortaya çıkar. Doğanın giderek daha fazla harap edilmesi, kaynakların tüketilmesi, insan ruhunun rahatsızlığı ve parçalanması; bunların hepsine insanlığın bir şeyler başarmaya çalışması neden olmuştur. İlk halinde, ilerlemeye gerek yoktu ve yapılması gereken hiçbir şey yoktu. Masanobu Fukuoka
Bugün insanlar 'temiz' sebzeler istiyorlar ve bu nedenle çiftçiler seralarda toprak bile kullanmadan sebze yetiştiriyorlar. Çakıl kültürü, kum kültürü ve hidrofonikler giderek daha yaygın hale geliyor. Sebzeler, kimyasal besinlerle ve vinil kaplamadan geçerek filtrelenen güneş ışığıyla yetiştiriliyorlar. Garip olan, insanların, bu şekilde kimyasal olarak yetiştirilmiş sebzelerin 'temiz' ve yemek için güvenli olduğunu düşünmeye başlamış olmaları. Oysa solucanların, mikroorganizmaların ve çürüyen hayvan gübresinin faaliyetleriyle dengelenmiş toprakta yetişen sebzeler, hepsinin en temiz ve özlü olanlarıdır. Masanobu Fukuoka
Çalışma sözcüğünü pek sevmiyorum. İnsan çalışmak zorunda olan tek hayvan ve bence bu dünyanın en saçma şeyi. Diğer hayvanlar sadece yaşayarak hayatlarını sürdürüyor oysa insanlar hayatta kalmak için çalışmak zorunda olduklarını düşündüklerinden deli gibi çalışıyor. İş ne kadar büyük, görev ne kadar zorluysa o kadar harika olduğunu düşünüyorlar. Böyle düşünmeyi bırakıp bolca boş vaktimizin olduğu daha basit ve rahat bir hayat sürmek ne güzel olurdu. Bence tropik kuşaktaki hayvanların hayatı, yani sabah ve akşam yiyecek bir şeyler aramak için dışarı çıkıp öğlen uzun bir istirahat çekmek şahane bir hayat olurdu. Sadece gündelik ihtiyaçlarını doğrudan üretmek üzere çalışsalar, insanlar için de böyle sade bir hayat mümkün olabilir. Böyle bir hayatta, çalışmak da insanların genelde çalışma olarak gördüğü şey değil, sadece yapılması gereken şeyleri yapmaktan ibarettir. Masanobu Fukuoka



Ahmet Telli Sözleri:

Acılar bitecek bir gün.   Ahmet Telli
Yalnızsın bu yolculukta.  Ahmet Telli
Tam mevsimindesin sabrın.   Ahmet Telli
Sular bulutlanır sen susarsın.   Ahmet Telli
Uçmak için, kanat aramıyorum.   Ahmet Telli  
Bir yol ayrımına getirdi bizi zaman.  Ahmet Telli
Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor.   Ahmet Telli
Yüreğin kadar büyüksün, Unutma.   Ahmet Telli
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca.   Ahmet Telli
Yaralarınla soluk al, Yaralarınla yaşa.   Ahmet Telli
Hüzünlenmeye bile zaman yok artık.   Ahmet Telli
İnsan yorulur bazen insan olmaktan.   Ahmet Telli
Parçalanmış bir gökyüzüdür yaşamak.  Ahmet Telli
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da ölür.   Ahmet Telli
Dinmeyecek sanki keder, böyle giderse.  Ahmet Telli  
Bu nasıl bozgun bu nasıl yıkılmak böyle.   Ahmet Telli  
Gidersen kar yağar avuçlarıma, üşürsün.   Ahmet Telli
Ama hâlâ bir şeyler var vazgeçemediğim.  Ahmet Telli  
Sulanmamış çiçekler gibi kuruyor her şey.   Ahmet Telli
Yalnızdım, yapraklarım dökülmüştü bir bir.   Ahmet Telli
Çünkü biz fazlasıyla ödedik acının bedelini.   Ahmet Telli  
Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında.   Ahmet Telli
Bir yolcu hüznüyle geçip gidiyor ömrümüz.  Ahmet Telli
Bu kenti ayrılıklar yıkacak birgün biliyorum.   Ahmet Telli   
Çocuksun sen ve bu dünya sana göre değil.   Ahmet Telli
Günler düşüyor içime, kendime sığmıyorum.   Ahmet Telli
Ve hala hesabı tutulmamış acılarla yüklüyüz.    Ahmet Telli
Ve dilimin ucunda küfre dönüyor her sözcük.    Ahmet Telli
Bu kent kuşların intiharını umursamıyor artık.   Ahmet Telli   
Dünya yetmiyor bazen, bırakıp gidebilir miyim.   Ahmet Telli   
Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü.   Ahmet Telli   
Ömürler yetmiyor ve hep, eksik kalıyor bir şeyler.   Ahmet Telli
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün.   Ahmet Telli
Ve hep bir şeyler eksik gibi, bir şeyler bekler gibisin.   Ahmet Telli
Kuşları ürkütülmüş bir dal gibiydin, öylesine mahzun.   Ahmet Telli
Sen sus artık, bize bundan sonrasını dövüşen anlatsın.   Ahmet Telli
Meğer ne çok biriktirmişim. Unutmam gereken şeyleri.   Ahmet Telli
Bu kent öldürüldü diyorlar, kurşuna dizildi bir geceyarısı.  Ahmet Telli
Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Gene dene gene yenil.  Ahmet Telli
Ömrümüz ayrılıklar toplamıdır, Yarım kalan bir şiir belki de.   Ahmet Telli  
Kavgadan uzak kalmışsan, sevdadan da uzaksın demektir.   Ahmet Telli
Hayatımız bir zemheri ayazı bin yıllık ağıtların uğultusu belki.   Ahmet Telli
Fakat zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz olmadı.   Ahmet Telli  
(-)Hangi dağ efkarlıysa oradayız.Perişan edilen her şey bizimdir.   Ahmet Telli
Susar kuşlar, Susar kent,cadde, okak, Kurulur suskunun saati.   Ahmet Telli
Üşüyorum, ama sen anılarla sarma beni ve anlat yalnızlığımızı.   Ahmet Telli
Uğuldayan ve hep uğuldayan bir orman kadar üşüyorum şimdi.   Ahmet Telli
Sakladıklarını öğrenemedim Şaşkınım, cahilim ben bu dünyada.  Ahmet Telli
Yorgun çocuklardır geçmişimiz kan revan içinde geleceğimiz ağıt.   Ahmet Telli
Zamanın biriktirdiği ve acılaştırdığı Kavruk bir direnmedir hasret.   Ahmet Telli
Bir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa bitse bu sessizlik.   Ahmet Telli
Biz ki direnmeyi öğrenmiştik acılardan kavgayı öğrendiğimiz kadar.   Ahmet Telli
Vazgeçmek en büyük umut bazen. Yeniden inşa etmek için kendini.   Ahmet Telli  
Gidersen kim sular fesleğenleri, Kuşlar nereye sığınır akşam olunca.   Ahmet Telli
Öyle güzel bakma çocuk, Cenneti gördüm diyorum, Delisin diyorlar.   Ahmet Telli
Kitapları hep aynı raflara sıralamakaynı eşyayı kullanmak eskimektir.  Ahmet Telli
Geride akşamın küllenen Ateş'i ve susturulmuş çocuk sevinçleri kaldı.   Ahmet Telli
Günler mi unutturdu bize sevinci.? Yoksa aşındırdık mı kimi duyguları?   Ahmet Telli
Neyi unutmuşsak yeniden yaşadık, neyi yaşıyorsak unutulmaz oluyor.   Ahmet Telli
Hayatımız munzur kadar kederlidir zulüm basmıştır töremizi,acılıyızdır.  Ahmet Telli
Yaşam gelincikler gibi beklerken seni gecenin kapısını çalmaey kalbim!   Ahmet Telli
Günler kanlı bir kerbela olmuştur yine yaşamak cehennem kuyusudur.   Ahmet Telli
Yoksa kendini tüketen hüzünler miydi vurulup düştükçe ışığını karartan.  Ahmet Telli
İnsana en çok şiir yakışıyor. Sonra yeryüzüne yağmur. Gökyüzüne mavi.   Ahmet Telli
+Dedi ki; yoruldum insan olmaktan, insan bazen yorulur insan olmaktan.  Ahmet Telli
Hüznü yalnız atlarımız duyuyor artık biz çoktan unutmuşuz böyle şeyleri.   Ahmet Telli
Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunu sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor.   Ahmet Telli
Hiçbir anını tanımlamaya kalkmadan kısacık ömürler biçiyoruz kendimize.  Ahmet Telli
Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür bir tufan olurum sustuğun her yerde.   Ahmet Telli
Kapağı açılmayan kitaplar, unutulmuş aşklar gibidir. Kitaplardan söz edelim.  Ahmet Telli
Bitmeli bu bekleyiş, bu suskunluk bitmeli, Bitmeli bu karanlığın ıslıkları artık.   Ahmet Telli
Kuşları ürkütülmüş bir dal gibiydin, öylesine mahzun Efkâr da yakışırdı sana.   Ahmet Telli
Yürek burkulması ve hüzün ve keder, Aralıksız doldururdu günlerin bohçasını.  Ahmet Telli
Her aşk bir ayrılık gizler, ayrılıklarsa bir merhabanın sıcaklığını taşır kendisinde.  Ahmet Telli
Ey tarih, aç solgun yapraklı defterini ve oku hayatımızın parçalanmış hikayesini.   Ahmet Telli
Hiç özlemedim seni, özlemek dostluktandır, dostluğundan öte bulmalıyım seni.  Ahmet Telli
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da ölürbir nehir gibi susarım yüzünün deltasında.   Ahmet Telli
Yüzünü çiziyorum ki yüzün, Bir yağmur damlası olup, Düşüyor yapraklarına gülün.  Ahmet Telli
+Zulüm varsa mapusluk varsa, Ayrılıklar yakıyorsa içimizi. Gurbet mutlaka olacaktır. Ahmet Telli
Biz bu kitapları ne zaman okuduk ve niçin,her satırını çizip notlar düştük kıyılarına.   Ahmet Telli
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider, Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında.   Ahmet Telli
Bir şeyi hiç unutmayacak üniversiteli genç, Bedeli canla ödenmiştir elindeki kitabın.   Ahmet Telli
Acımızın defterini tutan olmadı bizim, Yağmalandık, talan edildik her konak yerinde.   Ahmet Telli
+Türküler hüzne dönmüşse eğer, geriye ne kalmıştır? Zaten param parçadır yaşamak. Ahmet Telli
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler, Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde.   Ahmet Telli
Aşklar mı diyordun, anladım senin incindiğin, benimse yollara düştüğümdür yeniden.  Ahmet Telli
Gidenler nerde kaldılar, özledim gülüşlerini, Bir kenti güzelleştiren yalnız onlardı sanki.   Ahmet Telli
Bekliyoruz, umuyoruz, ummak istiyoruz; Hayal kırıklığı hep bizler için olmasın diyoruz.   Ahmet Tell
Biz yürüyelim kent güzelleşsin, Gürültüsüz sözcükler bulalım, Yeni sevinçlere benzeyen.   Ahmet Telli
Ne yaratmışsa insanne duymuş ne düşünmüşseinsana karşı kullanmayı öğrenmişlerdir.   Ahmet Telli
Bir bardak demli çay burukluğu gibi kalsın, gecenin ve sabahın tadı, Yaşasın anılarımızda.  Ahmet Telli
Ve hayat öylece akıp durdu işte, akıp duruyor, Kimilerinin bakışlarına yine karlar yağmış.   Ahmet Telli  
Karşılık bulamıyorsun aklıma düşen sorularave düşüşüp duruyor kırlangıçlar, üşüyorum.   Ahmet Telli
Yine bir duman çöktü sokağa, kent tutuştu. Bütün sığınaklarda seni arıyorum,neredesin?  Ahmet Telli
Öyle yorgunsun ki, gözlerinde bir avuç cam kırığı, dizlerinde yüzyılların zincirleri var sanki.   Ahmet Telli
Sesim yoktu. Karanlığın karnında yitirdim sesimi. Kör bir kuyuda unutulan yusuf'tüm belki.  Ahmet Telli   
Şimdi beni uçurumdan atsan, düşene kadar aklımdaki tek şey; sırtıma değen ellerin olurdu.  Ahmet Telli
Unutulmaya geldim işte onarılmaya değil, kov beni kabilenden, ama bekliyorum demek bu.   Ahmet Telli
Hiç kimse bir aşkı onarmaya kalkmasın, kaybedilmeye değer en güzel anında bitirilmişse eğer.  Ahmet Telli  
Unutup gitmişim ezberimdeki bütün şiirleri, Bulutlara bakıyorum uzun uzun, yalnız bulutlara.   Ahmet Telli
Her gece yeniden bir talan başlar, Acı ses olur, ses deli bir yağmur, Eski bir eylüle gireriz böylece.  Ahmet Telli
Gidersen Yıkılır Bu Kent Sessizliği dinliyorum şimdi ve soluğunusustuğun yerde bir şeyler kırılıyor.   Ahmet Telli
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdir. Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünkü.  Ahmet Telli
Gözlerim bir yerlerde daha bağlanmıştı,Bunu; unutmuyorum.Unutmuyorum.Unutmuyorum hiç.   Ahmet Telli
Yine de kalmış olabilir, Küçücük bir mavilik gökyüzüne, Bir sevda kırıntısı, Avuç içi kadar bir umut.   Ahmet Telli
"İnsana benziyorlardı”diye duymuştum bir vakitler. Demek ki şimdi maymun, halkasında insanlık.   Ahmet Telli
Yüreğim diyorum, kekeme, alıngan, serseri yüreğim sen nerden bilebilirsin bir şiirin nasıl yazıldığını.  Ahmet Telli
Sığındığım her yer adınla anılır ben girerim sokağı devriyeler başar bir de gülüşün eklenir kimliğime .  Ahmet Telli
+Sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz, belki yine gelirim, sesime ses veren olursa bir gün. Ahmet Telli
Bütün gece balkonda sokağı ve sessizliği dinledim elimde bir bardak demli çayve gökyüzünde yıldızlar.  Ahmet Telli
Gün biter gülüşün kalır bende.  Ahmet Telli Kavgadan uzak kalmışsan, sevdadan da uzaksın demektir.  Ahmet Telli
Ve kent çıngıraklı bir yılan kadar zehirlidir artık sevgilin mahpuşken üstelik kirli bir lekeye döner umutlar.  Ahmet Telli
Kendimize daha az zamanayırsak da olur geceden, Çünkü boğulabilir insanyalnız kendini düşünmekten.  Ahmet Telli  
Türküler kalırdı bize, türküler ve türküler ve şimdi tarihin tekerleğini öylece bağlıyorduk öfkenin yelesine.   Ahmet Telli
Durmadan kendini yenilerken hayat, Yaşadıklarımızı gözden geçirmenin, Ve bedelini ödemenin zamanıdır.   Ahmet Telli
Dünyanın dört bir yanında, Yeni ihanetler örülüyor, Sevdaların en anlamlısınaVe hayat yine de yürüyor ne yapılsa.   Ahmet Telli
Soluk soluğa kalıyorum her sonbaha rve sevgilim ne zaman hoşgörülü olsabir yolculuk düşüyor aklıma, gidiyorum.   Ahmet Telli
Yaslanır dalgın dünyasınaürkek direnmelerin sessiz haykırışlar yankılanır beyninde-ya sen çatla ey sabır taşı, ya ben!   Ahmet Telli
Ne hüzünler kurtarır senine çeyiz sandığının ceviz gölgesive ne de acının ses duvarındakiyorgun ve bıkkın bekleyişler.   Ahmet Telli
Ve şimdi acı bir gülüşle, Durup anlatıyorsan bütün bunları, Duyulsun bir çığlığın dehşeti, Acının hesabı sorulsun diyedir.  Ahmet Telli
Hangi yüzlerine tükürüp öldürsem bilemedim“Tükürsem cinayet sayılıyor” diyordu birisitükürsek cinayet sayılıyor artık.   Ahmet Telli
Gün batarken sula fesleğenleri, balkonun kokusu sokağa taşsın. sokaklar kayıp çocuklar gibihırçındır, ürkek ve biraz şaşkın.   Ahmet Telli
Ömrüm diyorum şimdi ömrüm üzgün bir çocuksun sen ve yalnız öyle kal çünkü bu dünyada sana en çok mutsuzluk yakışıyor.  Ahmet Telli
Paramparça olsa da sevdalar, yine de kalmış olabilir küçücük bir mavilik gökyüzüne, bir sevda kırıntısı, avuç içi kadar bir umut.   Ahmet Telli
Ve ne kadar az konuşur olduk gün boyu, Birden ayrımsadık ki ayrılık orda başlıyor, Tam da susuşların birbirine eklendiği yerde.   Ahmet Telli
Hangi çığlık bir çığ  gibi yarıyorsa gecenin gerilmiş karnını bu saatte;acı tükenip bitmiştir orada artık,çırılçıplaktır tarihin bu sayfası.   Ahmet Telli
Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan içimdeki buharlaşan cıvayı soluyorum artık yoruldum, gereklilik kipiyle yaşamaktan.   Ahmet Telli
Ömrüm diyorum şimdi ömrüm. Üzgün bir çocuksun sen ve yalnız. Öyle kal çünkü bu dünyada, sana en çok mutsuzluk yakışıyor .   Ahmet Telli
Burada yağmur yağıyor ama sen şemsiyeni almadan gel yine de. özletiyor bu çılgın sağanak seni sırılsıklam özletiyor biliyor musun.  Ahmet Telli  
Suya düşen bir karanfilse yüreğin, bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm vursun seni o taştan bu taşa o çağlayandan bu çağlayana.  Ahmet Telli
Gittikçe yalnızlaşıyorum, üşüyorum,Unuttum sanıyordum,Yazılsa destan olacak bir aşkın serüven, Şiirlerim de bir dipnot olacak şimdi.   Ahmet Telli
Bunca acıyı bunca aşkı nasıl da sığdırmışsın yüreğine istersen al köy kendi ellerinle ...fırtınaları da sen yüreğin kadar büyüksün unutma.  Ahmet Telli
Karşılığı yok hiçbir acının herşey gölgesi kadar ağır sormuyorum artık sormuyorum hergün yeniden kodlanan umutlarla kirletiliyor dünya.  Ahmet Telli
Yanlış, daha baştan yanlışbir şiirdi bu, biliyorumve belki ömrümüzün yakın geçmişibu kadar doğruydu ancak, kimbilir, Kalbim unut bu şiiri.   Ahmet Telli
Ayağı kayan bir çocuk kadar şaşkınım, bilemedim düz yolda yürümenin imlâsını. Kanayan dizlerime bakıp da ağlamayı öğrenemediğim gibi.   Ahmet Telli  
Bütün gece balkonda sokağı ve sessizliği dinledim. Elimde bir bardak demli çay, Ve gökyüzünde yıldızlar.  İnsan yorulur bazen insan olmaktan.  Ahmet Telli
Gül diye kokla güz dalgınlıklarını, Umut tacirlerine yüz verme sakın, Yenilirsen dövüşerek yenilmelisin, Hiç kimseye vereceğin hesap kalmamalı.   Ahmet Telli
Dinlendiriyor yüreğimi kafamı bedenimi serin okşayışlarıyla doğa Dinliyorum en güzel türküsünü kurdun kuşun Uçmak için kanat aramıyorum.    Ahmet Telli
Ağrılardan yoruldum, gitmeliyim buralardan, İçimde buharlaşan civayı soluyorum artık, Yoruldum yoruldum yoruldum, Gereklilik kipinde yaşamaktan.  Ahmet Telli
Büyülendim ama büyüyemedim aklım ermedi aynalara ve suya yüzümü gösterip kalbimi neden sakladıklarını öğrenemedim şaşkınım, cahilim ben bu dünyada.  Ahmet Telli
Dudaklarımı kanatırcasına,ısırıyorum günlerdir,her sözcük dilimin ucunda küfre dönüşüyor çünkü. Bir gök gürlese bari diyorumbir sağanak patlasa bitse bu sessizlik.   Ahmet Telli
Hayatımız göründüğü kadar basit değil, Ama anlaşılmaz gibi de değil öyle, Çoğunu unuttuk belki şimdiden, Belki bitti birtakım bekleyişler, Umutlar da bitti bir zaman, sevgiler de, Ama unutmayalım, Zulüm de biter hayatımızda.   Ahmet Telli
Beklenmedik bir anda terk edilmişsindir bütün sevdiklerince suçlamak istemesende hiç kimseyi uzunçle yanmakta yüzün adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine ve üşulca ağmaktadır gözlerinin peteğine agulu bir hüzün.  Ahmet Telli
   


Ferit Edgü Sözleri :
Eğer yalnız yaşama alışırsan, korkulacak bir şey yoktur. Ölümü bile gülümsereyek karşılarsın.Ferit Edgü
Yolcu, bir gün yolunu yitirirsen, artık eski yolunu bulmaya çalışma, yeni bir yol ara kendine. Ferit Edgü
Nereye gideceğini bilmeyen ne kadar yürürse yürüsün hiçbir yere varamaz. Ferit Edgü
İnsanoğlu kendine yetmesini bilseydi, önemli bir sorunun çözümlemiş olurdu.   Ferit Edgü
Kitapları da dostlarını seçer gibi seçmeli kişi, öyle değil mi? Ben öyle yaparım.  Ferit Edgü
Ne yazık ki artık insanlarla ilgilenen, acı çekmesini bilen samimi yazarlar pek yok günümüzde.   Ferit Edgü
Geriye dönmek kolay, ileri gitmek zordur. Ferit Edgü
Cahil, her zaman kendinden memnundur.   Ferit Edgü
Umutsuzluk insanı her yere götürür. Ferit Edgü
Ne kadar kısa yaşıyoruz. Ne uzun ölüyoruz.   Ferit Edgü
Hadi yavrularım, ağaçları incitmeden birkaç kuru dal keselim... Ferit Edgü
Bir gün gelir, yaşamı karşınıza alır, onunla söyleşmeye başlarsınız. Bunun yaşı yoktur. Ferit Edgü
Sizin dünyanız aklı başında insanların dünyası ise bırakın ben çıldırayım. Ferit Edgü
Hiçbir şeyden habersiz olarak yaşıyoruz ve sonra da sokak ortasında ölüyoruz ya da öldürülüyoruz. Ferit Edgü
Öyle anların var ki, sanki dünyada hiçbir şey yok. Sanki kendin bile yoksun. Nasıl başarıyorsun bunu? Ferit Edgü
Mutluluk soruların bittiği yerde başlıyor olmalı. Öyle mi? Ferit Edgü
İçimde garip bir duygu, sanki bir başkasının adına yolculuk yapıyorum..  Ferit Edgü
Cahilin köpeği olsa bile, gene de kendisi havlar. Ferit Edgü
Kendime dedim ki: Yenilme kendine.   Ferit Edgü
Yaşamaktan yorulanları sev.  Ferit Edgü
Hiç kuşkusuz, düş gerçeğin ta kendisidir. Ferit Edgü
Soru: Kaç türlü yolculuk vardır? Cevap: Kaç yolcu varsa o kadar. Ferit Edgü
Arada bir insanın kendini bir başkasının yerine koyması gerek.   Ferit Edgü
Korku ölümün yarısıdır. Ferit Edgü
İnsanlar ölmesin demiyorum. İstediğim ölümsüzlük değil. Ne kendim, ne başkaları için, İstediğim, çocuklar ölmesin.    Ferit Edgü
Bu ne biçim töre ki hak yok, hukuk yok; sevgi yok, saygı yok; yaşanan günler yok, yalnız yumruk var yalnız horlanma var. Ferit Edgü
Eline kalemi alıp yaşamadan ölenleri yaz...  Ferit Edgü
Anlamak ortak bir dil gerektirir. Ferit Edgü   
Yaşamak, yaşamayı sürdürebilmek için kişiliğini bulmak zorundasın. Ferit Edgü
İnsan yalnız yaptıklarıyla değil yapmadıklarıyla da insandır. Ferit Edgü
Umut çok uzun sürdü, artık umutsuzluğa dönüşmeye başladı. Ferit Edgü 
Düş yoksa yazınsal yaratıcılık da yoktur. Ferit Edgü
Güç olan ölüm değil, dedi. Ölüme yaklaşırken anlamak. Ferit Edgü
Anlamak bir ortak dil gerektirir. Ortak dil ise ortak yaşam/ ortak bilgi / ortak birikim/ ortak düş kimi yerde, ortak düşüş demektir. Ferit Edgü
Yabancılar arasında bir yabancı... Ferit Edgü
Bir tek şey istiyorum. Çaresizliği yenmek. Ferit Edgü
Yalnızdım. İçimde büyüyen boşluğun içinde yalnızdım. Ferit Edgü  
Yakmayın kitapları, yakmayın kitapları, hepsini size veriyorum, okuyun onları, hiç değilse okuduktan sonra yakın!.. Ferit Edgü
Bilmez misin ki bu dağların ağaçları kayalardır. Ferit Edgü
Her denileni yaptım. Çünkü yetim büyüdüm. Ve beşikten beri borçlu. Ferit Edgü
 Cahilin anıtını bir başka cahil yapar. Ferit Edgü
Cahil, mektup yazmaz. Ferit Edgü
Cahil kendini yenilemez, yineler. Ferit Edgü
Cahil, düşünmediği için düşünce özgürlüğüne gereksinimi yoktur. Ferit Edgü
Cahilin iki gözü birden şaşıdır. Ferit Edgü
Cahil, savaştan medet umar. Ferit Edgü
Cahil, kendini akıntıya bırakır. Akıntının yönü onu ilgilendirmez. Ferit Edgü
Cahil, her zaman kendinden memnundur. Ferit Edgü
Cahil, aklını yitirmez. Ama çıldırdığı çok olur.  Ferit Edgü
Cahillerin artması için her ilde bir üniversite açılır. Ferit Edgü
Cahil, özür dilemesini bilmez. Ferit Edgü
Cahil, Kafka'yı okusaydı, yeni bir dâvâ açardı. Ferit Edgü
Cahil yol açmaz, duvar örer. Ferit Edgü
Dikkat ! Cahillik bulaşıcıdır. Cahil zenginliği parayla ölçer. Ferit Edgü
İki cahil  aynı dilden konuşmaz. Ferit Edgü
Cahil, kitabı o kadar sever ki okumaya kıyamaz. Ferit Edgü
Bence yaşam, her geçtiğimiz gün, anlamını değiştiriyor. Bu anlamı bulup çıkarmak, ona göre bir durum almak zorundayız gibime geliyor. Ferit Edgü
Ama yazabilirim. Korkularımı, kaygılarımı, düşüncelerimi, düşüşlerimi yazdığım gibi bu eylemi de yazabilirim. Çünkü yazmakta bir eylemdir. Ferit Edgü
Gözlerimi açmaya korkuyordum.  İçimdeki bir yara mı kanıyordu, yoksa sabrım mı taşıyordu?!.. Ferit Edgü
Geçmişe öfekli , şimdiye tepkili, gelecekten endişeli. Ferit Edgü
Kendimi kurtarmak için yazıyorum. Ferit Edgü
Burda hayat bu. Çaresiz. Hadi kaldır kıçını oturduğun minderden. Burda bir başka hayat da olmalı. Onu arayalım. Hadi kalk. Onu bulalım. Ferit Edgü
Bir çocuk ölüsü önünde tutamadım kendimi. Ferit Edgü
Bizler, tam anlamıyla bir yalnızlıkta yazdık. Bireyselliğe yer olmayan bir toplumda, birer aykırı olarak, birer horlanmış olarak yazdık. Kendi benzerlerimizi bulmak için yazdık. Ferit Edgü
Yazmak bir kaçış değil, gerçeğe giden bir yoldu. Ferit Edgü
Bizi ancak içimizle dışımızın bir olması kurtarır. Ferit Edgü
Benim de yaşamım bu işte : düşler ve sözcükler. Ferit Edgü
Bu dünya cehennem... Dışarda çevredekiler.  Ferit Edgü
Yaşıtlarımdan birkaç ayrımım var: Savaşa gitmedim. Para sahibi olmadım. Ünüm, unvanım olmadı. İnsan yalnız yaptıklarıyla değil yapmadıklarıyla da insandır diye düşündüm. Ferit Edgü
Öyle rastlantılar vardır ki çocuk yaşta başlar, ölene değin sürüp giderek dostluğa dönüşür.  Ferit Edgü
"Kim ki bu dağları görür, iflah olmaz." demişti ihtiyar. Bunu bir yaşlılık sabuklaması olarak dinlemiştim. Aradan yıllar geçti. Yeniden vardım dağlara.  Ferit Edgü
Aşıkları ve ödlekleri kimse kurtaramaz. Ferit Edgü
Başkalarına da anlatıyor musun?  Başkaları anlamıyorlar ki.  Ferit Edgü
O da biliyordu bizim çaresizliğimizin çaresi yoktur. Ferit Edgü
Biz bu yaşamın içinde bir başka yaşamın yolcusuyuz ve bu yolculuk çok uzun sürmez. Ferit Edgü
Çünkü, biliyorsun değil mi, okur olmak da biraz öğrenci olmaya benzer.  Ferit Edgü
Bende iki kişilik var. Biri yaratmak istiyor, öbürü yıkmak. Yaratıcı olan hangisi, bilmiyorum. Ferit Edgü
Okur olmak da biraz öğrenci olmaya benzer.   Ferit Edgü
Ölürken hayıflanacağım şu olacak: Geride hiçbir şey bırakmadım. Hayıflanmamın sebebi hiçbir şey bırakmamış olmak değil, bırakabilecekken bir şeyler bırakmamış olmak.  Ferit Edgü
Ölüm hiçbir şey; ama ölümden sonrası da hiçbir şey. Ferit Edgü
Öldürmeden nasıl yaşarız? Defterin bir kıyısına yazmış olduğum bu cümle, Halit'in mi, benim mi? Cümlemiz katil. Ferit Edgü
Kısa yaşadı. Ben de büyümeden ölecek miyim?  Ferit Edgü
Beni sen kurtar. Ben de seni kurtaram. Ferit Edgü
Yaşamadıklarımı, yazarak yaşıyorum. Ferit Edgü
Alışmak, boyun eğmek demektir. Bir şeye alışan kişi, her şeye alışabilir. Zindana işkenceye çaresizliğe ölümlere eşitsizliğe ...Ferit Edgü
Bunca yıldır aranızda yaşıyorum, şu çocuktan başka doğruyu konuşan yok. Ferit Edgü
Yalnız yazarak devam edebilmek. Yazmak, bu soğuk cehennemde, direnmek demek. Ferit Edgü
"YA GEBER YA DA YAZ!" Birçok kez, istemeye istemeye yazı masamın başına otururken kendi kendime söylediğim bir cümledir bu. Ferit Edgü
Yirmi yaşımdayken, Ya Sartre gibi olurum ya da hiç bir şey, diyordum. Şimdi kırkımdayım. Sartre gibi olamadım. Kendim gibi oldum. Ferit Edgü
Ben kötü şeylere inanmam. Ben doğrulara inanırım.  Ben iyi sözlere inanırım. Ferit Edgü
Çok istedim. Olmadı. Zaten çok istediğim hiçbir şey olmuyor. Ferit Edgü
Kök salmak istiyorsan, ayağının altındaki taşa, bastığın toprağa, yüzdüğün denize, gezindiğin ormana bak. Ferit Edgü
Ben avlanmayı sevmem. Ben avcıları sevmem. Ben hayvanları severim. Hayvanların kimseye zararı yoktur. İnsanların herkese zararı vardır.  Ferit Edgü
Gerçek sorular, karşılıkları olmayan, belki karşılıkları beklenmeyen sorular değil midir? Yani insanın kendi kendine sorduğu sorular. Ferit Edgü
Ne yaparsınız, devletimiz her yere elini uzatamıyor... Ferit Edgü
Açtığım kapıyı bir kez de başkaları kapasın, dedim içimden.   Ferit Edgü
Oy ölüm, can düşmanım, ne kadar kısa yaşıyoruz, ne uzun ölüyoruz, oy ölüm, sen de ölesin...   Ferit Edgü
Bir kez, birinin bozması gerek töreyi değil mi?       Ferit Edgü
En dar mahpus, size karşı olanların arasında yaşamaktır.. Ferit Edgü
Korkular geçti mi? Kaygılar? Geçmedi. Yalnızca değişti. Artık ölmekten korkmuyorum, öldürmekten korkuyorum.  Ferit Edgü
Çağdaşlarım beni düş kırıklığına uğrattı. Bense hiç kimseyi düş kırıklığına uğratmak istemedim.     Ferit Edgü
Ben avdan hoşlanmıyorum. Tanımadığım insanların çayını içmekten hoşlanıyorum.   Ferit Edgü
Cahil her şeyi bilir. Ferit Edgü
Cahil, hep aldatıldığını düşünür, aldattığında bile. Ferit Edgü
Cahil, denize girmeden boğulur. Ferit Edgü
Cahilin yarını dündür. Ferit Edgü
Cahil, sürekli koşar; ama nereye gittiğini bilmez. Ferit Edgü
Cahil üşüdüğünde bayrağa sarılır.  Ferit Edgü


Baltasar Gracian Sözleri: (1601-1658)
Gerçek azınlık içindir.  Baltasar Gracian
İnsan kendine kördür.   Baltasar Gracian
Değişiklikler zihni yeniler.  Baltasar Gracian  
Sessizlik aptallığın ilacıdır.   Baltasar Gracian  
Varlığınız kimseyi yormasın.  Baltasar Gracian
Arkadaş insanın ikinci benliğidir.   Baltasar Gracian
Derinleşmek için zaman gereklidir.  Baltasar Gracian  
Dostça davranan arkadaş kazanır.  Baltasar Gracian     
Bilgi ve cesaret yücelik unsurlarıdır.  Baltasar Gracian  
İyilik, bütün hayatımızı güzelleştirir.   Baltasar Gracian
Hayatın bulanıklığı sabırla durulanır. Baltasar Gracian
Kulaklar öğrenmeye açılan kapılardır.  Baltasar Gracian   
Varlığı çoğaltan şey onun yokluğudur.  Baltasar Gracian
Kolayca inanmayın, kolayca sevmeyin.   Baltasar Gracian
Dostane eylemler dostane hisler üretir.   Baltasar Gracian
Kötü niyet tüm mükemmellikleri zehirler. Baltasar Gracian
Gerçek aynı zamanda "mümkün" olandır. Baltasar Gracian
Cesaretiniz yoksa bilge olmak faydasızdır.   Baltasar Gracian
Bir şey kısa ve özse faydası iki katına çıkar.  Baltasar Gracian  
Kusurlarınızı da, arzularınızı da mühürleyin.  Baltasar Gracian
Sadece aptalların ve ölülerin fikri değişmez.   Baltasar Gracian
Bırakın arkadaşlarınız öğretmenleriniz olsun.   Baltasar Gracian     
Mükemmeliyet nicelikle değil, nitelikle ilgilidir.   Baltasar Gracian  
Gerçekten sahip olduğumuz tek şey zamandır.  Baltasar Gracian
Yaşam masrafını bile çıkaramayan bir ticarettir.   Baltasar Gracian
Gerçek genellikle görülür, ender olarak duyulur.   Baltasar Gracian
Diğerleri ile aynı fikirde olmak büyük bir sanattır.  Baltasar Gracian
Bir fikrin özlü ifade edilmesi her zaman işe yarar.   Baltasar Gracian
İnsan, ilk mağlubiyetinde pes edip çekilmemelidir.  Baltasar Gracian   
Kolay bir işe zor diye zor bir işe de kolay diye başla.  Baltasar Gracian
Seni kaybedenler seni kazanmak için hep geç kaldı.   Baltasar Gracian   
İyi bir geri çekilme, cesur bir saldırı kadar başarılıdır.   Baltasar Gracian    
En iyiler her zaman azdır ve onlara nadiren rastlanır.   Baltasar Gracian
Düşüncede özgür olun, konuşurken ise vicdanlı olun.   Baltasar Gracian   
Kötü eğilimler iyilerin karşısında son derece baskındır.   Baltasar Gracian
Kalabalığın kulağına göre ağız olmak sizi sıradan yapar.  Baltasar Gracian   
Tutkuyla sevilmektense, saygıyla sevilmeyi tercih edin.   Baltasar Gracian
Kaybedecek bir şeyi olmayan bir adamla asla uğraşma!   Baltasar Gracian  
Kendi çıkarınız için başkasının batmasına izin vermeyin.  Baltasar Gracian
Yürekteki korkaklık fiziksel korkaklıktan daha alçaltıcıdır.   Baltasar Gracian
Tüm aptallar düşünme yoksunluğundan dolayı acı çeker.  Baltasar Gracian
Akıllı insan, kendini dinleyen ve anlayan kişilerle konuşur.   Baltasar Gracian
Yaralı parmağınızı göstermeyin, yoksa herkes ona saldırır.   Baltasar Gracian  
Dünyanın bir yarısı diğerine gülüyor ve aslında hepsi aptal.   Baltasar Gracian
Dürüst insan doğruluğa azimle, sebatla tutunur, sadık kalır.  Baltasar Gracian   
İnsanın hayatı insani kötülüklere karşı savaşmaktan ibarettir.   Baltasar Gracian     
Erdem, nezaket tarafından desteklenmedikçe yeterli değildir.   Baltasar Gracian
Cehalet çok çiğdir. Hiçbir şey kültüre bilgi kadar hizmet etmez.  Baltasar Gracian   
Saygıyı zorla elde etmeye çalışmayın, onu yaratmayı deneyin.  Baltasar Gracian
Nefretin kök salması, tıpkı kötü ün gibidir: yok edilmesi zordur.   Baltasar Gracian
Çalışmak itibarın bedelidir. Bedeli az olanın değeri de düşüktür.   Baltasar Gracian
En iyi hatırladığımız şeyler aslında unutmamız gereken şeylerdir.   Baltasar Gracian
Güçlü yanını bilen kişinin mükemmelliğe ulaşması kaçınılmazdır.    Baltasar Gracian       
Kavrayan, hâkim olan ve kendini saklayan kişi asla başını eğmez.   Baltasar Gracian   
Bir durum hakkında güçlü hislere sahip olmak kişilik göstergesidir.   Baltasar Gracian
Tek bir bulutun güneşi tamamen örtebileceği akıldan çıkmamalıdır.   Baltasar Gracian
Karışıklığı gidermenin en iyi yolu, işleri bir süre oluruna bırakmaktır.  Baltasar Gracian  
Düşünce özgürdür, ona karşı güç kullanılamaz ve kullanılmamalıdır.   Baltasar Gracian    
Bir insan herkese saygı göstermek ya da güvenmek zorunda değildir.  Baltasar Gracian
Size doğuştan gelen en önemli yetenek; en güçlü yanınızı bilmenizdir.   Baltasar Gracian
İnsan deneyerek daha kolay öğrenir; bir musibet bin nasihatten iyidir.  Baltasar Gracian
Hiç kimseye tamamen ait değiliz, Hiç kimse de tamamen bize ait değil.   Baltasar Gracian
Gayret, zekânın yavaş yavaş düşünüp bulduğunu acilen gerçekleştirir.   Baltasar Gracian  
Bir insanı görmezden gelerek alınandan daha büyük bir intikam yoktur.   Baltasar Gracian   
Başarılara değer kazandıran, insanların yeniliklere olan düşkünlüğüdür.   Baltasar Gracian
İradenizdeki açıklara teslim olursanız, bir insan değil mahluk olursunuz.   Baltasar Gracian   
Geçmişteki güven hiçbir zaman bugünün intikamı için kullanılmamalıdır.  Baltasar Gracian  
Bilgelik olasılıklara güvenmez, her zaman mantığın parlak ışığında ilerler.    Baltasar Gracian
Büyük İskender bile hem yüce makamını hem de hayallerini kaybetmiştir.   Baltasar Gracian
Bir erdeme sahipmiş gibi rol yapan kişi, genellikle o erdeme sahip değildir.   Baltasar Gracian
Hayatını kimse izlemiyormuş gibi yaşa, herkes seni dinliyormuş gibi konuş.  Baltasar Gracian
Korkaklık öyle bir şeydir ki seçkin bir insanın mezar taşını bile suskunlaştırır.   Baltasar Gracian   
Üç şey dehaya yakışır. Üretken bir zeka, Bilge bir beyin, Hoş ve ince bir zevk.   Baltasar Gracian
Herkes hak ettiği çağda yaşamaz, yaşasa da nasıl değerlendireceğini bilemez.   Baltasar Gracian
Bazen bir şeyi anlamazdan gelmek, aslında en yüksek anlayışın göstergesidir.    Baltasar Gracian
Halk ucubelere çılgınca ilgi duyarken, bilgelik işin hilesini çözmenin peşindedir.   Baltasar Gracian       
Pek az insan azınlığın hayranlığını kaba kalabalığın alkışından daha fazla arzular.   Baltasar Gracian   
Başkalarının hatalarının çetelesini tutmayın. Sadece Küçük İnsanlar Bunu Yapar.   Baltasar Gracian
Canlılar içinde sadece insan kendi sonunu hazırlayacak mükemmel hatalar yapar.   Baltasar Gracian
Beklentilerin azalmaması için güçlerinizi kontrol etmek büyük bir beceri gerektirir.   Baltasar Gracian  
Doğanın tüm eserleri ancak gelişebilecekleri kadar olgunlaşır, sonra da bozulurlar.   Baltasar Gracian    
Olağanüstü şeyler nadirdir, bu yüzden sıradan değerlendirmelerle yetinmeyi bilin.  Baltasar Gracian    
Bir şeyi çok fazla öven insan ya kendisiyle ya da karşısındakilerle dalga geçiyordur.   Baltasar Gracian
Hiç kimse başkalarının kendisini üzmesine izin verecek kadariyi niyetli olmamalıdır.   Baltasar Gracian
Beklemek, acele ve ihtirastan arınmış, sabırla bezenmiş, asil bir kişiliğin göstergesidir. Baltasar Gracian
Bazı insanlar bir şekilde herkesle kötü geçinmeyi başarır, daima can sıkıntısı yaratırlar.   Baltasar Gracian   
Başkalarını kolayca anlayamayan biri, diğerlerinin onu anlamasını nasıl sağlayabilir ki?  Baltasar Gracian
Kendinizi yaptıklarınızla memnun edin, bunu konuşarak yapmayı başkalarına bırakın.   Baltasar Gracian
Abartı, insanın bilgisinin veya zevkinin sığlığını gösteren bir muhakeme savurganlığıdır.  Baltasar Gracian
İç güzelliğin bilgelikten aldığı alkış, dış güzelliğin iyi zevkten aldığı alkıştan daha fazladır.   Baltasar Gracian
Büyük insanların hataları güneşin tam tutulduğu andan önce görülen parlak ışık gibidir.   Baltasar Gracian  
Hiç kimse ara sıra başkalarının öğütlerine ihtiyaç duymayacak kadar mükemmel değildir.  Baltasar Gracian   
Bazıları kitabı kalınlığıyla ölçer, sanki kafayı değil de kolları çalıştırmak için yazılmışçasına.  Baltasar Gracian
Kahramanlıklarınız ne kadar büyükse, insanları etkilemeye o kadar az ihtiyaç duyarsınız.   Baltasar Gracian   
Basit bir insanın elinden geleni yapmaya çalışması, zeki bir insanın tembelliğinden iyidir.   Baltasar Gracian
Bazı şeyler, bazı kişileri memnun etmezse ölmeyiz nasılsa onları da beğenenler çıkacaktır.   Baltasar Gracian      
Diğerlerinin izlenimlerini kendisini etkilemesine asla izin vermeyen kişi büyük bir insandır.   Baltasar Gracian
Bazı insanlar daha iyi bir yüzyılda yaşamayı hak eder, çünkü iyilik her zaman galip gelmez.   Baltasar Gracian
En büyük aptallar kendisinin değil de diğer insanların aptal olduğunu zanneden insanlardır.   Baltasar Gracian     
Hızlı bir yaşam sürenler hayatlarını da hızla tüketirler. Erdemli bir yaşamsa asla sona ermez.   Baltasar Gracian      
İnsanın kendine, nefsine hâkim olması en önemli ilkedir; özgür iradenin zaferi burada yatar.   Baltasar Gracian
Birinin arzularını keşfettiğinizde o kişinin iradesine giriş ve çıkış yollarını öğrenmiş olursunuz.   Baltasar Gracian
Zamandan başka bize ait hiçbir şey yok; zamanın tadını tamda yeri yurdu olmayanlar çıkarır.  Baltasar Gracian
Gerçeğe sadık kalmak pek az kişiye özgü, hata yapmak ise hem yaygın hem de halka özgüdür.   Baltasar Gracian  
Karanlık bir odada el kol hareketleriyle anlaşmaya çalışmak gibidir bazen insanlarla konuşmak.   Baltasar Gracian
Keşke bakıp saçımıza başımıza çekidüzen verebildiğimiz gibi anlayışımız için de aynalar olsaydı.  Baltasar Gracian
Kimsenin işine yaramamak büyük bir şanssızlık, Herkesin işine yaramaksa bir başka şansızlıktır.  Baltasar Gracian
Kapınızı küçük bir kötülüğe aralarsanız, onun hemen ardından daha büyükleri de içeri girecektir.   Baltasar Gracian
Yalan her zaman daha önce ortaya çıkıp, ahmakları da beraberinde onarılamaz hatalara sürükler. Baltasar Gracian
Herkes sıra dışı olanın peşinden koşar, çünkü o hem beğeni hem de zeka açısından daha çekicidir.  Baltasar Gracian      
Onursuz insanlara karşı zafer kazanmaktansa, onurlu insanlarla anlaşmazlık yaşamak daha iyidir.  Baltasar Gracian
Derin düşünmek ve öngörülü olmak, insanların hayatlarında belirleyici bir rol oynamalarını sağlar.  Baltasar Gracian
Büyük adamlara sempati duymak bizi de asilleştirirken, onlardan nefret etmek değerimizi düşürür.  Baltasar Gracian
İlk gelene izin verirseniz, ikincisine de teslim olmak zorunda kalırsınız ve bu durum böyle sürüp gider.   Baltasar Gracian   
Bilmek çok önemliyken, yalnızca yaşamak o kadar da önemli değildir; bilgisiz bir yaşam gerçek olmaz.   Baltasar Gracian
Ne kadar çok saygınlık ararsanız, onu o kadar az elde edersiniz. Çünkü o diğerlerinin fikirlerine bağlıdır.   Baltasar Gracian
Eğer değerli olmak istiyorsanız, rastlantısal şeyler değil, yetenekleriniz sayesinde değerli olmaya çalışın.   Baltasar Gracian  
Eğer kendiniz değilseniz kendiniz gibi davranamazsınız. Çünkü ihtiras her zaman mantığı devreden çıkarır.   Baltasar Gracian    
Kazanırken bırakmayı bilin. Bütün iyi oyuncular bunu yapar. İyi bir geri çekilme, cesur bir saldırı kadar başarılıdır.  Baltasar Gracian   
Her insanın putları, ilahları vardır; bazılarınınki ün, bazılarınınki kişisel menfaat, çoğunluğunki de zevk ve sefadır.  Baltasar Gracian
Düşüncelerinizi çok açık seçik dile getirmeyin. Çoğu insan anladığı şeyleri küçümser, anlamadıklarına saygı duyar.   Baltasar Gracian  
Zamanımızda tek bir insanla uğraşmak için bile geçmişte koca bir halkla uğraşmak için gerekenden fazlası gerekir.   Baltasar Gracian    
Hayatın zevkini çıkarırken yavaş, ama çalışırken çabuk olun. Çünkü insan iş bitince sevinir, zevkler bitince ise üzülür.  Baltasar Gracian    
Her şeye heves eden biri olmayın. Canlılar içinde sadece insan kendi sonunu hazırlayacak mükemmel hatalar yapar.   Baltasar Gracian  
Sızlanmak daima itibar kaybına neden olur. Birilerinden merhamet beklemektense kendinize güvenen bir rol model olun.  Baltasar Gracian
Cehalet asla bir şeyin kabuğunun altına bakmaz, derinlerine inmez; ancak siz ona bu kabuğun içini gösterdiğiniz zaman gözünü açabilir.  Baltasar Gracian
Bilgi ve iyi niyet bir arada olunca, başarının sürekliliği muhakkaktır. Kendini kötülüğe adayan parlak bir entelektüel, doğadışı bir canavardır.   Baltasar Gracian   
Bilmenin dört yolu vardır: Uzun yaşamak, çok yer gezmek, kitap okumak ( en kolayı da budur) ve bilge insanlarla sohbet etmek ( bu da en eğlencelisi).   Baltasar Gracian   
Zihnin olgunluğu her şeye anında inanmamaktan geçer. Yalan her yerde rastlanan bir şeydir. Bu yüzden de inanmak o kadar kolay olmamalı. Çabuk inananlar er ya da geç hataya düşer. Baltasar Gracian
Kendinizi tanımazsanız kontrol de edemezsiniz. Aynalar size yüzünüzü gösterse de, zihninizin içindekileri gösteremez. İzin verin, kendiniz hakkındaki derin düşünceleriniz size ayna olsun. Baltasar Gracian



Alexander von Humboldt Sözleri: (1769-1859)
Özgür olmadan önce adil olmak gerekir.   Alexander von Humboldt
Hükümet, kendisini gereksiz kılan en iyisidir.   Alexander von Humboldt
Doğa, işkence gören zihin için çok yatıştırıcı olabilir.   Alexander von Humboldt
Serbest kalmadan önce, sadece özgür olmak gerekir.  Alexander von Humboldt  
İnsan için yemek, içmek kadar önemlı bir konu da çalışmaktır.  Alexander Von Humboldt
Büyük karakterin başlıca belirtisı, doğru, onurlu ve çalışkan olmaktır.  Alexander Von Humboldt
Hayvanlara eziyet, alçak ve asil bir insanın en önemli kusurlarından biridir.  Alexander von Humboldt
Hayvanlara karşı acımasızlık ne gerçek eğitim, ne de gerçek bilginlik ile bağdaşır.  Alexander von Humboldt
En tehlikeli dünya görüşleri, dünyayı hiç görmemiş olanların dünya görüşleridir.   Alexander von Humboldt
Gerçek zevk, zihnin faaliyetinden ve bedenin egzersizinden gelir; ikisi her zaman birleşmiştir.  Alexander von Humboldt
Hayal gücümüz yalnızca büyük olanı vuruyor; Fakat doğal felsefenin sevgilisi küçük şeyler üzerinde eşit derecede yansıtmalıdır. Alexander von Humboldt
Petrol, büyük bir derinlikten damıtılmanın ürünüdür ve tüm volkanik hareket kuvvetlerinin altında yattığı ilkel kayalardan çıkar.  Alexander von Humboldt
Çoğu hayvanda, insanlarda olduğu gibi, duyuların uyanıklığı yıllar süren çalışmadan, ev içi alışkanlıklardan ve kültürün gelişmesinden sonra azalır.   Alexander von Humboldt
Tarihin en önemli devrimlerine bakacak olursak, bunların en büyük bölümünün insan zihnindeki dönemsel devrimlerden kaynaklandığını hemen görürüz.    Alexander von Humboldt


Giambattista Vico Sözleri: (1668 -1744) 
Anlayış yapmak yoluyla ortaya çıkar.  Giambattista Vico
Tacitus:  Bilinmeyen her zaman abartılır.  Giambattista Vico
Hükümetler, yönetilen insanların doğasına uygun olmalıdır.   Giambattista Vico
İnsanın bilebileceği şeyler sınırlıdır ve kendisi gibi mükemmel değildir.  Giambattista Vico   
Halkların doğası önce kaba, sonra şiddetli, sonra iyi huylu, sonra narin, sonunda çözülmüş.  Giambattista Vico   
İnsanlar, en kederli ve en sevinçli olanlarda gözlemlediğimiz üzere büyük tutkularını şarkı yoluyla ifade ederler.  Giambattista Vico  
Birbirini tanımayan bütün halklar arasında ortaya çıkan tek tip fikirlerin ortak bir gerçeklik zemini olması gerekir.  Giambattista Vico  
Sağduyu, tüm bir sınıf, tüm ulus veya tüm insan ırkı tarafından paylaşılan, üzerinde düşünmeden yapılan yargılamadır. Giambattista Vico
Mısırlılar dünyanın evvelki zamanını sırasıyla Tanrılar Çağı, Kahramanlar Çağı ve İnsanlar Çağı olarak üç çağa ayırmışlardır. Giambattista Vico  
İnsanlar bir şeyleri önce fark etmeden hissederler, sonra iç sıkıntı ve rahatsızlıkla fark ederler ve nihayet berrak bir zihinle düşünürler.  Giambattista Vico
İnsan, zihninin sınırsız ve belirsiz yapısından dolayı her nerede ve her ne zaman cehalete düşse, kendisini her şeyin ölçüsü sanmaya başlar.  Giambattista Vico   
İnsanlar önce zorunluluk hissederler, sonra fayda ararlar, sonra rahatlık ararlar, daha sonra zevkle eğlenirler, sonra lüks içinde dağılırlar ve sonunda delirirler ve özlerini boşa harcarlar.  Giambattista Vico
Cebirsel yöntemle genç erkeklere büyüklük unsurlarını verme pratiği, genç zihinde canlı ve güçlü olan her şeyi dondurur, hayal gücünü bulanıklaştırır, hafızayı zayıflatır, yaratıcılığı köreltir ve zekayı zayıflatır. Giambattista Vico
İnsanlar ilk başta zorunluluklarını duyumsar, sonra faydalı olanı arar, ardından ise konforla meşgul olurlar. Buna kendilerini zevk ve eğlence ile oyalamaları eşlik eder. O zamandan sonra sefahatin içinde rezillikleri boy verir, ve nihayetinde çıldırarak kendi varlıklarını tüketirler.    Giambattista Vico
Mısırlıların ahlâkı da sefihleşmişti, çünkü onlar fahişeleri hoş görmekle veya cevaz vermekle kalmayıp hürmet de göstermişlerdir. Teolojileri de, bâtıl inançlarla, sihir ve büyücülükle doluydu. Ayrıca, piramitlerinin ve diğer anıtlarının ihtişamı da çok büyük olmalarından dolayı barbarlığa yorulabilir.    Giambattista Vico

 

 

Devam Edecek...!