Google Arama
Sitemde Arama
Ölümsüz Sözler
Evrensel Bilinçte; Anlatılan Senin Hikayendir.

Ölümsüz sözler (Felsefi Aforizmalar-9)

Stephen Hawking Sözleri: (1942 - 2018)
Geleçeğe yolculuk mümkün ama geçmişe gitmek imkansız. Stephen Hawking
Cennet diye birşey yoktur; Bu, karanlıktan korkan insanlar için bir peri masalıdır. Stephen Hawking
Kainatı kimse yaratmadı; Kimse kaderimizi çizmiyor. Stephen Hawking
Bilginin en büyük düşmanı cahillik değil, bildiğini zannetmektir. Stephen Hawking
Zeka; değişime adapte olma yeteneğidir. Stephen Hawking
Dikkat ettim de, herşeyin kaderde yazılmış olduğunu ve kaderi değiştirmek için hiçbir şey yapamayacağımızı iddia edenler bile karşıdan karşıya geçmeden önce sağa sola bakıyor.
Stephen Hawking
Önemli olan bedeninizdeki engeller değil, Kafanızdaki tembelliklerdir. Stephen Hawking
Tarih boyunca yeni keşifler var olan inançlara meydan okumuştur. Din de bundan müstesna değildir. Stephen Hawking
Din ve bilim arasında önemli bir fark vardır. Din, otoriteye kuruluyken; bilim, gözlem ve mantığa dayanır. Bilim galip çıkacaktır, çünkü işe yarar. Stephen Hawking
Matematik denklemleriyle tartışmaya girilmez. Stephen Hawking
Sonsuzluk uzun bir zamandır, özellikle sonlarına doğru... Stephen Hawking
Hiçbir fikrim yok. I.Q. seviyesiyle övünen insanlar zavallıdır. Stephen Hawking
Kadınlar tam bir muamma. Stephen Hawking
Bilimin yasaları geçmiş ve gelecek arasında ayrım yapmamaktadır. Stephen Hawking
Evren, neden onca var olma zahmetine giriyor? Stephen Hawking
Bilim, tanrıyı gereksiz kılıyor. Stephen Hawking
Biz dünyada yaşayan insanlar, bilgilerimizi, deneyimlerimizi paylaşmakla yükümlüyüz.
Stephen Hawking
Biz, oldukça ortalama bir yıldızın ufak bir gezegenindeki gelişmiş maymun türleriyiz.
Stephen Hawking
Her şeyin nasıl başladığını anlayabilmek için evrenin dışında bir güç aramaya çalışmamalıyız.
Stephen Hawking
Evrenin sınırlılığı hakkında çok önemli bir şey olmalı, sınırsız bir evrenden daha özel ne olabilir? Stephen Hawking
Nükleer savaş, Küresel ısınma ve genetik olarak tasarlanan virüsler..! 100 yıl içinde dünyayı terk etmeliyiz. 2117 yılına kadar Dünyayı terk edin! Stephen Hawking
En büyük umutlarımız gelecekle birlikte gerçek oluyor. Stephen Hawking
Mutluluk, yetinmektir mutluluk, anlamaktır. Stephen Hawking
Akıllı insanlar aptal insanlar tarafından deli zannedilirler. Stephen Hawking
Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir. Stephen Hawking
Bilim, engelli insanlar için çalışabilecekleri uygun bir alan. Çünkü olayın çoğu zihinde bitiyor.
Stephen Hawking
Yapamayacağınız şeyler için boş yere üzülmeyin... Yapabileceğinizi yapmaktan zevk almak için uğraşın. Stephen Hawking
Nasıl ki Darwin biyolojideki yaratıcı ihtiyacını sona erdirdi, yeni fizik teorileri de evrenin oluşumu konusunda yaratıcının rolünü gereksiz kılmıştır. Stephen Hawking
İnsanoğlunun en büyük başarıları konuşma sayesinde sağlanmıştır ve en büyük başarısızlıkları da konuşmamaktan doğmuştur. Stephen Hawking
İnsanlığın hayatta kalmak için dünyayı 100 yıl içerisinde terk etdin! Nükleer savaş! Küresel ısınma! Genetik olarak tasarlanan virüsler! Stephen Hawking
İnsan erken ölüm ihtimaliyle yüz yüze gelince, hayatın yaşamaya değer olduğunu, yapılacak bir dolu şey olduğunu idrak ediyor. Stephen Hawking
Bence beyin bilgisayar gibi bir program. Dolayısıyla teoride beyni bilgisayara kopyalamak mümkün. Bu sayede bedenen öldükten sonra bile bir yaşam formu oluşturulabilir. Stephen Hawking
Her şeyin önceden belirlenmiş olduğunu, yapacak bir şeyin olmadığını iddia eden insanların bile, karşıdan karşıya geçerken sağına ve sollarına baktıklarını farkettim. Stephen Hawking
Evreni hiç kimse yaratmadı ve yazgıyı hiç kimse yönetmiyor. İşte bu beni çok engin bir gerçekçiliğe götürüyor. Galiba bir cennet yok ve ölümden sonra yaşam yok. Evrenin devasa tasarımını kavrayabilmek için bir tek bu yaşama sahibiz ve bu yüzden ben son derece müteşekkirim.
Stephen Hawking
Milyonlarca yıl insan türü hayvanlar gibi yaşadı. Ancak sonra bir şey oldu tüm hayal gücümüzü ortaya çıkaran. Konuşmayı ve dinlemeyi öğrendik. Konuşma fikirlerin iletişimini sağladı.
Stephen Hawking
Ayaklarınıza değil, gökyüzüne bakın. Gördüğünüz şeylerin mantığını anlamaya çalışın. Evren’in neden var olduğunu düşünün. Meraklı olun.
Stephen Hawking
Uzaya yayılmadığımız sürece insan ırkının önümüzdeki binyıllarda hayatta kalabileceğini sanmıyorum. Bir tek gezegenin başına gelen çok sayıda kaza var. Ama ben bir iyimserim. Yıldızlara ulaşacağımıza inanıyorum. Stephen Hawking
Tanrı'ya bir ihtiyaç yoktur. Stephen Hawking
İnsanlar size yardım etmeye hazır. Yeter ki, yardımlarının işe yarayacağına dair bir şeyler gösterin onlara. Elinizden gelenin en iyisi yapın. Stephen Hawking
Cennet ya da ölümden sonra yaşam diye bir şey yoktur. Bu fikirler, karanlıktan korkan insanlar için bir peri masalıdır. Stephen Hawking
Bütün kanıtlar gösteriyor ki tanrı tam bir kumarbaz ve evren de sürekli zarların atıldığı ve rulet tekerinin döndüğü bir kumarhane. Stephen Hawking
Olumlu bir tavır takınmalı ve içinde bulunduğunuz durumu en iyiye döndürmeyi bilmelisin.
Stephen Hawking
Engelli bir bireyseniz, büyük ihtimalle bu sizin suçunuz değildir fakat insanlardan acıma beklemenin ya da dünyayı suçlamanın bir yararı da yoktur. Stephen Hawking
Fiziksel bir engeliniz varsa, bunu psikolojik bir engele dönüştürmeyin. Bana göre, fiziksel engelli biri, kendisine fazla engel teşkil etmeyecek fiziksel aktivitelere yönelmeli. Stephen Hawking
Hayatım boyunca büyük sorularla yüzleşmekten büyük zevk aldım ve onlara bilimsel yanıtlar vermeye çabaladım. Belki de bu yüzden fizik üzerine yazdığım kitaplarla Madonna'nın seks üzerine yazdığı kitaplardan daha çok kitap sattım. Stephen Hawking
Kozmoloji üzerine ne zaman ders verilse, ben büyük patlamadan önce ne olduğunu sık sık sormuştum. Önce'nin olmadığı, şüpheyle karşılanır. Çünkü büyük patlama zamanın ortaya çıkışını sağladı, birşey ona sebep olmuş olmalıdır. Fakat neden' ve etki' zamana ait kavramlardır. Ve zamanın varolmadığı durumlara uygulanamazlar. Bu yüzden soru anlamsızdır. Stephen Hawking
Bilimi anlamaya başlamadan önce, Tanrı'nın evreni yarattığına inanmamız doğaldı. Fakat artık, bilim çok daha ikna edici bir açıklama sunuyor. 'Tanrı'nın aklını okuyabileceğiz' sözüyle kastettiğim şayet bir Tanrı söz konusu olsaydı, ki yok, bu Tanrı'nın bileceği her şeyi bilebileceğimizdi. Ben ateistim. Stephen Hawking
Ayaklarınız altına değil, yıldızlara bakmayı unutmayın. çalışmayı asla bırakmayın. Çalışmak size bir anlam ve amaç verir, bunlarsız bir hayat boştur. Stephen Hawking

George Santayana Sözleri: (1863-1952)
Yalnızca ölüler savaşın sonunu görür. George Santayana
Doğumun da ölümün de çaresi yoktur. George Santayana
Ağlamayan kişi vahşi, gülmeyen ise delidir. George Santayana
Dinler bilince ait muazzam peri masallarıdır. George Santayana
Her şeyini kaybetmedikçe asla özgür olamazsın. George Santayana
Yalnızca okul eğitimi almış bir çocuk. Eğitimsiz bir çocuktur. George Santayana
Lavlar üzerlerine gelmeden insanlar yanardağlara asla inanmazlar. George Santayana
Geçmişi hatırlayamayanlar, onu bir kere daha yaşamak zorunda kalırlar. George Santayana
Bütün dinler, ister istemez öteki dinlerle ve belki kendileriyle bile çelişir. George Santayana
Bir insanın eğer kendi benliği özgür değilse, tüm dünya özgür olsa ne olur?  George Santayana
Tarihteki hatalardan ders almayanlar ayni hataları tekrarlamaya mahkumdur.  George Santayana
Tuhaf değil mii? Sen severken akıl onun yardımcısı, terk edilirken düşmanıdır.  George Santayana
Fanatizm, amacınızı unuttuğunuzda emeğinizi iki katına çıkarmanızı gerektirir.  George Santayana
Kişinin hangi dini edineceği tarihi bir rastlantıdır. Hangi dili konuşacağına benzer.. George Santayana
Din, zalim dünyanın zorluklarıyla karşı karşıya kalındığında hayal gücünün doğal olarak verdiği tepkidir. George Santayana
Bugüne değin hiç ağlamamış genç adam bir barbar, onun ağladıklarına gülmeyecek yaşlı bir adam ise budaladır. George Santayana
Bulutlarda olan çarpışma, sağır biri tarafından sadece yıldırım, kör biri tarafında ise sadece gök gürültüsü olarak algılanır. George Santayana
Dua akıllı insanların olduğu yerde, amaca erişmek için gerçekleştirilen elle tutulur çabaların önüne hiçbir zaman geçmemiştir. George Santayana
Korkunun, tanrı fikrini ortaya çıkardığı gerçeği, belki de böyle önemli bir konunun bu kadar basit bir açıklaması olması nedeniyle doğru görülebilir. George Santayana
Hayatlarını kutsadığı insanlar için biricik olan ve ona uyum sağlayan toplumlar için çok gerekli bir işlev yürüten bütün dinler, ister istemez öteki dinlerle ve belki kendileriyle bile çelişir.  George Santayana



Michel De Montaigne Sözleri: (1533-1592)
Düşünmekten utanmıyorsan, söylemekten de utanma! Michel De Montaigne
Dünyanın en büyük cezaevi cahil insanın kafasının içidir ! Michel De Montaigne
Düşünce olmadan, geriye kalan her şey kör, sağır ve cansızdır.      Michel De Montaigne
Değiştirilemeyen bir düzen kötü bir düzendir. Michel De Montaigne
Bilim iyi olmasına iyi bir ilaçtır. Michel De Montaigne
Dünyaya geldiğimiz gün bir yandan yaşamaya, bir yandan ölmeye başlarız. Michel De Montaigne
Düşüncelerimizin en iyi aynası hayatlarımızın akışıdır.       Michel de Montaigne
Zekanın en çok görülen işaret ve belirtisi neşedir.     Michel de Montaigne
Doğada faydasızlığın kendisi de dahil, faydasız hiçbir şey yoktur. Michel De Montaigne
Issız yerlerde kendin için bir evren ol.      Michel de Montaigne
Doğanın istediği gibi düşün ve yaşa.   Michel de Montaigne
Yalnız kalınca sıkılır, ne yapacağımızı bilmez oluruz diye korkmamalıyız.     Michel de Montaigne
Bize yaşamayı hayat geçtikten sonra öğretiyorlar.    Michel de Montaigne
Adaletin olmadığı yerde ahlaktan bahsedilemez. Michel De Montaigne
Alışkanlıklarımızı saklayan o saçma örtüleri sıyırıp atmak gerekir aslında. Michel De Montaigne
Ah şu insanlar! Daha bir solucan yapamazken, nice nice ilahlar yarattılar!    Michel de Montaigne
Alışkanlık içimize sinsi girer. Önceleri kuzu gibi sevimlidir. Zamanla yerleşir, azılı ve amansız bir hal alır.    Michel de Montaigne
Alçakgönüllü yüreklerde yaşayan düşünceler, en yüksek düşüncelerdir.     Michel de Montaigne
Kimse kendi içine inmeye çalışmaz, bense kendi içimde yuvarlanıp duruyorum.       Michel de Montaigne
Gideceği limanı bilmeyen bir gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez. Michel De Montaigne
Erdemli olmayı göze al; bu yola gir; Irmak hiç durmadan akıp gidecektir.   Michel de Montaigne
Felsefe bizi başkaları için değil, kendimiz için; güçlü görünmek için değil, güçlü olmak için yetiştirir. Michel De Montaigne
Felsefeyi, çocuklar için ulaşılmaz, asık yüzlü ve belalı göstermek, büyük bir hatadır.    Michel de Montaigne
Kendine Dost olan bilsin ki...! Herkesle Dosttur...       Michel de Montaigne
Kişi ileride eziyet çekeceği için korkuyorsa, şu anda korkusundan eziyet çekmeye başlamış demektir.   Michel de Montaigne
Her insanda, insanlığın bütün hâlleri vardır. Michel De Montaigne
Bazen iyi bir öğüt, pahalı bir armağandan daha değerlidir.      Michel de Montaigne
Hayat kendiliğinden ne iyi, ne kötüdür; Ona iyiliği kötülüğü katan sizsiniz. Michel De Montaigne
Herkes kendisi için bir derstir; yeter ki; insan kendisini yakından görmesini bilsin.  Michel de Montaigne
Kalemlerimizi mürekkebe batırmakla yetinelim, kana batırmayalım.      Michel de Montaigne
Her zaman aklımızın ardı sıra gidelim, halkın takdiri de, canı isterse ardımızdan gelsin. Michel De Montaigne
Hiçbir şey öfke kadar insan düşüncesini. Michel De Montaigne
Halkı bir tek insan, bir tek insanı bütün halk gibi gör. Michel De Montaigne
Hedefi olmayan gemiye hiçbir rüzgar yardım edemez.       Michel de Montaigne
Bir devleti hiçbir şey yenilik kadar rahatsız etmez...      Michel de Montaigne
Bir başarı bin mazeretten üstündür.   Michel de Montaigne
Gün geçtikçe kendimden ayrılıyor ve uzaklaşıyorum. Michel De Montaigne
İyiliğin bilgisine sahip olmayana bütün diğer bilgiler zarar verir. Michel de Montaigne
Çatabilirsen önce fikirlerime çat; sonra bana. Michel de Montaigne
Zihinde ve bedende rahatlık olmadıkça, dösek rahat olmuş neye yarar.? Michel de Montaigne
Zihninizi kendinize saygı  gösterinceye kadar erdemli düşüncelerle doldurun.     Michel de Montaigne
Her şerefli insan, vicdanını yitirmektense şerefini yitirmeyi tercih eder.     Michel de Montaigne
Öbür dünyada bize vaat ettiğin zevkler, burada yaşanan zevklerse bunların kutsallığından söz edilemez. Michel de Montaigne
Az sonra değişebilirim .. yalnızca halim değil amacım da değişebilir. Michel de Montaigne
Akıllı insan, herkesten öğrenen insandır.     Michel de Montaigne
Acı çekmekten korkan biri zaten korktuğundan acı çekiyordur. Michel de Montaigne
Araştırmanız gereken, insanların sizin hakkınızda nasıl konuştuğu değil, sizin kendi hakkınızda nasıl konuştuğunuzdur. Michel de Montaigne
Acıyı acıyla gidermeyi sevmem. Michel de Montaigne
Mutluluk, uykuya benzer. Eğer kendiliğinden gelmezse, zorla getirilmesi imkansızdır.     Michel de Montaigne
Mutluluk varacağınız bir istasyon değil; bir yolculuk biçimidir.    Michel de Montaigne
Bir adamın nasıl olduğunu görmeden mutlu yaşam üzerine fikir yürütmemeli.     Michel de Montaigne
Doğanın yasaları bizim yaptıklarımızdan her zaman daha akıllıcadır.      Michel de Montaigne
Dünyanın en yüksek tahtına bile çıksak yine kendi kıçımızın üzerine oturuyoruz.    Michel de Montaigne
Ben durmadan kendimi düzenliyorum çünkü durmadan anlatıyorum. Michel De Montaigne
Bilmeyi istemekten daha doğal bir istek yoktur. Michel De Montaigne
Bilgeliğin en açık görüntüsü sürekli bir sevinçtir.  Michel de Montaigne
Bütün umudum kendimde.     Michel de Montaigne
Başkalarına olduğu kadar kendimize de yabancıyız. Michel De Montaigne
Başına dolu yağan, dünyanın dört bucağını fırtına içinde sanır.   Michel de Montaigne
Bazen kendi kendine konuşmak, bir insanla konuşmaktan daha iyidir. Michel De Montaigne
Başkalarının bilgisiyle bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz. Michel De Montaigne
Yaşlanmanın, yüzümüzden çok, aklımızda kırışıklıklar meydana getireceğinden korkarım.  Michel de Montaigne
YaInızIık, bedenin değil düşün kimsesiz kalmasıyla başlar.  Michel de Montaigne
İnsanın imkan varsa karısı, çocuğu, parası, hele sağlığı olmalı; ama mutluluğunu yalnız bunlara bağlamamalı. Michel de Montaigne
Bir kapıyı itmeden açık olup olmadığını anlayamazsın. Michel De Montaigne
Bir şeyi ezberlemek, bilmek demek değildir.    Michel De Montaigne
Bütün günler ölüme doğru gider; son gün varır. Michel De Montaigne
Bizi mutlu eden, bir şeyin sahibi olmak değil, tadına varmaktır. Michel de Montaigne
Bir amaca bağlanmayan kişi yolunu kaybeder. Çünkü her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktır. Michel De Montaigne
Bir gün hepimiz ölümü tadacağız. Michel De Montaigne
Bir aileyi idare etmek, bir devleti idare etmekten daha kolay değildir.    Michel de Montaigne
Ben kitaplarımı değil, kitaplarım beni ortaya çıkarmıştır. Michel De Montaigne
Beklemeye tahammülü olmayan hiçbir yolculuğa çıkmasın.      Michel de Montaigne
Eğer vicdan temiz değilse, içine döktüğünüz her şey ekşir.     Michel de Montaigne
En az bilinen şeye inanıldığı kadar başka hiçbir şeye bu denli sıkıca inanılmaz. Michel de Montaigne
En fazla korktuğum şey korkunun kendisidir. Michel de Montaigne
Eğitim görmüş halkı bir yöne sevk etmek kolay, sürüklemek güçtür, idare etmek kolay, köleleştirmek imkansızdır. Michel de Montaigne
Eğitimin insanı bozmaması yetmez, daha iyiden yana değiştirmesi gerekir. Michel de Montaigne
Eğitim görmekle amacımız, daha iyi ve daha akıllı bir insan olmaktır. Michel de Montaigne
En çok inandığımız şeyler, en az bildiklerimizdir. Michel de Montaigne
İçinde bulunduğu andan hoşnut olan kişi, geleceğe dair kaygıları reddeder. Anı yaşamanın gerekliliği bundandır. Michel de Montaigne
İnsanlar, inanıyor olduklarına kendilerini inandırırlar. Michel De Montaigne
İster sözle olsun, ister davranışla, zorbalığın her çeşidinden nefret ederim. Michel De Montaigne
Her insana kendi beğenisi yön verir.    Michel de Montaigne
İnsanın en kötü durumu, kendini bilmez ve yönetemez olduğu zamandır. Michel De Montaigne
İstediğiniz kadar yüksek sırıklar üzerine çıkın. Her koşulda kendi bacaklarınızla yürüyeceksiniz. Michel De Montaigne
Cimriliği yaratan yoksulluk değil, zenginliktir daha çok. Michel De Montaigne
İnsaoğlunun doğumuna ağlamalı, ölümüne değil.        Michel de Montaigne
İnsan düşünce ile görür ve işitir. Düşünce, her şeyden yararlanan her şeyi düzene sokan, başa geçip yönetendir. Michel De Montaigne
İnsan kötü şeyleri, bilmediği, beceremediği için değil, canı istemediği için yapmamalı. Michel de Montaigne
İnsanın doğuşunu görmekten herkes kaçar, ama ölümünü görmeğe hep koşa koşa gideriz. Michel de Montaigne
İnsanı öldürmek için gün ışığında, gelmiş meydanlar ararız, ama onu yaşatmak için karanlık köşelere gizleniriz.      Michel de Montaigne
İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler. Michel de Montaigne
Aslında insanlar seni hayal kırıklığına uğratmıyor. Sadece sen, yanlış insanlar üzerinde hayal kuruyorsun. Michel de Montaigne
İnsan sevincini büyüterek; üzüntüsünü küçülterek anlatmalı.    Michel de Montaigne
İnsan ya tam iyi olmalı ya tam hasta.     Michel de Montaigne
Günümüzde felsefeye hala gereksiz bir şeymiş gibi yaklaşılıyor; ama insanlar yanılıyorlar ve felsefenin gerekliliğinin farkında değiller.  Michel de Montaigne
İnsan, sürekli heves etmesi yüzünden kendine gerekli olanı bulamaz. Michel De Montaigne
İnsanlar en az anladıkları şeye en fazla inanma eğilimindedirler.    Michel de Montaigne
İnsan pek mecnundur. Bir sinek kurdunu nasıl yaratacağını bilmez, ama gider düzineyle Tanrı yaratır. Michel de Montaigne
İnsanlar her şeyi farklı gözler ve farklı düşüncelerle görürler. Fikir ayrılıklarının asıl nedeni budur.    Michel de Montaigne
Saldırganlık; kendine sonsuz bir güven ve inanç duyma biçiminde kendini gösteren o huzursuz edici insan kibri.    Michel de Montaigne
Ey Tanrı, beni ister kurtar, ister batır, ben dümenimi kırmadan dosdoğru gideceğim. Michel De Montaigne
Krallar ve filozoflar da sıçar; hatta kadınlar bile.   Michel de Montaigne
Uyurken elimizin, ayağımızın duyduğu acılar bizim değildir. Michel De Montaigne
Okullar bastırılmış gençliğin hapisaneleridir.. Michel De Montaigne
Olayları kontrol edemediğimde, kendimi kontrol ederim. Michel De Montaigne
Ölümün bizi nerede beklediği belli degil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim. Michel De Montaigne
Öfke saklamaya gelmez, büsbütün içimize işler. Michel De Montaigne
Özgürlüğüme öyle düşkünüm ki,  koca Hindistan’ın bir köşesini bana yasak etseler dünyanın tadı kaçar.      Michel de Montaigne
Öldürmek, hırsızlık yapmak ya da ihanet etmek gibi sözcükleri rahatlıkla kullanmaktan korkmuyoruz ama üreme organlarımızın adlarını ancak fısıldayarak söylüyoruz.   Michel de Montaigne
Konuşulacak yerde susmak kendini hiç etmektir.     Michel de Montaigne
Kral da, dilenci de aynı iştahla acıkırlar.     Michel De Montaigne
Zaman, en kötü günü bile bitirir.     Michel de Montaigne
Kanımca kitaplar, insanın hayat yolculuğunda yanına alabileceği en iyi besinlerdir.     Michel de Montaigne
Tatsız düşüncelerden kurtulmak için tek yapmam gereken kitaplara başvurmak.    Michel de Montaigne
Kötülük yapan, kötülüğün daha beterini görür. Örneğin; arı insana iğnesini batırır ve canını yakar. Sonra ise ölüp gider. Michel De Montaigne
Okumak beni çekildiğim bu inzivada avutuyor; hem aylaklığın ağırlığından hem de sohbetleriyle canımı sıkan misafirlerden kurtarıyor. Michel de Montaigne
Cinsel gerçeğin erkenden öğretilmesi daha iffetli ve daha verimli olmasını sağlar, yoksa herkes onu hayal gücünün keyfine ve ateşine göre bulmaya kalkar.     Michel de Montaigne
İhtiyarlık gelince olgun yaş ölür gider, gençlik olgun yaşta biter, çocukluk gençlikte, ilk yaş çocuklukta, kaldı ki dünkü gün bugün ölmüştür, bugün de yarın ölmüş olacak.    Michel de Montaigne
Mademki asıl felsefe bize yaşamayı öğreten felsefedir ve mademki çocuğun da öbür yaştakiler gibi, ondan alacak olduğu dersler vardır, niçin çocuğa felsefe öğretilemezmiş.    Michel de Montaigne
Kendimize, tümüyle bizim olan, başkalarının giremeyeceği, gerçek özgürlüğümüzü oluşturacağımız, tam anlamıyla inzivaya çekilip yalnız kalabileceğimiz küçük bir arka oda ayırmalıyız.     Michel de Montaigne
Kendi kendimizle her gün baş başa verip dertleşmeliyiz; karımız, çocuğumuz, servetimiz, adamlarımız yokmuş gibi konuşup gülmeliyiz. Öyle ki, hepsini yitirmek felaketine uğrayınca onlarsız yaşamak bizim için yeni bir şey olmasın.      Michel de Montaigne
Kendini olduğundan az göstermek, alçakgönüllülük değil, budalalıktır; kendine değerinden az paha biçmek korkaklıktır, pısırıklıktır. Kendini olduğundan fazla göstermek de, çoğu kez gururdan değil budalalıktandır.    Michel de Montaigne
Bizim işimiz kitap doldurmak değil, ahlakımızı yapmaktır; savaşmak ülke kazanmak değil, yaşayışımıza dirlik düzenlik getirmektir; En büyük en onurlu eserimiz doğru dürüst yaşamaktır. Geri kalan her şey, başa geçmek, para yapmak, binalar kurmak, nihayet ufak tefek eklentiler, yollardır.   Michel de Montaigne
Ölümle yüzleşmek özgürlükle yüzleşmektir. Ölmeyi öğrenen kölelikten azat olur. Ölümün kötü bir şey olmadığını anlayanlar için hayata hiçbir kötü şey yoktur. Ölümü tanımak, bizi her türlü bağımlılıktan ve baskıdan kurtarır.  Michel de Montaigne
Benim bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır… İnsanlar hiçbir şeyimi almazlarsa, - Bana çok şey vermiş olurlar.. Hiçbir kötülük etmezlerse, - Yeterince iyilik yapmış sayılırlar..     Michel de Montaigne
Tutarsızlık, tereddüt, şüphe, acı, batıl inanç, gelecekte hatta öldükten sonra bile neler yaşayacağımıza ilişkin kaygılar, hırs, açgözlülük, kıskançlık, çekememezlik, azgınlık; delice, iflah olmaz arzular, savaş, yalanlar, sadakatsizlik, dedikodu, merak.. Biz insanlar bunlarla donatılmışız. Vasat düzeydeki tutarsız mantığımızla, öğrenme ve yargılama kapasitemizle övünüp duruyoruz; oysa ne gariptir ki bunlar karşılığında ödediğimiz bedel haddinden fazla... Michel de Montaigne

Deniz Gezmiş Sözleri: (1947-1972)

Biz şahsi hiçbir çıkar gözetmeden, halkımızın bağımsızlığı ve mutluluğu için savaştık! Deniz Gezmiş
Ve ben 24 yasındayken kendimi Türkiye'nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum. Deniz Gezmiş
Burada ölen yanlızca bedenimdir; ki zaten ölümlüydü, ölecekti ama düşüncemi ÖLDÜREMEYECEKSİNİZ...!!! Deniz Gezmiş
Bu memlekette Mustafa Kemal'e gerçekten sahip çıkanlar varsa, onlar da bizleriz. Deniz Gezmiş
İnsanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler… Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde, fazla şeyler yapabilmektir. Deniz Gezmiş
Bizim düşmanımız Amerikan emperyalizmi ve yerli işbirlikçileridir. Deniz Gezmiş
Beni boynumdan değil Ayaklarımdan asın. Çünkü arkamdan gelenler olacak! Deniz Gezmiş
Ben Amerikan emperyalizmine, sovyet revizyonizmine, romen soytarılığına, bulgar dalkavukluğuna karşı bir Türk devrimcisiyim. Deniz Gezmiş
Birinci suçumuz iddia makamına göre hayatımızı boşu boşuna Türkiye'nin bağımsızlığına adamış olmamızdır. Deniz Gezmiş
Vatan, onu parsel parsel satanların değil; Uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır. Deniz Gezmiş
Ben silahımı halka ve orduya karşı kullanmadım, ancak vatan hainlerine karşı kullanmak maksadıyla taşıdım…Deniz Gezmiş
Vatan için uykularınız kaçıyorsa, devrim başlamış demektir. Deniz Gezmiş
Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır. Deniz Gezmiş
Umut mu? Umut her zaman var. Umutsuzluk diye bir şey yok. Deniz Gezmiş
Talan ettiğiniz bu vatan esaretinizden mutlaka kurtulacaktır. Deniz Gezmiş
Milyon metrekare vatan toprağı işgal altındayken mili bütünlüğü bozmakla suçlanıyoruz.  Deniz Gezmiş
Karakollarda işkence gören bizler olduk. Meydanlarda kurşunlanan yine bizler olduk. Bakanların emriyle hapishanelere atılan bizler olduk. Buna rağmen kişi güvenliğini bozan olmakla itham ediliyoruz. Deniz Gezmiş
Son anda, yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadım. Deniz Gezmiş
Sen bir kulsun, kul olarak kalacaksın. (Kayseri valisine) Deniz Gezmiş
Her ölen, bir kişilik ölümünü olmuş. (Vietnam'da ölenler için) Deniz Gezmiş
Sana yüklediğim anlamları senmişsin gibi düşünme, Aldanırsın! O anlamlarla sadece bende varsın. Ben seviyorsam sen bahanesin. Deniz Gezmiş
Eğer vatan zenginin gezdiği, fakirin yattığı yerse vatan sağ olmasın. Deniz Gezmiş
Eğme ana sakın başını ve onlara şöyle söyle ; Sokakları tutuşturdu benim oğlum, karanlıklar aydınlansın diye! Deniz Gezmiş
3 polis beni alıp götürdüğünde anladım 3 yanlışın 1 doğruyu götürdüğünü. Deniz Gezmiş
Öyle her zamanki gibi, eyleme gidiş tavrımla gideceğim darağacına. Sonra demli güzel bir çay içeceğim. Deniz Gezmiş
Önemli olan çok yaşamak değil. Yaşadığın süre içerisinde çok şey yapabilmektir. Deniz Gezmiş
Profesyonel devrimci bugünün Türkiye'sinde kendini hayatı boyunca Türkiye'nin bağımsızlığına adayan kimsedir. Deniz Gezmiş
Korkaklar ecelleri gelmeden birkaç kez ölürler, cesurlar ise ölümü sadece bir kez tadarlar.  Deniz Gezmiş
Esirgemem sözümü çıkıp gelse de ölüm, geri götüremez adımlarımı ve yıldıramaz hiçbirsey, gülüm. Deniz Gezmiş
103 tane Amerikan üssünün bulunduğu ülkede, bizim milli bütünlüğü bozmak istemekle itham edilmemiz gülünçtür. Deniz Gezmiş
Emperyalizme, ağalığa karşı nerde mücadele varsa benim devrimci olarak görevim orda olmaktır! Deniz Gezmiş
Bak dostum, şu gördüğün arkadaşların hepsi de idam edilecek belki. Hepsi de idamla yargılanıyor, biliyorsun. Bu koğuştakilerin yaş ortalaması 21 falan. Gencecik çocuklar. Görüyorsun şarkı söylüyorlar. Korkuları yok. samimiyetleri var. samimi adam güçlüdür, korkmaz. Deniz Gezmiş
Biz hiçbir zaman bütün çabamıza rağmen Türkiye'nin bağımsızlığını temin edemedik. Bugüne kadar da bu özlem içinde kaldık. Deniz Gezmiş
Biz stratejik olarak düşüncemizi hiçbir zaman saklamayız. Hangi şartlar altında olursak olalım, bunu açıkça söyleriz. Düşüncelerimizi mezara kadar götürürüz. Nasıl burada namluların ve dipçiklerin gölgesi altında konuşuyorsak, düşüncemizi herzaman açıkça ifade ederiz. Tarih evvelce bunu yapanları nasıl temize çıkarmışsa bizi de temize çıkartacaktır, buna da inanıyoruz. Deniz Gezmiş
Fikir özgürlüğünü ve anayasayı paravan yapanlar, önceleri Atatürkçü geçinirken, onun fikir ve şahsiyetinide küçük görmeye başladılar. Deniz Gezmiş
Yenilmişsem
Elim kolum bağlı
Boynumda yağlı ip
Gelip dayanmışsam
darağacına
Dudaklarımda yarın
Gözlerim yarınlarda
Unutmak mı gerek seni?
Kapılar kapalı
Tutulmuşsa gece
kapkara yollar
Sıcacık bir sevgi
sunmayacak mıyım
insanlara?
Bakmayacak mıyım yarınlara
Seslenmeyecek miyim
insanlara? Deniz Gezmiş
Türkiye'nin bağımsızlığından başka birşey istemedik ve hayatımızı bu yola koyduk. Varlığımızı Türkiye adına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir. Deniz Gezmiş
Anayasa'yı en fazla savunanlar bizleriz. Anayasa'yı ihlal edenlerse ortadadır. Anayasa'nın uygulanmasını isteyen gene bizleriz. Anayasa'yı uygulamayan yavuz kimselerse hâlâ ortadadır.  Deniz Gezmiş
Ve tarih bir gün benim haklı olduğumu yazacaktır. Benim öğrenci olaylarına katılmama kimse mani olamaz. Öğrenci olarak değil devrimci olarak mücadele ediyorum. Deniz Gezmiş
Mustafa Kemal sağ olsaydı çok şaşırırdı. Hareketimiz tamamen anayasal bir harekettir. Anayasamızın başlangıç ilkesinde belirtilen ulusun zulme karşı direnme hakkını kullandık. Bu sebeble anayasal bir davranışta bulunduk. Deniz Gezmiş
Yalnız biz varlığımızı hiçbir karşılık beklemeden esasen Türk halkına armağan etmiş bulunuyoruz ve Türk halkı ve devletin bağımsızlığına armağan etmiş bulunmaktayız. Bu sebeple ölümden çekinmiyoruz. Deniz Gezmiş
Parkamı, botlarımı çıkarmayacağım. Ölüm gömleğini giydirecekler, giymeyeceğim. Traş olmayacağım. Bir sigara yakacağım, üstüne demli bir çay içeceğim. Deniz Gezmiş

Robert Green Ingersoll Sözleri: (1833-1899)

Dinsizler, tarihin her çağında insan hakları için savaştı, ve her zaman özgürlüğün ve adaletin korkusuz avukatı oldular. Robert Ingersoll
Bu dünyada pek de iyi bir iş başaramadığı ortada olan bir Tanrı'nın öbür dünyasına neden güvenmemiz gerektiğini anlayamıyorum. Robert İngersoll
Çağlar boyunca, güçlü zayıfı ezdi; kurnaz ve kalpsiz, aptal ve masum olanları tuzağa düşürdü ve köleleştirdi, ve insanlık tarihinde, hiçbir yerde, hiçbir tanrı ezilenlerin yardımına koşmadı.  Robert Ingersoll
İncilin etkisi okuyan kişinin cahilliği ile doğru orantılıdır. Robert Ingersoll
Mizah duygusuna sahip hiç kimse bir din yaratmamıştır. Robert Ingersoll
İnsanlar gökte bir diktatöre taparken dünyada çok az özgürlük olabilir. Robert Ingersoll
Tanrı'yı sevenler kendi türdeşleriyle her zaman dost olmayabilir. Robert Ingersoll
Yardım eden el, dua eden dudaktan yeğdir. Robert İngersoll
Bu benim inancım: Mutluluk tek iyilik; akıl tek meşale; adalet tek ibadet, insanlık tek din ve sevgi tek rahip. Robert Ingersoll
Bugün bir insan, Eski Ahit'in öğretilerini uygulamaya kalksa suçlu olur; Yeni Ahit'in öğretilerine sıkı sıkıya bağlı olursa da akıl hastası. Robert Ingersoll
Kutsal kitapların etkisi okuyan kişinin cahilliğiyle doğru orantılıdır! Robert Ingersoll
Gerçek uygarlık, herkesin diğerine kendisi için istediği her hakkı vermesidir. Robert Ingersoll
Ne kadar yanlışı ortadan kaldırırsak doğrular için o kadar yer olacaktır. Robert Ingersoll
Cesaretin en büyük denemesi, mağlubiyeti üzülmeden kabul etmektir. Robert Green İngersoll
Dünyada şu an adem ve havva hikayesine inanan zeki bir erkek veya kadın kaldı mı? Eğer ona inanan birini bulursanız kafasına hafifçe vurarak tıklatın ve bir yankı duyacaksınız. Kiralık boş bir oda var. Robert Ingersoll
Büyük Angelo'nun, kilise süslemelerini yaparken sandalet giyen bir melek tasvir ettiği söylenir. Resme bakan kardinalse, "Sandalet giyen melek nerede görülmüş?" der. Angelo da soruya soruyla karşılık verir: "Çıplak ayaklı melek görülmüş mü ki?" Robert Ingersoll
İnsanlar ırk veya renk gibi tesadüfi sebeplerle üstün olmazlar. En iyi vicdanı, en iyi aklı olanlar üstündür. Üstün insan yerdekine eğilerek ayakta durur ve onu kaldırarak yükselir. Robert Ingersoll
Korku beyni felce uğratır. İlerleme cesaretten doğar. Korku inanır, cesaret şüphe eder. Korku yere düşer ve dua eder. Cesaret ayakta durur ve düşünür. Korku kaçar, cesaret ilerler. Korku barbarlıktır, cesaret uygarlık. Korku tanrılara, şeytanlara, ruhlara inanır. Korku dindir. Cesaret bilim.  Robert Ingersoll
Sekülerizmde gizem, maskaralık, rahipler, seremoniler, sahtelik, mucize ve cezalandırma yoktur. Kır zambaklarının nasıl büyüdüğüne kafa yorar, yarın için kaygılanır. Bütün dünyaya şunu söyler: Yiyebileceğinizi, içebileceğinizi ve giyinebileceğinizi unutmayın; zevk alabileceğinizi unutmayın; istemeyebileceğinizi unutmayın; verebileceğinizi ve asla ihtiyaç duymayabileceğinizi unutmayın. Robert Ingersoll
Bu yüzyıl Darwin'in yüzyılı olarak anılacak. O, bu gezegene gelmiş en büyük insanlardan birisidir. Hayat olgusuna din öğretmenlerinden çok daha fazla açıklık getirdi. Evrim öğretisi, en uyumlu olanın hayatta kalma öğretisi, türlerin kökeni öğretisi düşünen bütün zihinlerden Ortodoks Hıristiyanlıktan kalan son artıkları da temizledi. İncil'in, korkunun önderliğinde cahillikle yazılan bir kitap olduğunu belirtmekle kalmadı, bunu ispatladı da. Robert Ingersoll
Tanrı'nın, erdemli insanları ödüllendireceğine ve günahkarları cezalandıracağına dair eski öğreti akıllardan yavaş yavaş siliniyor. Kötü insanlardan bazılarının, herkesin başarı dediği şeye sahip olduğunu biliyoruz. İyi insanlardan bazılarının da başarısızlık hasırında uzandığını görüyoruz. Hırsızların ziyafetlerde, dürüstlerin de aç olduğunu biliyoruz. Erdemlilerin genelde çaputlara sarılı olduğunu, oysa ahlaksızların her türlü rahatlığa sahip olduğunu biliyoruz. Robert Ingersoll
Doğada ne ödül ne de ceza vardır, yalnızca sonuçlar. Evet, bir insan Tanrı'nın, köleliği desteklediğine; kadınları ve çocukları öldürmeleri için askerleri komuta ettiğine; çokeşliliğe inandığına; sırf onun takdirinde diye zulmettiğine; sonsuza kadar cezalandırdığına ve inançsızlardan nefret ettiğine gerçekten inanıyorsa, bunun benim algıma etkisi kötü olacak. Robert Ingersoll
Çağlardan beri, bir tarafta aklın ve düşüncenin izinde birkaç cesur insan ve diğer tarafta cahil büyük bir dindar kitle arasında ölümcül bir çatışma devam ediyor. Bu, bilim ve imanın savaşı. Çok az insan mantığa, onura, adalete, özgürlüğe, bilinene ve bu dünyadaki mutluluğa; bir çoğu önyargıya, korkuya, mucizelere, köleliğe, bilinmeyene ve ölümden sonraki sefalete güvendi. Çok az kişi "Düşün", bir çok kişi "Diz çök ve iman et!" dedi. İlk şüphe ilerlemenin beşiği oldu, ve bu ilk şüpheden, insan ilerlemeye başladı. Robert Ingersoll
Eğer kötülükler yok edilecekse, biz yok etmeliyiz. Eğer köleler serbest bırakılacaksa, bize serbest bırakmalıyız. Eğer yeni gerçekler keşfedilecekse, biz keşfetmeliyiz. Eğer elbisesizler giydirilecekse; açlar doyurulacaksa, adalet yerini bulacaksa; işçilik ödüllendirilecekse; batıl akıldan kovulacaksa; korunmasızlar korunacaksa ve sonunda doğruluk zafer kazanacaksa bunların hepsi insanların eseri olmalı. Geleceğin büyük zaferleri insanlık tarafından kazanılmalı ve sadece insanlık tarafından kazanılmalı. Robert Ingersoll

Karl Marx Sözleri: (1818 -1883)
Eğer sevgi üretmiyorsa yüreğiniz, başarılı bir üretici değilsiniz. Karl Marx
Başka bir ulusu ezen ulus, özgür olamaz. Karl Marx
Her şey göründüğü gibi olsaydı bilime gerek kalmazdı. Karl Marx
Bir kimsenin özgür olarak gelişmesi, herkesin özgür olarak gelişmesinin şartıdır. Karl Marx
Özgürlüklerin şu ya da bu biçimine karşı olanlar, bütün özgürlüklere karşıdırlar.     Karl Marx
Emek kara tende ezildiği sürece, Beyaz tende asla özgür olamaz.     Karl Marx
Emek, bütün zenginliklerin ve kültürün kaynağıdır.  Karl Marx
Tüm ölü kuşakların geleneği, yaşayanların beyinlerine tüm ağırlığı ile çöker.     Karl Marx
Özel mülkiyetin egemen olduğu yerde, insanların ilişkisi ve kadın erkek ilişkisi bir ticarete dönüşür.     Karl Marx
Tarihin tekerleği hep ileriye ve iyiye doğru döner. Karl Marx
İşe yaramaz şeylerin çok üretimi, işe yaramaz insanların da çok olmasıyla sonuçlanır. Karl Marx
Şeylerin dünyasının değer kazanması ile insanların dünyasının değer kaybetmesi doğru orantılıdır..   Karl Marx
Cehalet, ayrıcalıklı sınıfın ustaca kullandığı bir silahtir. Karl Marx
Özgürlük; köleler için değil, köle olduğunu bilenler içindir. Karl Marx
İnsanların gerçek mutlulukları için aldatıcı bir mutluluk kaynağı olan dinin ortadan kaldırılması şarttır. Karl Marx
Celladını, kurtarıcısı olarak gören bir toplum, kasabın bıçağını yalayan aptal danaya benzer…
Karl Marx
Sevgiyi ancak sevgiyle, güveni ancak güvenle değiş tokuş edebilirsiniz.    Karl Marx
Din gerçek sefaletin ifadesi, gerçek sefalete karşı protesto, ezilen yaratıkların iç geçirmesi, kalpsiz bir dünyanın duygusu, ruhsuz koşulların ruhu… İnsanların afyonudur. Karl Marx
Filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.
Karl Marx
Kitaplarım, onları yazarken içtiğim tütünün bile parasını karşılamadı. Karl Marx
Bilmek, 'sağlıklı insan aklı' ile algılanan gerçeklerin hiç de güvenilir olmadığını anlamakla başlar...   Karl Marx
İnsanoğlu önüne çıkan sorunlara çözüm arar. Karl Marx
Şiddet, tarihin ebesidir.    Karl Marx
Sınıfların determinantları mülkiyettir.     Karl Marx
Sahip olduklarınız ne kadar çoksa, siz o kadar azsınız.    Karl Marx
Her şeyi sorgulayın.       Karl Marx
Görünen, gerçek olsaydı bilime gerek kalmazdı. Karl Marx
Din kitlelerin afyonudur.    Karl Marx
Tarihi yönlendiren üç şey; ekonomi, şiddet ve aptallıktır.    Karl Marx
Tarih kendini tekrarlar, ilk trajedi, sonra güldürü şeklinde.    Karl Marx
Tarihte ne olmuşsa başka türlüsü olmayacağı için öyle olmuştur. Karl Marx
Toplumsal reformlar; asla güçlünün zayıflığından ötürü değil, her zaman zayıfın gücünden ötürü gerçekleşir. Karl Marx
Toplumlar üstesinden gelemeyecekleri sorunları gündeme getirmezler. Karl Marx
Toplumun kalabalıkları ve onlar gibi düşünenler benim kitabımı okumasınlar; hem ben, ona hiç el sürmemelerini alışkanlıklarına uyarak eserimi yanlış anlamalarına yeğ tutarım. Karl Marx
Her devrim eski toplumu dağıtır. Bu nedenle toplumsaldır. Her devrim eski iktidarı devirir. Bu nedenle siyasaldır.    Karl Marx
Teknoloji insanın doğayla uğraşma biçimini, hayatını sürdürebilmesi için gerekli olan üretim sürecini gösterir; ve böylece sosyal ilişkilerinin oluşum biçimini ve bunlardan kaynaklanan düşünsel kavramları açığa vurur.      Karl Marx
Kitapları yalayıp yutmaya mahkum bir makineyim ben.     Karl Marx
Lanetlenmeyi göze almayan bir insan hiçbir şey yapamaz. Karl Marx
Kapitalizm gölgesini satamadığı ağacı keser. Karl Marx
Kapitalistleri İktidarda Tutan Sihir İşçiler Arasındaki Bölünmedir.    Karl Marx
Kapitalist üretimin en büyük engeli, sermayenin ta kendisidir. Karl Marx
Kapitalizm zorunlu olarak sosyalizme yol açmaz; acımasızca barbarlığa da yol açabilir.     Karl Marx
Kapitalizm insan ile insan arasında kupkuru çıkar dışında, duygusuz ‘nakit ödeme’ dışında hiçbir bağ bırakmamıştır. Dindar esrikliğin kutsal ürpertilerini de, şövalyece ulvî heyecanları da bencil hesapçılığın buz gibi suyunda boğmuştur. Kişisel saygınlığı değişim değerine indirgemiş, özgürlüklerin tümünün yerine tek bir özgürlüğü, vicdansız ticaret özgürlüğünü koymuştur.    Karl Marx
Katı olan her şey buharlaşıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve en sonunda insanlar yaşamın gerçek koşullarıyla ve diğer insanlarla ilişkileriyle yüzleşmeye zorlanıyor. Modern burjuva toplumu, böylesine kudretli üretim ve mübadele araçlarının bir araya getirmiş olan bu toplum, yer altı güçlerini kontrol edemez bir büyücüye benziyor. Karl Marx
Kadının, erkeğin egemenliğinden kurtuluş derecesi, özgürlüğün en temel göstergesidir. Karl Marx
Kadının esaret altında tutulduğu bir toplumda, hiç kimse erkek kadar ağır bir biçimde cezalandırılmamıştır.     Karl Marx
Kendini ne kadar azaltırsan o kadar çoğa sahip olursun; çünkü kendine has yaşamın ifadesi ile dış dünyanın ifadesi ters orantılıdır. Karl Marx
Ve onların mülksüzleştirilmesinin öyküsü, insanlık tarihine kandan ve ateşten harflerle yazılmıştır.     Karl Marx
Eğer dış görünüş ve şeylerin özü aynı olsaydı, o zaman bilime gerek kalmazdı. Karl Marx
Yaşamı belirleyen bilinç değil, ama bilinci belirleyen yaşamdır. Karl Marx
Madem ki insanı biçimlendiren yaşadığı koşullar; koşullar en insanı şekilde biçimlenmelidir.
Karl Marx
Mülkiyetin ilk biçimi, kadın ve çocukların, kocanın kölesi olduğu ailede yatar.     Karl Marx
Metalar dünyası büyüdükçe insanlar dünyası küçülür. Karl Marx
Modern sanayi işçiliği, sermayenin boynuna geçirdiği bu modern boyunduruk, proleterin üstünden her çeşit ulusal karakteri sıyırıp atmıştır...    Karl Marx
Anlatılan senin hikayendir. Karl Marx
Aşacağımız son kapitalist,muhtemelen bize asma halatını satan kişi olacaktır. Karl Marx
Aslında din henüz kendini bulamamış ya da kendini sonradan yitirmiş insanın saplantısıdır.    
Karl Marx
Açıklanması gereken ya da tarihi bir sürecin sonucu olan şey, canlı ve etkin insanın doğa ile metabolik alışverişinin ve dolayısıyla doğayı mülk edinişinin doğal, inorganik koşullarıyla birliği değil, etkin insanla bu insanın varoluşunun koşullarının birbirinden ayrılmasıdır; ve bu ayrılış tam anlamıyla ilk kez ücretli emekle sermayenin ilişkisinde kendisini ortaya koymuştur. Karl Marx
Cimri aklını kaçırmış bir kapitalisttir, kapitalist ise aklı başında bir cimri. Karl Marx
Dünyayı anlamak yetmez, onu değiştirmek gerekir. Karl Marx
Dünyadaki her şey hareket halindedir... Yaşam değişir, üretici güçler büyür,  eski ilişkiler çöker.    
Karl Marx
Dünyanın kurtuluşu sosyalizmdedir. Karl Marx
Dünyanın bütün işçileri, birleşin! Zincirlerinizden başka kaybedeceğiniz birşeyiniz yok! Karl Marx
Dağınık olan sistem değil, sistemin çarkları haline dönüşmeye meyıllı olan insan aklı. Karl Marx
Din, bunalmiş mahlukun iç çekişi, merhametsiz bir dünyanın ruhu ve aynı zamanda akılsız bir çağın aklıdır. Din halkın afyonudur. Karl Marx
İşe fiilen başlar başlamaz, artık, emeği onun olmaktan çıkmıştır ve bunun için de bu emeğin şimdi işçi tarafından satılması sözkonusu olamaz. Karl Marx
İşçilerin zincirlerinden başka kaybedecekleri şeyleri yok, kazanacakları bir dünya var. Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!      Karl Marx
İşçi sınıfının kurtuluşu kendi eseri olacaktır.    Karl Marx
İşçi sınıfının vatanı yoktur!     Karl Marx
Fikir,çıkardan ayrı tutulduğu her zaman içler acısı bir başarısızlığa uğramıştır. Karl Marx
Görünen, gerçek olsaydı bilime gerek kalmazdı. Karl Marx
Birkaç yılda bir, sömürülenler, sömürücülerden hangilerinin kendilerini temsil edeceğini ve sömüreceğini seçerler.    Karl Marx
İnsan doğaya ne kadar yabancılaşırsa o kadar toplumsallaşır, ne kadar toplumsallaşırsa da o kadar kendine yabancılaşır. Karl Marx
İnsan gelişmesinin alanı zamandır. Karl Marx
İnsanlar düşündükleri gibi yaşamazlar, yaşadıkları gibi düşünürler.    Karl Marx
İnsan, ne üretirse ona yabancılaşır.     Karl Marx
İnsan kalmanın tek yolu, insanlık dışı bu sisteme karşı savaşmaktır.      Karl Marx
İnsanlık tarihi bir mücadeledir ama ırklar ya da bireyler değil, sınıflar arasında. Karl Marx
İnsanların aldatıcı mutluluğu olarak dinin kaldırılması, onların gerçek mutluluklarını talep etmektir. Karl Marx
İnsanlık tarihi, sınıf çelişkisinden ibarettir.      Karl Marx
İnsanı insan yapan dış dünyayı değiştirmesi değil, dış dünyayı değiştirirken kendini de değiştirmesidir.     Karl Marx
İnsanların maddi yaşam koşullarını belirleyen onların bilinçleri değildir, bu maddi koşullar onların bilinçlerini belirler. Karl Marx
İnsanların varlığını belirleyen onların bilinçleri değildir; tersine insanların bilinçlerini belirleyen onların varlıklarıdır. Karl Marx
İnsan ancak toplum içinde bireye dönüşebilen bir hayvandır. Karl Marx
İnsanlar tarihlerini kendileri yaparlar, ama onu serbestçe kendi seçtikleri parçaları bir araya getirerek değil, dolaysızca önlerinde buldukları, geçmişten devreden verili koşullarda yaparlar. Tüm göçüp gitmiş kuşakların oluşturduğu gelenek, yaşayanların beyinlerine bir kabus gibi çöker. Karl Marx
Sanattan zevk almak istiyorsam, bu yönde gelişmiş bir insan olmam gerekir. Eğer başka insanları etkilemek istiyorsam, gerçekten de onlar üzerinde etkili olabilecek,onları canlandırıp, harekete geçirecek güçlere sahip olmak zorundayım. Karl Marx
Karşılığında sevgi uyandırmadan seviyorsanız, yani sevgi olarak sevginiz karşılıklı sevgi yaratmıyorsa; seven bir kişi olarak dışavurumunuzla kendinizi sevilen bir kişi yapamıyorsanız, sevginiz güçsüzdür, bu bir talihsizliktir. Karl Marx
Yalnız yaşayanlardan değil, ölülerden de çekeceğimiz var. Karl Marx
Radikal olmak, şeyleri kökünden kavramak demektir. Fakat insan için kök, insanın kendisidir.
Karl Marx
Reform, gerçek anlamda teorik bir anlam taşır. İlericilik, önceki zamanlarda rahibin beyninde başladığı gibi, şu anda da bir filozofun beyninde başlamalıdır. Karl Marx
Yoksulluğu azaltmadan zenginliği arttıran ve suç işleme bakımından,sayılardan daha hızlı artış gösteren bir toplumsal sistemin özünde çürümüş birşeylerin olması gerekir. Karl Marx
Hadi oradan. Son sözler yeterince doğru söz söylememiş aptallar içindir. Karl Marx
Her toplumsal çağın, büyük adamlara gereksinmesi vardır ve eğer onları bulamazsa, kendisi yaratır, icat eder.      Karl Marx
Herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacı kadar!     Karl Marx
Hayvan olmak istiyorsan olabilirsin elbette. Bunun için insanlığın acılarına sırt çevirmen. Ve yalnız kendi postuna özen göstermen yeterlidir. Karl Marx
Halkın hayali mutluluğu olan dinin ortadan kaldırılmasını istemek, halkın gerçek mutluluğunu istemektir. Karl Marx
Proleterlerin, zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok! Ama kazanacakları bir dünya var!      Karl Marx
Ne kadar azsan, yaşamını ne kadar az görkemli kurmuşsan o kadar çoksun demektir ve görkemli yaşamın da o denli büyüktür. Karl Marx
Ne kadar az yer, içer, kitap okursan, tiyatroya, dansa, meyhaneye ne kadar az gidersen, ne kadar az düşünür, sever, kuram yaratır, şarkı söyler, resim ve eskrim yaparsan, o kadar fazla sermaye bir biriktirirsin; mezar böceklerinin ve toprağın yok edemeyeceği hazinen o kadar büyür. Kendin ne kadar azalırsan o kadar çoğa sahip olursun; kendi öz hayatını dile getirmenle dışsallaşmış hayatını dile getirmen ters orantılıdır; yabancılaşmış varlığın gitgide büyür.  Karl Marx
Cehenneme giden yollar iyi niyet taşlarıyla döşelidir. Karl Marx
Birkaç yılda bir, sömürülenler, sömürücülerden hangilerinin kendilerini temsil edeceğini ve sömüreceğini seçerler.       Karl Marx
Bireyler ancak bir başka sınıfa karşı ortak mücadele yürüttüklerinde bir sınıf oluştururlar, bunun dışında bir rekabet ortamında düşmanca karşı karşıya gelirler.     Karl Marx
Katı olan her şey buharlaşıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve en sonunda insanlar yaşamın gerçek koşullarıyla ve diğer insanlarla ilişkileriyle yüzleşmeye zorlanıyor. Modern burjuva toplumu, böylesine kudretli üretim ve mübadele araçlarının bir araya getirmiş olan bu toplum, yer altı güçlerini kontrol edemez bir büyücüye benziyor. Karl Marx
Dağınık olan sistem değil, sistemin çarkları haline dönüşmeye meyıllı olan insan aklı. Karl Marx
'Emek' yakın doğası itibarıyla özgür olmayan, insani olmayan, toplumsal olmayandır, özel mülkiyetin tabi kıldığı ve özel mülkiyeti yaratandır."      Karl Marx
Özel mülkiyet bizi öylesine aptal ve tek yanlı hale getirdi ki, bir nesnenin, ancak bizim için bir sermaye olarak varolduğunda, ya da ona doğrudan sahip olduğumuzda, yediğimizde, içtiğimizde, giydiğimizde, içinde yaşadığımızda vs. Kısaca onu kullandığımızda onun bizim olduğunu düşünürüz.       Karl Marx
Bülbülleri körleştirmeyi barbarca bulursun. Ama sansür kaleminin ucuyla basının gözlerini çıkarmanın barbarca olduğunu düşünmezsin. Özgür bir insanın saçlarının isteği olmadan kesilmesini despotça bulursun. Fakat her gün sansürle entelektüellerin etini kesersin ve sadece hiçbir tepki göstermeyen boyunsunucu kalpsiz vücutlar bırakırsın, sağlıklı diye! Karl Marx
En sonunda, insanın ayrılmaz parçası olan her şeyin alışveriş ve pazarlık konusu olduğu zaman gelip çattı. Bu, o zamana kadar el değiştiren; fakat ticaret konusu olmayan, erdem, duygu, kanaat, bilgi ve bilinç gibi şeylerin de ticaret konusu olduğu bir zamandır. Tek kelimeyle her şey ticaret konusu oldu. Bu, genel kokuşma ve evrensel ölçekli alışveriş dönemidir. Eğer ekonomik terimlerle ifade etmek gerekirse, bu, maddi olsun manevi olsun, her şeyin gerçek değerinin saptanması için pazara getirildiği bir zamandır. Karl Marx
Almanya'nın ve geriye kalan batı kıta avrupası'nın toplumsal istatistikleri, ingiltere'dekilere oranla acınacak durumdadır. Ama gene de, arkasındaki medüza başını şöyle bir görmemize yetecek kadar perdeyi aralıyorlar. Hükümetlerimiz ve parlamentolarımız, ingiltere'deki gibi, zaman zaman, ekonomik koşulları inceleyecek komisyonlar kursa; bu komisyonlara gerçeği araştırmak için aynı biçimde tam yetkiler verilse; bu görevler için ingiltere'nin fabrika denetmenleri,halk sağlığı konusundaki sağlık raportörleri, kadınlar ile çocukların sömürülmesi, konut ve beslenme konularını inceleyen komiserler gibi yetenekli, tarafsız ve saygın insanlar bulunabilse; bizdeki durumu görüp dehşete düşerdik. Perseus, avladığı devler kendisini görmesin diye sihirli bir başlık giyerdi. Biz ise, devlerin varlığını görmemek için, sihirli başlığı gözlerimize ve kulaklarımıza kadar indiriyoruz.
Karl Marx
Din bu dünyanın genel kuramı, geniş kapsamlı özeti, yaygın mantığı, manevi yüceliği, coşkusu, ahlakça onaylanması, görkemli bütünlüğü, avuntu sağlamaya ve haklı kılmaya yarayan evrensel temelidir. İnsanın özünün hayali olarak gerçekleşmesidir, çünkü insanın sahici bir gerçekliği yoktur. Bu nedenle dine karşı savaşım, manevi kokusu din olan bu dünyaya karşı da dolaylı olarak savaşımdır. Din baskı altındaki yaratığın iç geçirmesi, taş yürekli bir dünyanın duygusu ve ruhsuz koşulların ruhudur. Halkın afyonudur. Bu nedenlerle de, halkın hayali mutluluğu olarak dinin kaldırılması, halkın gerçek mutluluğunu istemektir.     Karl Marx

Yılmaz Odabaşı Sözleri:

Hayatın Düşlere Borcu Var. Yılmaz Odabaşı
Her aşk, kendi tabutunu da taşır.  Yılmaz Odabaşı
Yıllar da, acılar da geçmek içindir.  Yılmaz Odabaşı
Konuşsam sessizIik, gitsem ayrıIık. Yılmaz Odabaşı
Bazen eski kurbanlardır yeni cellatlar.  Yılmaz Odabaşı
Her ömür kendi gençliğinden vurulur.  Yılmaz Odabaşı
Defolu çıkmış hayat, kimin umurunda! Yılmaz Odabaşı
Hayat, düşlerimizin gerisindeki kırıntılardır. Yılmaz Odabaşı
Notaları kurşunlanmış bir şarkıdır yalnızlık...  Yılmaz Odabaşı
Ses hoyrat sevinç yılgın şakaklarım sonbahar.  Yılmaz Odabaşı
Biz şimdi ölsek; en fazla kahvede çaylar soğur.  Yılmaz Odabaşı
Herkesin bir kimsesi vardır, bir de kimsesizliği... Yılmaz Odabaşı
Ezberlerimizle değil, inceliklerimizle insan oluruz.  Yılmaz Odabaşı
Her hikaye biter ve herkes yangınından külüne döner.   Yılmaz Odabaşı
Kimse bilmez be canım, 'bir yara bir ömrü nasıl kanatır.  Yılmaz Odabaşı
Boşuna çırpınma gökyüzü, yurdum kadar ağlayamazsın.  Yılmaz Odabaşı
Kısa bir öyküdür hayat; uğrunu upuzun acılar çektiğimiz.   Yılmaz Odabaşı
Her sonbahar, dökülen biraz da ömrümüzün yapraklarıdır. Yılmaz Odabaşı
Değil mi ki herkesin bir hasadı var gönlünün avlusunda...   Yılmaz Odabaşı
Herkesin biraz “faiIi” oIduğu “meçhuI” bir cinayetim şimdi. Yılmaz Odabaşı
Hiçbir toprak ve hiçbir vatan insandan daha kutsal değildir. Yılmaz Odabaşı
Kimin umrunda buharIaşmış oğuIIarını arayan anaIarın acısı.  Yılmaz Odabaşı
Dilediğin kadar uzağa git, hep aynı gökyüzünü paylaşacağız.  Yılmaz Odabaşı
Daha bizi soracak olursan, burada her şey hiç bilmediğin gibi. Yılmaz Odabaşı
Her insanda birden doğan, ama can çekişip ölemeyen yalnızlık. Yılmaz Odabaşı
Herkes kendi vicdanının önünü süpürse dünya tertemiz olurdu. Yılmaz Odabaşı
Gözümü bağlıyorlar; korkma sevgilim! gözümü, gönlümü değil...  Yılmaz Odabaşı
Kendi içindeki savaşı bitirmeyen, başka bir savaşın galibi olamaz.  Yılmaz Odabaşı
Yurdum, biraz da Nazım Hikmet'tir.  Yani tepeden tırnağa hasrettir.  Yılmaz Odabaşı
Herkesin bir kimsesi vardır ben bilmez miyim bir de kimsesizliği..  Yılmaz Odabaşı
Ait değilim ne bir devlete ne bir ulusa; dönerken koskoca dünya...  Yılmaz Odabaşı
Seni bana uzak kılan bu ıssız ve derin uçurumlar. Uçurumlar utansın!   Yılmaz Odabaşı
Gerçeğinizden hoşnut değilseniz, yeni bir gerçek olmaya gidersiniz.  Yılmaz Odabaşı
Siz orada kalabalık ve kabarık kalın, sağ olun, yalnızlık iyi, yalnızlık iyi.  Yılmaz Odabaşı
Bazen anılara en çok yakışan elbise, birkaç damla gözyaşıdır, unutma.  Yılmaz Odabaşı
Böyle geçip giderken uzun zamanlar, kimleri unuttuk kimler kalanlar?  Yılmaz Odabaşı
Herkes bilir gitmesini. Bir zaman öğrenirsin gideni sırtından öpmesini..  Yılmaz Odabaşı
Zalime karşı konuşulmalıdır; çünkü cesurlar sustukça korkaklar konuşur...  Yılmaz Odabaşı
Gökyüzünün tümünü de ağır ağır izledi;   gökyüzünün renginden geçtim..  Yılmaz Odabaşı
Yaşam sadece an’lar. Anlarsa an’lar anlar, ağlarsa an’lar ağlar, sonrası anılar...  Yılmaz Odabaşı
Öyle bir serüven ki hayat; karanlıkta polyanna'lar, ışıklarda palyaçolar dolaşır..  Yılmaz Odabaşı
Umuttan umudu kesmemek istiyorum; çünkü hala hayatın düşlere borcu var..  Yılmaz Odabaşı
Oysa ölünecek bir şey yokmuş, gidince sen, yaşanacak bir şey olmadığı kadar.  Yılmaz Odabaşı
Gittiğin yer bir yağmur damlası kadar yakın, gittiğin yer bir uçurum kadar uzak.  Yılmaz Odabaşı
İyi olmanın da bir şerefi vardır ve herkes ahlakı, bilinci ve duyarlığı kadar iyidir.  Yılmaz Odabaşı
Kalabalık, kabarık şehir; Çok şehir, Çok beton, Yok: İnsan… Çok: Şehir; Hiç: İnsan!  Yılmaz Odabaşı
Deli sormuş deliye, aşk nedir diye? Deli gülmüş deliye, ben niye delirdim diye ..  Yılmaz Odabaşı
Mutsuzluğu ve yalnızlığı seçiyorum; çünkü herkes mutluluğu ve kalabalığı seçiyor.  Yılmaz Odabaşı
Herkes kırılamaz, ipince bir dal olmak gerekir kırılmak için, ama dünya kütüklerin.  Yılmaz Odabaşı
Taşın bile kırılabilir olduğu şu dünyada insanın kırgınlıkları da  anlaşılabilir olmalıdır.  Yılmaz Odabaşı
Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey var, kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin…  Yılmaz Odabaşı
Umudu seviyorum, umutsuzluğu seviyorum; çünkü ikisini kardeş kılan hayatı seviyorum.  Yılmaz Odabaşı
İnsanın asıl korkusu kendisidir; kendi zaaflarını ve korkularını yenen, başkalarını da yener.  Yılmaz Odabaşı 
Herkes arar pembesini. Oysa kendinden ötesi yoktur; kimse sevmez yalnızlıkta gölgesini.  Yılmaz Odabaşı
Başkaldıranlar ve restlerini yitirmeyenler, şu soğumuş dünyada insanlığın son umududur…  Yılmaz Odabaşı 
Sadece konuştuklarımız işitilir; oysa sustuklarımızı işitebilecek insanlara ihtiyacımız vardır...  Yılmaz Odabaşı
Geçtiğim yerlerde büyük yangınlar vardı. Bu yüzden bu hayat bana küllerden emanet kaldı.  Yılmaz Odabaşı
İnsanlar küçüldükçe, ölüm büyüyor, ve herkes seçmediği yasalarla ölüyor…! herkes ölüyor…! Yılmaz Odabaşı
Bayrakları bayrak yapan bayrak imalatçılarıdır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa utanmalıdır!     Yılmaz Odabaşı
Yalnızlığımda seni büyüttükçe kalabalıklaşacağım; sen kendi kalabalığında hep yalnız olacaksın.  Yılmaz Odabaşı
Tırmandıkça yücelir dağlar sen mağlupsun sen ıssız. Sesinde çığlıklar boğulur ama bağıramazsın… Yılmaz Odabaşı
Belki biz, acının dip kısmını göze alamadığımız için, mutluluğun üst kısmı da bizi göze alamıyordur.  Yılmaz Odabaşı
Yaşarken hayatın, yazarken dilin, düşünürken bilincin belirlenmiş sınırları altüst edilebilmelidir.   Yılmaz Odabaşı
Ve andolsun ki hiçbir kurşun, hiçbir çelik, hiçbir toprak ve hiçbir vatan daha kutsal değildir insandan!  Yılmaz Odabaşı
Üşüyen birine rastladığımızda ona bir ceket giydirirken üzerini örttüğümüz aslında kendi vicdanımızdır. Yılmaz Odabaşı
Biz bu kentlere sığdık da, bu kentler bize sığmadı Asiya! Ve bir çığlık gibi günlerin çarmıhında; yalnız, sustukça silik... Yılmaz Odabaşı
Kısa bir öyküdür hayat, uğruna upuzun acılar çektiğimiz. Kısa bir Türküdür, bir kez daha söylemek için delirdiğimiz..  Yılmaz Odabaşı
Usul adımlar kullandım güneşe çıkmak için. Yağmalandı ömrümün sığınakları. Uzaklara da gittim kendimi bulmak için. Yılmaz Odabaşı
Sokakların gün batınca neden boşaldığını ve yüreğimin neden kabardığını bilmiyorum. Konuşsam sessizlik gitsem ayrılık.  Yılmaz Odabaşı
Bir gün herkesin şarkısı susar yine yağmurlara gömülür sokaklar. Bir gün herkesin sevgisi susar Sararıp dökülür koca hayatlar... Yılmaz Odabaşı
Yanıldım ve Yoruldum. Beyhude kederlerde sözüm kalacak Bu Dünyadan gidilir gidilmesine de Günlerin yakasında elim kalacak. Yılmaz Odabaşı
Acımamışlar... Hiç acımamışlar Ne bulut bırakmışlar ne çocuk, Ne bahar bırakmışlar ne de yolculuk; Zulmü yurdumda unutmuşlar!  Yılmaz Odabaşı
Susmak gibidir oturmak, konuşmak gibidir yürümek, bağırmak gibidir gitmek. Gitmek, bir yalnızlıktır. Bütün gitmeler yalnızlıktır...  Yılmaz Odabaşı
Bu ülkede hisseleri en çok prim yapan, en fazla rant getirisi olan ve en çok insanı istihdam eden en büyük sektör, din endüstrisidir.  Yılmaz Odabaşı
Dün yoktur, yarın belirsizdir, yaşam an’lardır. Sonrası anılardır ve bütün masalların bir varmış bir yokmuş diye başlaması belki bundandır.  Yılmaz Odabaşı
Bu topraklarda herkesi kendine benzemeyi, olmadı ötekileştirmeyi dayatan zihniyetin geçmişi de, bugünü de insanlık önünde lanetlidir!  Yılmaz Odabaşı
Bir gün yıkılacak sultası zulmün. Yıkılacak bu yangınlar barikatı, dilsiz figanlar. O zaman ölülerle birlikte geceyi toplar gibi dolaşacaktır rüzgar.  Yılmaz Odabaşı
YanıIdım ve yoruIdum vusIatIarın izinde beyhude kederIerde sözüm kaIacak bu dünyadan gidiIir  gidiImesine de günIerin yakasında eIim kaIacak. Yılmaz Odabaşı
Doyumsuz, Tedirgin, Korkak... Sabırsız, Tutkusuz, Kaypak... Şimdi herkes yüreğinin avlusuna bir servi kadar. Rüyalarında bir görünür bir kaybolur ormanlar. Yılmaz Odabaşı
Sünni olup Sünni’yi, Türk olup Türk'ü, Kürt olup Kürd'ü sevmek ve anlamak kolaydır; yüreğiniz yetiyorsa size benzemeyenleri, kendinizden ötesini sevin…  Yılmaz Odabaşı
Yas tutan şu dünyanın kalabalığında Gelenler gittiler, gölgemle kaldım. Çek git yolumdan kalbim artık, uslandım! Ama kuşlarım... Kuşlarım vuruldu, çoktan kimsesiz kaldım.  Yılmaz Odabaşı
Yetmiyor haziran akşamlarında... Şimdi parklar fesleğen kokarken Yoksullar soluk soluğa; Fıskıyeler upuzun, Taşıtlar süratle otobanlarda; Telaşla, Herkes günlerin bulanık sularında...  Yılmaz Odabaşı
Hiç insan, Sabahın köşesinde Kusmuş şehrin şanına; Sabahlar akşamına, Adamlar aşklarına, Kusmuş günlerin bulanık sularında. Sevgisiz kaldık, sevgisiz kaldık Kısacık Nisan akşamlarında...  Yılmaz Odabaşı
Dünya sığmıyor insana, Yüzlerdeki, yüreklerdeki maske, Parada kir, suda klor, havada nem, Yüksek borsa, alçak basınç Ve kanun hükmünde ihanetler, Sahtekâr jestler. İnsan, sığmıyor insana ! Yılmaz Odabaşı
Evlerin çatıları, kapıları ve perdeleri, sevinçleri, coşkuları olduğu kadar acıları ve yoksullukları da örtüyor.o örtülü kapıların, perdelerin ardında herkes kendi cennetini ya da kıyametini yaşıyor.  Yılmaz Odabaşı
Yitirdiğin her şeyde, kazandığın birşey vardır, kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin. Hayat karşına nasıl çıkarsa çıksın, vazgeçme ve unutma: senin hayallerin olmazsa, başka birinin hayali olamazsın asla.  Yılmaz Odabaşı
Bu yaslı dünyanın cinnet surelerinde Lanetlendim ve kavmimce recmedildim. Kederi göze aldım hep yasak aşklar için. Kanun hükmüyle yakıldı düşlerimde ormanlar. Kendimi çok öldürdüm gerçeği bulmak için. Yılmaz Odabaşı
Düşlerimi, coşkularımı iğdiş etmeye çalışmamı, yani bir bayrak direği gibi çakıldığım yerde öylece kalmamı "istikrar" olarak tanımlıyorlardı. Belki onlar, hep aşılmaz sandıkları duvarların önünde yaşamaya inanıyorlardı... Yılmaz Odabaşı
Oysa hepimizin gidebileceği bir vadi olmalıydı… Artık ömürlerimiz bu tükürülmüş bulvarlara kanar Ve rüyalarımızda bir görünür bir kaybolur serin pınarlar; Bu yüzden yaktığımız bütün kibrit çöpleri En çok da içimizde yanar ha yanar... Yılmaz Odabaşı
Herkesin hayatında çarmıhta yaşadığı ve kederlerin derin, sarsıcı izler bırakarak geçtiği yıllar ya da dönemler vardır. O dönemlerde hayatımıza ait acıları bütün dünyaya ait sanırız; oysa dünya bizim kederimizle değil, hep kendi halinde, kendi seyrindedir... Yılmaz Odabaşı
İKİNİN ŞİİRİ
Bugün iki kez yağdı yağmur;
İki kez eskidim sanki.
İki ömrü kolkola yaşadım.
Biri nergis bahçesi, diğeri mahşer yeri.
Hep iki şömine yandı yüreğimde;
birinde ateşti diğerinde kül.
Ve iki kez aşık oldum;
Bundandır iki kez ölmüşlüğüm.
Sonra bir serüvende ikiye böldüm ömrümü.
Şimdi sömestrdeyim.
Ve iki kere iki, kitabımda benim,
Ya çok eder ya sıfır...     Yılmaz Odabaşı


Cem Yılmaz Sözleri:
Hırsızlık yapmayın hükümet rekabeti sevmez. Cem Yılmaz
Oğlumun adını mafya koydum, artık ben de mafya babasıyım. Cem Yılmaz
Hayatım boyunca kararsız biri oldum ama artık emin değilim. Cem Yılmaz
Ölüm korkusu sürekli değil, mezarda biten geçici bir duygudur. Cem Yılmaz
Selam! Ben Aydan Şener. Hadi yaa. Ben de dünyadan Neil Armstrong. Cem Yılmaz
Ben insanların inancını bilemem, istersen krem peynire tap, banane! Cem Yılmaz
Eğer turist sezonundaysak, neden onları avlayamıyoruz? Cem Yılmaz
O kadar oku uğraş, bilim adamı ol. nasada çalış. sonuç ne ay'da yürümüş. ulan sen dünyada da yürüyodun. Cem Yılmaz
İnsanlık bugün de para karşısında değer kaybetti. Cem Yılmaz
Ben en çok kendimden özür dilerim. çünkü; bana çok yanlış yaptım. Cem Yılmaz
1959'da içilen kahvelerin hatırı doldu, duyurulur. Cem Yılmaz
Yes abicim. Türkçe eğitime benden de okey! Cem Yılmaz
Küçükken ailemi vejeteryan sanardım. meğer fakirmişiz. Cem Yılmaz
Beşbinkere söyledim; abartmayı bırak. Cem Yılmaz
Aranızda yogaya yazılanlar mutlaka vardır, aslında onlar size yazıldı haberiniz yok. Cem Yılmaz
Artist cenazesi diye birşey var, Teşvikiye Camii'nden kalkar, gözlüğü olmayan giremez. Cem Yılmaz
Abi beni neden anlamıyorsun. sende idrak yolları enfeksiyonu mu var. Cem Yılmaz
Babam derdi ki hep; Oğlum ne yap, ne et; elalemi bize güldürme. Cem Yılmaz
AIDS virusu de, Ebola virusu de maymun patentli. Maymundan gelip gelmediğimiz belli değil ama, Maymundan gideceğimiz kesin. Cem Yılmaz
Temel Fransa'ya gitmiş. Tabelada Fransa yazıyormuş. O da ' Aaaa. burayı da mı Sabancı aldı' demiş. Cem Yılmaz
Herkes korkuyor inanışına göre öbür tarafta bana ne soracaklar diye. Ulan korkma ilk kabileler orada onların durumu daha kötü. Konuyu bile bilmiyorlar. Cem Yılmaz
Ben hiçbir zaman para için birşey yapmadım. Birşey yaptım para etti ona birşey diyemem.  Cem Yılmaz
Soğuk savaştan sıcak savaşa geçiverdik bir anda. Dünya çatlamasa bari. Cem Yılmaz
Para için bir şey yapmayın! Öyle bir şey yapın ki, para etsin... Cem Yılmaz
Size yapılmasını istemediğiniz şeyleri başkalarına yapın, çok zevkli. Cem Yılmaz
Madem ki dünya bir hiç, gece de iç, gündüz de iç. Cem Yılmaz
Yazılıdan sıfır aldım ama, önemli olan katılmaktı. Cem Yılmaz
İstersen krem peynire tap banane. Cem Yılmaz
Şiddete karşı savaş açın, şiddet yanlılarını kurşunlayın. Cem Yılmaz
Ey yükselen yeni nesil! İn ulan aşağı! Cem Yılmaz
Sık sık ameliyt olun, içiniz açılır. Cem Yılmaz
Anasını satayım beyni yok fikri var. Cem Yılmaz
Biz İlberciyiz arkadaşım. Yeni ne canım. Türkiye demek nasıl olur da yetmez! Memleketini seven adam, yeni eski diye yaygara yapar mıymış? Cem Yılmaz
Nefret, çaresizlerin tek silahıdır. Çünkü silah olarak beyin taşımak bunlara ağır gelir. Cem Yılmaz
Revir nedir biliyor musun? Tıbbın geldiği son nokta. Hatta tıbbı geçiyorsun, ileride camiinin karşısında. Cem Yılmaz
Son gülen sen olacaksın, çünkü sen geç anlıyosun. Cem Yılmaz
Gençliğim acı veriyordu. Ameliyatla aldırdım. Cem Yılmaz
Bende şeytan tüyü yok, epilasyonla aldırdım. Cem Yılmaz
Bu tüp bebek hatalı; hep gaz kaçırıyor. Cem Yılmaz
Nefes kesen bir roman yazdım. Tüm okurlarım öldü. Cem Yılmaz
Dünyada "güzel" hiç birşey, boş insanların keyfine ve zevkine göre yapılmadı, yapılmayacak...Bunu bilelim rahat edelim. Cem Yılmaz
Reenkarnasyona inanan varsa çok üzülüyorum, beni dini bir kişilik olarak algılamayın ama reenkarnasyon yok, valla yok. Cem Yılmaz
Kötüler koşabiliyorsa… İyiler en azından yürüyebilmeli. Cem Yılmaz
Yarın yapabileceğin bir şeyi, Asla bügünden yapma. Cem Yılmaz
Güzelliklere sahip çıkalım,kötülük açıkta kalsın. Cem Yılmaz
İyi insanlar yalnızca filmlerde mi olur Arif?   Cem Yılmaz
Son gülen sen olacaksın. Çünkü geç anlıyorsun. Cem Yılmaz


Haruki Murakami Sözleri:
Derin nehirler sessiz akar.  Haruki Murakami
Koşuyorum, öyleyse varım!  Haruki Murakami
Çok insan düşünmeyi sevmiyor. Haruki Murakami  
Her insanın tek bir yaşamı vardır. Haruki Murakami
Varsayımlar, zihnin savaş alanıdır. Haruki Murakami
Kendine acımak, budalaların işidir. Haruki Murakami
Herkes yürekten verdiğinin karşılığını alır. Haruki Murakami
Her zaman sadece tek bir gerçeklik vardır. Haruki Murakami
Kötü şeyler bir başladı mı, üst üste geliyor.  Haruki Murakami
İnsanların hepsi adil bir şekilde yaşlanırlar.  Haruki Murakami
Dünyanın sonu insanın yüreğinin içinde gelir. Haruki Murakami
Bazen değişen insanlar değil, düşen maskedir. Haruki Murakami
Senin söylemek istediğin sanırım yürekle ilgili. Haruki Murakami
Görünüş sizi aldatmasın. Gerçek daima tektir.   Haruki Murakami
Sıradan görünen kişiler, en tehlikeli olanlarıdır. Haruki Murakami
Acı kaçınılmazdır, vicdan ağrısı ise bir seçimdir.  Haruki Murakami
Karanlık çok farklı korkuları tetikleyen bir unsur.  Haruki Murakami
Lütfen unutmayın: işler göründüğü gibi değildir.  Haruki Murakami
Dünya ilginç çünkü işler istediğiniz gibi olmuyor.  Haruki Murakami
Sanki dünya sessizce benden uzaklaşıp gidiyordu. Haruki Murakami
Derin bir inanç ile hoşgörüsüzlük hep atbaşı gider. Haruki Murakami
İnsanın dönüp gidebileceği bir yere ihtiyacı oluyor.  Haruki Murakami
Sonuçta zeka, ameliyatla artırılabilen bir şey değildi. Haruki Murakami
Gökyüzünde kayıp giden bulutlar gibi, yalnız ve özgür. Haruki Murakami
Ölüm hayatın öteki yüzü değildir. Onun bir parçasıdır. Haruki Murakami
Bir seyi ANLAMAKLA bir şeyi GORMEK farklı şeylerdi. Haruki Murakami
Yorgunluğun yüreğinin içerisine girmesine izin verme. Haruki Murakami
Hatıralar hem içini ısıtır, hem de seni parçalara ayırır. Haruki Murakami
Beklentiler, hayal kırıklıklarını beraberinde getirebilir.  Haruki Murakami
Yalnızdım. Tek başına değildim, ama müthiş yalnızdım. Haruki Murakami
(-)Yorgunluğun yüreğinin içerisine girmesine izin verme.  Haruki Murakami
Ben içinde tek bir kitap bile olmayan kütüphane gibiyim. Haruki Murakami
Ne kadar uzağa gidersen git, kendinden asla kaçamazsın. Haruki Murakami
Sormak şu an çok yazık, sormamak yaşam boyu bir utanç. Haruki Murakami
İnsanın kendinden başka dönebileceği bir yer var mıdır ki? Haruki Murakami
Parmağının ucundan akan kan yüzünden ölen kimse olmaz. Haruki Murakami
Birini görmeyi çok istersen, o kişiyi mutlaka yine görürsün. Haruki Murakami 
İçimde artık çatışma yoktu. Yalnızca ağır bir sessizlik vardı.  Haruki Murakami
Ne kadar derin olsa da her uçurumun üzerinden atlanabilir. Haruki Murakami
Gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışı vardır. Haruki Murakami 
Senin için yapabileceğim, kusura bakma ama, hiçbir şey yok. Haruki Murakami
Bizi normal yapan şey normal olmadığımızı biliyor oluşumuz. Haruki Murakami
Bir şeyi gerçekten bilmek istiyorsan, bunun bedelini ödersin.  Haruki Murakami 
İnsanlar aslında özgürlüklerinin kısıtlanmasından hoşlanırlar.  Haruki Murakami
Ben hep karanlıkta kalan adamım, gün ışığına alışkın değilim. Haruki Murakami
Ama geri dönüş yoktu. O dünyaya hoşçakal demiştim bir kere. Haruki Murakami
Mutsuz bir yaşamı genel olarak kutlu kılmak mümkün müdür? Haruki Murakami
Müzikle uğraşmak, gökyüzünde uçmaktan sonra en keyifli şey.  Haruki Murakami
Sen beni hatırladıktan sonra, herkes unutmuş umrumda değil.  Haruki Murakami
Birilerine hayır demek konusunda beceriksiz olmuşumdur hep. Haruki Murakami
Birilerini sevemeyen bir insan kendisini de doğru dürüst sevmez. Haruki Murakami
Aradığın ne olursa olsun senin beklediğin surette gelmeyecektir. Haruki Murakami 
İnsanın yüreğinde açılan yaraların kapanması mümkün olmuyor. Haruki Murakami 
Yüreğini yitirmiş insanlar hareket eden hayallerden farksızdırlar.  Haruki Murakami
İki kişi aynı yatakta yatar, ama gözlerini kapattığında yalnızsındır. Haruki Murakami
Dışarıda, insanların çoğu, kaçıklığının bilincinde olmadan yaşıyor. Haruki Murakami
Biz ne dersek diyelim, insanlar inanmak istediklerine inanacaklardı. Haruki Murakami
Sessizlik kulaklarla duyulabilen bir şey. Bunu da yeni öğreniyordum. Haruki Murakami
Dünya her şey kendi istediğin gibi gitmediği için eğlenceli bir yerdir. Haruki Murakami
Bir şey yapmaya değerse, o şey coşkuyla yapıldığı ölçüde değerlidir.  Haruki Murakami
Bir kez büyük bir yara alınca, küçük yaralar önemsiz hale geliveriyor. Haruki Murakami
Bu dünyada bazı şeyleri bilmemenin daha iyi olduğu durumlar vardır. Haruki Murakami  
Hata kabul etmeye cesaretin olduğu sürece, işler tersine çevrilebilir.  Haruki Murakami
İnsan ne denli uzağa giderse gitsin, yine de kaçamayacağı şeyler var.  Haruki Murakami
Düşünmeyi başaramayan insanlar başkalarının konuşmasını dinlemezdi. Haruki Murakami
Cömert sabah güneşi dünyanın her köşesini karşılık beklemeden yıkıyor.  Haruki Murakami
Bu dünyada sınırsız bir tutku duyduğum şeyler sadece kitaplar ve müzik. Haruki Murakami 
Düşünmeyi başaramayan insanlar başkalarının konuşmasını dinlemezdi.  Haruki Murakami
Varsayımın haklılığını kanıtlaması gereken, varsayımı ortaya atan kişidir. Haruki Murakami
Yeni insanlarla karşılaşmaktan ve yeni duygular yaşamaktan korkuyorum.  Haruki Murakami
Endişelenme. İnsan yeni bir araba alabilir ama şansı parayla satın alamaz. Haruki Murakami
Hayal dediğin kuş gibi özgür, deniz gibi geniştir. Kimse buna engel olamaz.  Haruki Murakami
Nihayet gece sona erip sabah oluyor. Bir sonraki karanlığa kadar zaman var. Haruki Murakami
Aradığım tek şey, bilinmedik bir kentte kurşun gibi ağır bir uykuya dalmaktı. Haruki Murakami
O zamanlar bilmiyordum. Birini tekrar düzelemeyecek kadar kırabileceğimi. Haruki Murakami
İnsanın kendini bağlı hissedebileceği bir yerlere ihtiyacı vardır. Az ya da çok. Haruki Murakami
Tam şuramda bas bir tını duyuyorum.Beni kemiklerime kadar titreten bir tını.Haruki Murakami
Dünyada ancak bir kadın bedeni üzerinden anlatılabilecek türde şeyler vardır. Haruki Murakami
Herkesin okuduğu kitapları okursan, sadece herkesin düşündüğünü düşünürsün. Haruki Murakami
Bir başkası tarafından bu denli sevilmek, insana kendine nasıl hissettirir acaba? Haruki Murakami
Herkes konuşmanın tam ortasında kafasına estiği gibi telefonu kapatıveriyordu. Haruki Murakami
İnsan sadece varolarak diğer bir insanda dönüşü olmayan yaralar açabiliyordu. Haruki Murakami
Her şeyin yolunda gideceğine inanırsan, dünyada korkacağın hiçbir şey kalmaz.  Haruki Murakami
Nasıl para kazanacağının yollarını düşünüp durduğunda bir parçan kayıp oluyor.  Haruki Murakami
Yürekten sevdiğin bir kişi varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir.  Haruki Murakami
Uykunun tutmadığı geceler üst üste gelince insanın aklına gereksiz şeyler üşüşür.  Haruki Murakami
Gerçekten çoğu insanın ellerine özgürlük geçecek olsa, ne yapacaklarını şaşırırlar. Haruki Murakami
Gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışıvardır. Ona karşı koyamazsın.  Haruki Murakami
İster erkek olsun ister kadın,hatta bir köpek. Hoşuma gidenlerin sayısı çok değildir.   Haruki Murakami
Ağlamak istedim ama insan ağlamak isteyince tek bir damla gözyaşı bile dökülmez. Haruki Murakami
Kötü günlerin iyi tarafları da vardır. İnsanları tanırsın, özellikle yanında sandıklarını. Haruki Murakami
Bir anlam veremediğim şeyleri, birilerine yıkınca kendimi daha rahat hissediyorum. Haruki Murakami
Bu dünyada ümit edilecek hiçbir şeyin olmaması ıssızlığı kadar acımasız bir şey yok. Haruki Murakami
O yaralardan kaçınamayacağım bir gün gelse bile, geri dönebileceğim bir yer lazım. Haruki Murakami
Gece yarısından sonra zamanın kendine özgü bir akışı vardır, ona karşı koyamazsınız. Haruki Murakami
İnsan denen şey, anılarını yakıt olarak kullanıp yaşamını sürdürüyor olamaz mı acaba? Haruki Murakami 
Sen henüz tam oturmamış bir insansın. Tereddütlerin, pişmanlıkların, zayıflıkların var.  Haruki Murakami
Dünya yoğunlaştırılmış olasılıklara bağlı olarak ortaya çıkarılmış bir yuvarlak masadır. Haruki Murakami
Ben uyumaya çalışan bir bedendim ve aynı zamanda uyanık kalmaya çalışan bir zihin.  Haruki Murakami
Bir insan sadece yaşayarak, bir başkasına, düzeltilmeyecek kadar zarar verebiliyormuş. Haruki Murakami
İyi insanların işi iyi insanlarlaydı. Şeytanın işleri şeytani olanlarla. Bir tür işbölümü gibi.  Haruki Murakami
İnsan ister dâhi ister aptal olsun, yalnızca kendine ait saf bir dünya asla mümkün olmaz. Haruki Murakami
Denize bakıp durdukça insanları özlerim ben, insanlara bakınca da denizi. Tuhaf şey işte. Haruki Murakami
Eğer herkesin okuduğu kitapları okuyorsan, herkesin düşündüğü şeyleri düşünüyorsundur.  Haruki Murakami
Yüreğin yerinde durduğu sürece, gittiğin yer neresi olursa olsun, hiçbir şey kaybetmezsin.  Haruki Murakami
Kusursuz metin diye bir şey yoktur. Tıpkı kusursuz umutsuzluk diye bir şeyin olmadığı gibi.   Haruki Murakami
Müziğin yaşayanları canlandırma etkisi vardır, bazen yürek sızlatacak kadar güçlü bir etki.  Haruki Murakami
Belki de dünyadaki hiç kimse özgürlüğü arzulamıyordur. Arzuladıklarını sanıyorlar sadece.  Haruki Murakami
Müziğin yaşananları canlandırma etkisi vardır, bazen yürek sızlatacak kadar güçlü bir etki. Haruki Murakami
Anar insan vücudunu içten içe ısıtan şeylerdir. Fakat aynı zaman da lime lime deedebilirler. Haruki Murakami
Bir şeyi yapmakla, bir şeyi gerçekten yaratıcı bir şekilde yapmak arasında büyük fark vardır. Haruki Murakami
Dünya bir şekilde dönmeye devam eder. Herkes kendisini düşünür ve yaşamaya devam eder. Haruki Murakami
Zaman denilen şey insan eliyle yapılacak değişiklikleri en başta reddedebilecek güce sahipti. Haruki Murakami
Ancak birşey kesindir; fırtına'dan çıktıktan sonra, fırtına'ya girenle aynı insan olmayacaksınız. Haruki Murakami
Her şeyden öte, bir erdemi geliştirebilmek için gerekli olan sağlıklı düşünceden yoksundular.  Haruki Murakami
Eylem düşüncenin rastlantısal sonucu mudur, yoksa eylemin sonucu olarak mı düşünce gelir? Haruki Murakami
Şu sıralar sık sık yaşlandığımı hissediyorum. Özellikle seninle görüşemez hale geldikten sonra. Haruki Murakami
İnsanın yüreğinde gerçekten derin bir yara açıldığında söyleyecek tek söz bile gelmiyor aklına. Haruki Murakami
Anılar insanın vücudunu içten içe ısıtan şeylerdir. Fakat aynı zamanda lime lime de edebilirler. Haruki Murakami
Ancak bir insan için normal olan mesafenin bir diğeri için fazla uzak kaldığı durumlar da vardır. Haruki Murakami
Geçici heveslerin hiçbir değeri yok. Burası dünyanın sonu. Dünya burada sona erer, ötesi yoktur.  Haruki Murakami
Elbette kim olursa olsun bir insanı yüreğinin derinliklerine kadar anlayabilmek mümkün değildi.  Haruki Murakami
Hayal kırıklığı ve yalnızlık yılları. Ve sessizlik. Duygularımı içime hapsettiğim, dondurulmuş yıllar.  Haruki Murakami
Çıkacaksan, en yüksek kuleyi bul ve tepesine tırman. İneceksen, en derin kuyuyu bul ve dibine in. Haruki Murakami
Söylediklerimi anlıyor musun? Birilerini sevemeyen bir insan, kendisini de doğru dürüst sevemez. Haruki Murakami  
Başkalarının ne düşündüğünden kaygılanmaya başlamak, hastalığın habercisi belirtilerden biridir. Haruki Murakami
Önemli olan başkalarının düşündüğü büyük şeylerden ziyade; küçük de olsa kendi düşündüklerindir. Haruki Murakami
Geri denebilseydi bile, büyük olasılıkla kendimizi hiçbir zaman başladığımız yerde bulamayacaktık. Haruki Murakami
Herkes bir şeyler hisseder,ama bunu düzgün bi şekilde sözcüklere dökebilen pek fazla insan yoktur.  Haruki Murakami
İnsanın yüreğinde gerçekten derin bir yara açıldığında söyleyecek tek sözcük bile gelmiyor aklına.    Haruki Murakami
Her şeyde bir sıradanlık var ve herhangi bir şeyin yerine başka bir şey konsa da ferketmeyecek gibi. Haruki Murakami
Önemli olan başkalarının düşündüğü büyük şeylerden ziyade; küçük de olsa kendi düşündüklerindir...  Haruki Murakami
Zamanı tükenmeden önce söyle. Çok geç olmadan söyle. Ne hissettiğini söyle. Beklemek bir hatadır.  Haruki Murakami
Sadece başkalarının okuduğu kitapları okursan, sadece başkalarının düşündüğü şeyleri düşünebilirsin. Haruki Murakami
Ne olursa olsun, kim olursa olsun, ayda bir iki kez iyi gününde olmayabilir, işler yolunda gitmeyebilir.   Haruki Murakami
Kitaplar size hikayeler anlatıp sonra çekip gitmezler. Onları insanlardan ayıran özelliklerden biri budur. Haruki Murakami
İnsan ilerlemek söz konusu olunca gayret etmeyi sürdürebilir. Fakat ben hiçbir yöne ilerleyemiyordum. Haruki Murakami
Kaybedebileceğim her şeyi artık kaybetmiştim. Kafama takıp durmam hiçbir şeyi geri getirmeyecekti.  Haruki Murakami
Açıklanmadığı zaman anlamıyor olman, ne kadar açıklanırsa açıklansın anlamayacağın anlamına gelir. Haruki Murakami
Yağmuru kimse durduramaz. Hiç kimse yağmurdan kaçamaz. Yağmur her zaman tüm adaletiyle yağar. Haruki Murakami
Gerçekten iyi. Bu hızla devam edersem normal bir insan kadar olgunlaşmam ne kadar vakit alır acaba. Haruki Murakami
Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir. O seni sevmese bile.  Haruki Murakami
İnsanların büyük çoğunluğu gerçeklere inanmak yerine, gerçek olmasını arzuladıkları şeylere inanırlar.  Haruki Murakami
Beni çeken şey, dışardan bakılarak ölçülebilen dış güzellik değil, daha derindeki, daha katıksız bir şeydi.  Haruki Murakami
Ne de olsa burası resmî daire. Herkes işleri gereğinden fazla karmaşık hale getirdiği için alıyor maaşını. Haruki Murakami
Açıklanmadığı zaman anlamıyor olman, ne kadar açıklanırsa açıklansın anlamayacağın anlamına gelir...  Haruki Murakami
Koku, zenginlerin zenginleri kokularından tanıması gibi fakir insanlar da fakir insanları kokularından tanır. Haruki Murakami
Anılarını ustaca bir yerlere saklasan, iyice derine gömmüş olsan bile, o anıları yaratan geçmişi silemezsin. Haruki Murakami
Çok iyi anladım. anlamı olmayan şeylerde anlam aramaya kalkmanın zamanımı boşa harcamak olacağını. Haruki Murakami
Gerçeklik ağzına kadar kumla doldurulmuş büyükçe bir karton kutu gibi ağırdı ve baş edilecek gibi değildi. Haruki Murakami
Şu dünyada ipe sapa gelmez şeyler yapan insanların sayısı iyi şeyler yapan insanlardan çok çok daha fazla. Haruki Murakami
Eğer bir mezar taşım olacaksa, oraya yazılacak ifadeyi kendim seçebileceksem, şöyle yazılmasını istiyorum. Haruki Murakami
Açıklanmadığı zaman anlayamıyor olman, ne kadar açıklanırsa açıklansın anlayamayacağın anlamına gelir. Haruki Murakami
Öylece sözcüklerimi hapsetmiş, yüreğimi de kapatmıştım. Derin üzüntüler gözyaşı şekline bile dönüşmezler.  Haruki Murakami
Paranızı, paranın alabileceği şeylere harcayın. Zamanınızı ise para ile satın alamayacağınız şeylere harcayın.Haruki Murakami
Eğer koyu bir karanlığın içindeyseniz; tüm yapabileceğiniz; gözleriniz karanlığa alışana dek öylece oturmaktır. Haruki Murakami
Biliyor musun, bazen artık tahammül edemeyecekmişim gibi hissediyorum. Kaçmak istiyorum. Anlıyor musun? Haruki Murakami
Tanrı'nın şefkatinden dem vuruyor, ama daha çok Tanrı'nın öfkesini ve asla taviz vermeyeceğini anlatıyorlardı.  Haruki Murakami
Farkında olmak için uğraştığımız şeyler ile gerçekten farkında olduğumuz şeyler arasında derin bir uçurum var. Haruki Murakami
Gözlerini kapatma. Gözlerini kapatman, hiçbir şeyi değiştirmez. Gözlerin kapandı diye, hiçbir şey silinip gitmez. Haruki Murakami
Yapmak istemediğim bir şeyin yapmak istemediğim bir zamanda zorla yaptırılması, eskiden beri sabrımı taşırır. Haruki Murakami
Sıradan kızların dürüstlükle bir alışverişleri yoktur. Onlar güzellik veya mutlulukla çok daha yakından ilgilidirler.  Haruki Murakami
Yaşam döngüsü hep aynıdır. Kurmak için uzun zaman harcanan şeylerin yıkılması için bir saniye bile yeterli olur. Haruki Murakami
Birileriyle bir şeyler yapmaktansa, tek başıma sessizce kitap okumayı, kendimi vererek müzik dinlemeyi severim. Haruki Murakami
Ne zaman başkasının evinde uyansam hep bir başkasının bedenine, başkasının ruhuna girmiş gibi bir his duyarım. Haruki Murakami
Ancak ihtiras, yok oluş, üzüntü olursa, sevinç var olabilir. Umutsuzluk olmadan, mutluluk hiçbir yerde var olamaz.  Haruki Murakami
Zaman labirentinde yolunu kaybetmişsin. Her şeyden önemlisi, oradan çıkmayı sen de hiç istemiyorsun. Değil mi? Haruki Murakami
İnan. Bu da geçecek. Kötü şeyler üst üste gelebilir belki, ama bir an gelir mutlaka sona erer. Sonsuza kadar sürmez. Haruki Murakami
Bir insanın yüreğinde hiçbir boşluk kalmayacak şekilde başka birileriyle bütünleşmesi, kolay kolay olan bir şey değil. Haruki Murakami
İnsan bu dünyada bir fiyat biçilemeyecek, biçilse bile o fiyatın ödenmesinin mümkün olmadığı eziyetler yaşayabilirdi. Haruki Murakami
Başkalarından öğrendiklerini çok çabuk unutursun, ama kendi başına öğrendiklerin kalıcı olur. Ayakta durmanı sağlar. Haruki Murakami
Hiçlik denen şey, kesinlikle hiçbir şeyin olmaması demek olduğundan, belki de anlamak ve hayal etmek gerekmiyordur. Haruki Murakami
Karanlık, acı içerisinde, gelip sarılacak birilerini beklerken, hiç kimsenin sana sarılmaya gelmemesini anlayabilir misin? Haruki Murakami
Çok haklısın. Şu dünyada ipe sapa gelmez şeyler yapan insanların sayısı iyi şeyler yapan insanlardan çok çok daha fazla.  Haruki Murakami
İki kapak arasındaki uzun huzurlu uykusundan uyanan derin bir bilgiyle ve kesin duygularla yüklü , kendine özgü bir koku. Haruki Murakami
Bir kez büyük bir yara alınca küçük yaralar önemsiz hale geliveriyor. Parmağının ucunda akan kan için ölen kimse olmaz. Haruki Murakami
Birini sevmek olağanüstü bir şey ve bu sevgi eğer gerçekse kimse sizi içinden çıkamayacağınız bir duruma sürükleyemez. Haruki Murakami
Büyükşehirde telaş içinde koşturup dururken, sürekli yere bakarak yaşar hale geliyoruz. Gökyüzüne dönüp bakmayı unutarak. Haruki Murakami
Okul, işte öyle bir yerdir. Okullarda bizim öğrendiğimiz en önemli şey, en önemli şeylerin okulda öğrenilemeyeceği gerçeğidir. Haruki Murakami
Gönlü geniş insanları seviyorum. Vefakar insanları, kusur kapatanları, kendi gibi davrananları; başkası olmayanları seviyorum.  Haruki Murakami
Biz ne dersek diyelim, insanlar inanmak istediklerine inanacaklardı. Biz de ne denli savaşırsak, o kadar kırılgan hale gelecektik. Haruki Murakami
Ancak , o ses bahçedeki atlama taşlarını ıslatan bahar yağmuru gibi , dinleyenin bilincini yumuşak dokunuşlarla yıkayıveriyordu. Haruki Murakami
Yaşadığınız her olumsuz durumu, kafanıza takmayı bıraktığınız an daha az yorulduğunuzu, daha mutlu olduğunuzu fark edersiniz.  Haruki Murakami
Kulaklıklarımı çıkardığımda sessizlik yeniden üzerime çullandı. Sessizlik kulaklarla duyulabilen bir şey. Bunu da yeni öğreniyordum. Haruki Murakami
İnsan kendisinin eksik bir parçasını bulmak umuduyla aşık olur. O yüzden de, aşık olduğu insanı düşünürken, az ya da çok hüzünlenir. Haruki Murakami
Ama unutmak için ne kadar çabalarsam çabalayım, yüreğimin ta derinliklerinde, kenar çizgileri belirsiz bir boşluk öylece duruyordu.  Haruki Murakami
Çocukların yüreği yumuşak olur, istediğiniz şekli verebilirsiniz. Ancak o yürek bir kez belirli bir şekle girince, eski haline çok zor döner.  Haruki Murakami
Benim yüreğim var, o kızınsa yok. O yüzden ben onu ne kadar seversem seveyim, elime hiçbir şey geçmez. Öyle mi demek istiyorsun ?  Haruki Murakami
Gökyüzünü seviyorum. Gökyüzüne ne kadar bakarsam bakayım bıkmam, hem bakmak istemediğin zaman da bakmak zorunda değilsindir. Haruki Murakami
Gerçeğimiz ne olursa olsun, sevdiğin birini yitirmenin kederi, onulmaz bir şey. Gerçek, içtenlik, güç, tatlılık, hiçbir şey acıyı dindiremiyor... Haruki Murakami
Bizler...kusurlu bir dünyada yaşayan kusurlu kişileriz. Somut biçimde değerlendirilebilecek ya da ölçülebilecek nesneler gibi yaşamıyoruz ki. Haruki Murakami
Yaşamak kesinlikle kolay bir şey değil, ama bu, tamamen kendi inisiyatifimle yaptığım bir şey . İşte o yüzden, ne şekilde olduğu önemli değil. Haruki Murakami
Yalnızlığı kimse sevmez, bilirsin. Ne var ki ben, arkadaş edinmek için çaba harcamam. Çünkü ne olursa olsun, hayal kırıklığı gelir arkasından.  Haruki Murakami
Neden birini çok sevmek, aynı zamanda o insanı derinden yaralamakla aynı olsun ki? Yani eğer öyleyse, birini çok sevmenin ne anlamı var ki?  Haruki Murakami
Ben yalnızca bir makineyim. Becerikli, sabırlı, hissiz bir makine. Bir taraftan gelecek zamanı emer, diğer taraftan geçmiş zamanı dışarı salarım.  Haruki Murakami
Göz kapamak, korkakların işidir. Gerçeklere göz yummak çok alçakçadır. Sen gözlerini kapatıp kulaklarını tıkasan bile zaman akmaya devam eder.  Haruki Murakami
Kuşkusuz sözcüklerin gücü vardır. Ancak bu güç doğru olmak zorundadır. En azından adil olmak zorundadır. Sözcükler kendi başlarına var olamazlar. Haruki Murakami
Mutluluğun tek bir türü vardır, ama mutsuzluk, bin bir şekilde ve büyüklükte gelebilir. Tolstoy'un dediği gibi: Mutluluk masal, mutsuzluk ise öyküdür.  Haruki Murakami
Temelde insanların birbirine karşı ilgisiz olduğu bir çağda yaşadığımız halde , başkaları hakkında muazzam miktarda bilgiyle çevrelenmiş durumdayız. Haruki Murakami
Bir sokağın köşesinde günlerce durup, gelip geçeni seyretmeli. Acele karar vermek gereken günler de gelebilir. Ama önce sabırla durmayı bilmek gerekir. Haruki Murakami
Yazmayı sevmek, yazar olmayı hedefleyen biri için çok önemli bir meziyettir. Düzgün metin, ya doğuştan yetenek ya da ölesiye çaba gerektirir. Başka yolu yoktur.  Haruki Murakami
Her şey bir ütopya. Eğer ellerine özgürlük gerçekten geçecek olsa, çoğu insan ne yapacağını şaşırır. İnsanlar aslında özgürlüklerinin kısıtlanmasından hoşlanırlar.  Haruki Murakami
Nihayetinde bu dünyada, yüksek ve sağlam çitler inşa edebilen insanlar ayakta kalır. Bunu reddetmeye kalkarsan, kendini çorak arazilere sürgün edilmiş bulursun.  Haruki Murakami
Esas olan, sabır göstermek. Umudu yitirmeden, düğüm olmuş iplerin tek tek çözülmesi gerek. Karanlıkta kalınca, sabırla, gözlerin karanlığa alışmasını beklemek yeter.  Haruki Murakami
Kim aşık olmuşsa, kendisinin eksik parçalarını arıyordur. Bu yüzden aşık, maşuğunu düşündükçe acı çeker. Bu tıpkı, uzun zamandır görmediğin birinin odasına girdiğinde bulduğun anılar gibidir.  Haruki Murakami
İnsan bir şeyleri ne kadar isterse istesin, o şeyler asla kendiliğinden çıkıp gelmez. İnsan bir şeylerden özel olarak uzak durmaya çalıştığında ise, o şeyler kendiliğinden insanın üzerine üzerine gelir.  Haruki Murakami
Sonuçta herkes dışlanan azınlık tarafında olmaktansa dışlayan çoğunluk tarafında olunca rahat ediyor. Karşı tarafta olmadığı için seviniyor. Hangi çağda, hangi toplumda olursa olsun temelde aynı. Çoğunluğun içinde olunca, eziyet haline gelen şeyleri düşünmeye gerek de kalmıyor.  Haruki Murakami



Lev Troçki Sözleri: (1879-1940)
Devrim sokağa inmek için fırsat kollar. Lev Troçki
Dördüncü Enternasyonal'in zaferinden eminim, ileri! Lev Troçki
Faşizm kapitalist reaksiyondan başka bir şey değildir. Lev Troçki
Nefes aldığım müddetçe gelecek için kavga vereceğim.  Lev Troçki
Nefes aldığım müddetçe umut etmeye devam edeceğim.  Lev Troçki
Sadece burjuvazi için parlayacaksa, güneşi de söndürürüz. Lev Troçki
Savaşla ilgilenmiyor olabilirsiniz ama savaş sizinle ilgileniyor. Lev Troçki
Eğer korkmaya başlarsam, son derece yararsız biri olur çıkarım.  Lev Troçki
Bize bir şeyler öğretmeseydi eğer, tarihin hiçbir değeri olmazdı.  Lev Troçki
Hazır olun! İmkan dahilinde olmayana, beklenmedik şeylere ve olana.  Lev Troçki
Siyaset, siyaset!..' Yaşam boyunca insan iradesi özgürlükten yoksundur..  Lev Troçki
İşçilerin iş bırakma işareti sanmaları için bazen bir ıslık, bir vızıltı sesi yeterliydi. Lev Troçki
Bırakın din adamları başka bir dünya vaad etsinler. Biz cenneti yeryüzünde kuracağız! Lev Troçki
Emperyalist uluslar arası iş bölümü sosyalizmin tek ülkede inşa edilmesini imkansız kılar.  Lev Troçki
Yalan söylüyorlar! Aslında onlar, hem kendi insanlarının özgürlüğünü hem de diğer ülkelerin bağımsızlığını yıkım alanlarına gömmektedirler. Lev Troçki
İnsanın, güzel ve güçlü, kendi tarihinin akışına yön vermede hâkimiyet kurduğu ve bu tarihin sınırsız mutluluk ve neşenin ufuklarına aktığı bu parıldayan gelecek için mücadele vereceğim. Lev Troçki
İnsanların döktüğü kanı savaş kârlarıyla altına dönüştüren bütün ülkelerin kapitalistleri, bu savaşın; anayurdun korunması, demokrasi ve tahakküm altındaki ulusların kurtuluşu için yapıldığını ileri sürmektedirler. Yalan söylüyorlar!  Lev Troçki
Eğer tarihsel süreç bazı ülkelerin yalnızca eşitsiz değil, aynı zamanda birbirlerinden bağımsız olarak birbirlerinden yalıtık gelişmesi şeklinde işleseydi, o zaman, eşitsiz gelişme yasasında tek bir kapitalist ülkede sosyalizmi inşa etme imkanı elbette çıkardı. Çeşitli ülkelerin eşitsiz ya da düzensiz gelişmesi bu ülkeler arasında giderek artan ekonomik bağları ve karşılıklı bağımlılıkları sürekli olarak bozar fakat hiçbir durumda yok etmez. O ülkeler ki, dört yıllık iğrenç katliamdan sonra hemen ertesi gün birbirleriyle ticaret yapmışlardır.  Lev Troçki
Savaşla ilgilenmiyor olabilirsiniz ama savaş sizinle ilgileniyor. Lev Troçki


Samed Behrengi Sözleri: (1939-1967)
Akıp'da hiçbir yere ulaşamamak olası mı? Yani sence bir sonu yok mu derenin? Oysa her şeyin bir sonu var! Samed Behrengi
Ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü? Samed Behrengi
Balıkların çoğu yaşlandıkları zaman ömürlerini boşu boşuna geçirdiklerinden yakınırlar. Sürekli sızlanır, lanet okur, her şeyden şikayet ederler. Samed Behrengi
Çocuklar pahalı şeyler istemezler. Buna ihtiyaçları yoktur. Çocuklar içine sevgi kattıkları şeyleri zenginleştirirler. Büyükler bunu fark edemezler.Samed Behrengi

Desiderius Erasmus Sözleri: (1466-1536)

Baskıya izin veren suçu paylaşır. Desiderius Erasmus
Kötü huyların en büyüğü kaygıdır. Desiderius Erasmus
Mutluluk, aklın bittiği yerde başlar.  Desiderius Erasmus
Özgür yaşanmışsa, özgür ölünmelidir! Desiderius Erasmus
Kimse seni övmüyorsa, sen kendini öv. Desiderius Erasmus
Beni benden daha iyi kim ifade edebilir ki? Desiderius Erasmus  
Bizi mutlu eden, düşünsel eğilimlerimizdir.  Desiderius Erasmus  
Kötülük gizemin, acı ise bilginin kaynağıdır.  Desiderius Erasmus
İnsanlara iyilik etmek tanrı olmak demektir.  Desiderius Erasmus
Körlerin ülkesinde, tek gözlü insan kral olur.  Desiderius Erasmus   
Talih, cesaretli ve atılganlara güler yüz gösterir. Desiderius Erasmus  
İnsanların çoğu ahmaklığa iman eder gönülden. Desiderius Erasmus  
Kendinden nefret eden biri bir başkasını sevebilir mi?  Desiderius Erasmus  
İşler olup bittikten sonra budalanın da aklı başına gelir. Desiderius Erasmus  
Evet, meselenin özü budur, krallar gerçekten nefret eder.  Desiderius Erasmus
İnsanlar kendilerini bilgeliğe verdikçe mutluluktan uzaklaşırlar.  Desiderius Erasmus
Savaş insanlara değil, insanlıkla ilgisi olmayan canavarlara yakışır.   Desiderius Erasmus
Ben bir özgürlük severim. Bir kesime hizmet etmeyeceğim ve edemem. Desiderius Erasmus
Ben bir dünya vatandaşıyım, herkese ama herkese bir yabancı olarak bilinirim.  Desiderius Erasmus
Kendimi tarif etmek, kendime sınır çizmek olur; Yeteneğimin ise asla sınırı yoktur. Desiderius Erasmus
İtiraf edin ki, güzel, hoş olarak yaptığınız ne varsa, hepsini bu deliliğe borçlusunuz. Desiderius Erasmus
Ne zararı var, bütün halk sana karşı ıslık çalsa sen sadece güvenle kendini alkışlasan.  Desiderius Erasmus
Din bir tür deliliktir. Çünkü gerçek inanç hiçbir zaman  akla dayanmaz, imana dayanır.  Desiderius Erasmus
Bilge olmak, aklı rehber olarak almaktır; deli olmak ise kendini tutkuların akışına bırakmaktır. Desiderius Erasmus
Paylaşılmayan mutluluk mutluluk mudur, insan bir başına mutlu olabilir mi, tadını çıkarabilir mi?  Desiderius Erasmus
Her zaman gerçeği olduğu gibi söylemek zorunluluğu yoktur. Önemli olan, gerçeğin açıklanış biçimidir.  Desiderius Erasmus
Tanrı Adonis'in Suriye çayırlarında çiriş otu toplarken bir yaban domuzu tarafından öldürüldüğü mitolojide yer alır. Desiderius Erasmus
Mutluluğa rağmen, krallar bana çok mutsuz görünür, çünkü kendilerine gerçeği söyleyecek tek kişi yoktur, dost yerine asalaklara mecburdur. Desiderius Erasmus
Türkler ve yeryüzünün dörtte üçünü kapsayan sayısız barbarlar, doğru dine girmiş olmakla övünürler. Boş inanç sahibi alçaklar saydıkları Hristiyanlara tepeden bakarlar.   Desiderius Erasmus
Mademki hayat adamlarıyla dindarlar birbirine bu kadar zıt hareket ederler, o halde birbirlerine deli gözüyle bakmaları da doğaldır. Bence bu unvana en yakın olanlar dindarlardır.  Desiderius Erasmus
İnsanın her şeyi iyi tanımasını engelleyen iki şey vardır: biri vicdanın önüne perde çeken utanma, öteki de kendisine tehlikeyi gösterip büyük işlemlere girişmekten yüz çevirten korku.  Desiderius Erasmus
Öyle ya, bir milleti idare etmek işini üzerine almış bir insan, bütün hayatını toplumun çıkarlarına adamak için kendi çıkarlarından vazgeçmiş demektir. O hep milletinin mutluluğuyla ilgilenir.  Desiderius Erasmus
Savaş söz konusu olduğunda hiçbir masraftan ve zahmetten kaçınmazlar. Hiçbir şey önemli değildir onlar için. İster hukuk, ister din, isterse barış çiğnensin, hatta insanlık batsın, umurlarında olmaz. Desiderius Erasmus
Taştan putlara veya özenle boyanmış ahşap putlara özlem duyacak kadar budala da değilim. Sersem bir kalın kafalı, Muavininin alaşağı edip yerine geçiverdiği müdürün durumuna düşeriz biz tanrılar da o vakit. Desiderius Erasmus
 

Friedrich Engels Sözleri: (1820-1895)

Tek keIimeyIe bizi , sizin müIkiyetinizi yok etme niyetimizden doIayı kınıyorsunuz. KesinIikIe öyIe ; niyetimiz tam oIarak budur. Friedrich Engels
Hiçbir zaman ilk kurşun bizden çıkmadı. Friedrich Engels
Önce siz ateş edin mösyö burjuvazi. Friedrich Engels
Köle ancak bir kez satılır, proleter ise kendisini günbegün, saat be saat satmak zorunda'dır.
Friedrich Engels
Ne akıl meşalesiydi ki bu sönen, Ne yürekti, o artık çarpmayan. Friedrich Engels
Eğer yenilmişsek, yapmamız gereken tek şey, baştan başlamaktır. Friedrich Engels
Bir gram eylem, bir tonluk kuramdan daha değerlidir... Friedrich Engels
Felsefe; mantık ve diyalektikten oluşur. Friedrich Engels
İhtiyaç, icadın anasıdır. Friedrich Engels
El yalnızca emeğin organı olmayıp, aynı zamanda emeğin ürünüdür. Friedrich Engels
Materyalist doğa görüşü, doğanın olduğu gibi, yabancı bir şey katmadan, yalın biçimde kavranmasından başka bir şey değildir. Friedrich Engels
İnsanIar yaşadıkIarı gibi düşünürIer. Friedrich Engels
Bazen; susarak ettiğimiz laflar, Konuşarak harcadığımız sözlerden daha çok şey anlatır.
Friedrich Engels
Savaş, artık sadece soygun amacıyla yapılmaya başlandı ve sürekli bir sanayi kolu durumuna geldi. Friedrich Engels
Modern karı-koca ailesi, açık yada gizli, kadının evcil köleliği üzerine kurulmuştur. Friedrich Engels
Diyalektik felsefe karşısında hiçbir şey sonal, mutlak, kutsal değildir. Friedrich Engels
Dinin kökleri, insanlığın vahşi devrimindeki dar ve bilgisiz anlayışlardadır. Friedrich Engels
Komünizm, proletaryanın özgürleşme koşullarının öğretisidir. Friedrich Engels
Aile içinde erkek burjuvadır kadın proletarya rolünü oynar. Friedrich Engels
Egemen sınıfın düşünceleri, her çağda, egemen düşünceler olarak varlığını korumuştur.
Friedrich Engels
Cinsel aşk, sevilen kimsenin de sevmesini gerektirir; bu bakımdan, cinsel aşkta kadın erkeğe eşittir. Friedrich Engels
Materyalist bir doğa anlayışı, matematik ve doğabilim ile içli-dışlı olunmasını gerektirir.
Friedrich Engels
Bütün yaşamını gerçeğe ve doğruluğun coşkusuna adamış bir insan varsa, bu, Diderot'dur.
Friedrich Engels
Doğa bilginleri hangi tutumu benimserlerse benimsesinler, felsefenin egemenliği altındadırlar. Friedrich Engels
Ne mutIu o yoksuIIara ki diğer dünya onIara veriImiştir. Er ya da geç bu dünya da onIara veriIecektir. Friedrich Engels
Dünyayı özel mülkiyet yönettiği sürece, Proleteryaya, aç kalmaktan, yaşamını sürdürmek için savaşmaktan başka bir yol kalmıyor. Friedrich Engels
Nasıl ki gönüllü, üretken etkinlik insanoğlunun tattığı en üstün haz ise, zorunlu çalışma da en haşin ve aşağılayıcı bir cezadır. Friedrich Engels
Yarısını yedikten sonra eIimizde bütün bir eIma kaImayacağı gibi, çeIişik tarafIardan biri oImadan diğeri de oImaz. Friedrich Engels
Modern devIet, biçimi ne oIursa oIsun, özü itibariyIe, kapitaIist bir makine’dir, kapitaIistIerin devIeti’dir, topIam uIusaI sermaye’nin ideaI kişiIeşmesi’dir. Friedrich Engels
Ben vaktimi kadınlarla geçirip cinsel arzularımı tatmin edeceğime ezilen işçi sınıfını bulunduğu bataklıktan çıkarmayı yeğlerim. Üstelik kadın cinsel eğlence aracı değildir. Asla böyle aşağılık bir tabakada bulunamaz. Friedrich Engels
İnsanın kendi iradesine karşın, her gün, sabahtan gece vaktine kadar, belli bir şey yapmakla sınırlandırılmasından daha dehşet verici bir şey yoktur. Friedrich Engels
Kadını bir köpek gibi eğlenme amaçlı görenler ise Burjuvalardan başkası değildir. Friedrich Engels
Para her kapıyı açar ancak kiIitIeyemez. Friedrich Engels
Kömür ocağı, birçok dehşet verici felaketin sahnesidir ve o felaketler de doğrudan doğruya burjuvazinin bencilliğinden ileri gelir. Friedrich Engels
Doğa, burada hiçbir şey eskiden olduğu gibi ve eskiden olduğu yerde kalmaz; her şey hareket eder, değişir...! Friedrich Engels
Ev yönetimi, kamusal karakterini yitirdi. Bu iş artık toplumu ilgilendirmiyor; bir özel hizmet haline geldi; toplumsal üretime katılmaktan uzaklaştırılan kadın, bir baş-hizmetçi oldu. Friedrich Engels
İlk iş bölümü, erkekle kadın arasında, döl verme bakımından yapılan işbölümüdür..Tarihte kendini gösteren ilk sınıf çatışması, erkekle kadın arasındaki çelişmenin karı-koca evliliği içindeki gelişmesiyle; ve ilk sınıf baskısı da, dişi cinsin erkek cinsi tarafından baskı altına alınmasıyla aynı zamana rastlar. Friedrich Engels
Kadın cinsel eğlence aracı değildir. Asla böyle aşağılık bir tabakada bulunamaz. Friedrich Engels

Alexandre Dumas Sözleri: (1802-1870)

Bilinçlilik kararlılığı pekiştirir.  Alexandre Dumas
Yaşlanınca kolay heyecanlanılmaz. Alexandre Dumas
Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için. Alexandre Dumas
Hiçbir şey başarı kadar başarılı olamaz. Alexandre Dumas   
Yapılan iyiliği hatırlatmak, bir hakarettir.   Alexandre Dumas      
Belirsizlik, tüm işkencelerin en kötüsüdür.  Alexandre Dumas
İlkel halkların yasası, kısasa kısas yasasıdır.  Alexandre Dumas
Kadınlar, sevmedikleri adama hiç acımazlar.  Alexandre Dumas
Beyinleri ve yürekleri olan insanları severim.  Alexandre Dumas
Bazı insanlarda aradığınız her şeyi bulabilirsiniz. Alexandre Dumas
Genç insan, önce dol ki sonra rahatça taşabilesin.  Alexandre Dumas
Hala umut besleyen insan kendini asla öldürmez.  Alexandre Dumas
İnsan her zaman kendisine nankörlük edeni sever. Alexandre Dumas     
Bir kişi bir şeyi çok istiyorsa hiçbir şey kolay değildir. Alexandre Dumas
Ne yazık! Bu dünyada tamamen mutlu olunmuyor.  Alexandre Dumas
Her kötülüğün iki tedavisi vardır, Zaman ve Sessizlik.  Alexandre Dumas
Kararlarım hakkında kimseye hesap verecek değilim.  Alexandre Dumas
Ne yazık ki büyük insanlar gibi büyük sözlerde vardır.  Alexandre Dumas      
Hayat nedir ki? Ölümün bekleme noktasında bir mola.   Alexandre Dumas
Polis failleri bulamadığında, iz üzerinde olduğunu söyler.   Alexandre Dumas  
Sadece büyük acılar çekenler mutluluğun anlamını bilirler.  Alexandre Dumas
Siyasette bir insan öldürülmez, bir engel ortadan kaldırılır.   Alexandre Dumas     
Neyle yaşamamı bekliyordunuz? Elimde sadece anılarım var.  Alexandre Dumas
Acılar öylesine üst üste gelmişti ki, neredeyse onlara alışmıştı.  Alexandre Dumas
Düzenli çalışan bir beyinde her zaman baskın bir düşünce vardır. Alexandre Dumas
Bazen hükümetler bir insanı hiç iz bırakmadan yok etmek isterler.   Alexandre Dumas  
Gerçek mutluluk, gecenin karanlığında güneşi pencerene çizebilmektir.   Alexandre Dumas  
Hayatta insanın zihnini cidden meşgul eden tek bir mesele vardır: ölüm.  Alexandre Dumas
Suçluyu bulmak istiyorsanız, önce işlenen suçun kime yaradığını araştırın! Alexandre Dumas
Felsefe kazanılan bilgilerin beyinde bir araya gelmesidir; beyin onları uygular.  Alexandre Dumas
Kötülük taşıyan fikirlerin korkunç yanı şudur: Zihinler bu fikirlere zamanla alışır.   Alexandre Dumas
Ağaç hiçbir zaman çiçeğini bırakıp gitmez; ağacı bırakıp giden her zaman çiçektir.   Alexandre Dumas
Ne kadar iyi olurlarsa olsunlar, artık size acı veren insanları görmekten vazgeçiyorsunuz.  Alexandre Dumas
Sizin de bildiğiniz gibi; siyasette insanlar değil düşünceler, duygular değil çıkarlar söz konusudur.   Alexandre Dumas    
Eğer Tanrı insana yaşamaya zorladığı hayatı kendisi yaşamak zorunda kalsaydı kendini öldürürdü.  Alexandre Dumas
Güven vermek önemlidir.  Güven duymak da önemlidir.  Ama en önemlisi, Duyulan güveni boşa çıkarmamaktır. Alexandre Dumas
Zavallı insanlığın övünçlerinden biridir bu: Herkes kendini yanında inleyen ve ağlayan bir başkasından daha mutsuz sanır.  Alexandre Dumas
Politikada insanlar yoktur, düşünceler vardır; duygular yoktur, çıkarlar vardır; politikada bir insan öldürülmez, bir engel ortadan kaldırılır.  Alexandre Dumas
 


Furuğ Ferruhzad Sözleri: (1935-1967)

Kuş ölür, sen uçuşu hatırla.  Furuğ Ferruhzad
Benim de ölümüm gelip çatacak bir gün. Furuğ Ferruhzad
Su gibi kendi çukurunda kuruyabilir insan. Furuğ Ferruhzad
Sil aklımdan her inanmış aldanmıştır inancını. Furuğ Ferruhzad
Ben vicdanını yitirmiş zamandan korkuyorum. Furuğ Ferruhzad
Nedir sessizlik, söylenmeyen sözlerden başka?   Furuğ Ferruhzad  
Kendi varlığımın sesi olayım dedim yazık ki kadındım. Furuğ Ferruhzad
Dünya boşunalığa gebe kalmış ve zulmü doğurmuştur. Furuğ Ferruhzad  
Ben Kendimi yaşamdan pek bir şey ummamaya alıştırdım.  Furuğ Ferruhzad
Çocukluğum beni görse ne yaptılar sana böyle diye ağlardı. Furuğ Ferruhzad    
Kurumsallaşmış iktidarın olduğu her yerde sansür de vardır.  Furuğ Ferruhzad
Yaşam belki bir urgandır, bir adamın daldan dala kendini astığı. Furuğ Ferruhzad
Benim payıma düşen, anılar bahçesinde hüzünlü bir gezintidir.   Furuğ Ferruhzad
İnsan ne kadar az umarsa yaşamında bir o kadar daha rahattır.   Furuğ Ferruhzad    
Hangi yaşta ölürsek ölelim, tamamlanmamış cümlelerimiz olacak.  Furuğ Ferruhzad
Bir pencere yeter bana bir tek pencere, bilince ve bakışa ve suskunluğa.   Furuğ Ferruhzad
Biz yitirmiş olmamız gereken ne varsa yitirmişiz, ışıksız yola düşmüşüz biz. Furuğ Ferruhzad
Ey dost, ey kardeş, ey herkes! Yazın tarihini gül soykırımının Aya vardığınızda! Furuğ Ferruhzad
İnsanı sessiz kalmaya zorlayan acı onu bağırmaya zorlayan acısından çok daha ağırdır. Furuğ Ferruhzad
Şiddeti ve kavgaları gördüm bu dünyada çok acı çektim bu dünya gebe, ve haksızlık doğuruyor. Furuğ Ferruhzad
Acımasız toplum tüm acımasızlığını kadına yöneltiyordu. Gelenekler her yönden onu bastırıyordu. Furuğ Ferruhzad
Ah bir güvercin gibi kanatlarım olsaydı, Uçar ve huzurlu olurdum, Çünkü şiddeti ve kavgaları gördüm. Furuğ Ferruhzad   
Kimsenin işine karışmıyorum. Kimseyi incitmiyorum ve Her an kendimleyim,  Böyle olunca herkes beni kurcalıyor.   Furuğ Ferruhzad      
Bütün kavramların ve ölçütlerin anlamlarını yitirdikleri ve değersiz demek istemiyorum giderek sarsılmaya yüz tuttuğu bir çağda yaşıyoruz. Furuğ Ferruhzad  
Bütün o çılgınlıklardan sonra ah yazık inanasım gelmiyor, akıllanmışım. Sanki 'o' bende ölmüş ve ben bu yüzden yorgun, suskun ve bomboşum. Furuğ Ferruhzad

 

Robin Williams Sözleri: (1951-2014)

Gerçeklik. Ne kavram ama… Robin Williams
Komedi, iyimserliğin eyleme dökülmesidir. Robin Williams
Ağlamak değil gülmek için sebepler arayın. Robin Williams
Üzgünüm, haklı olsaydın seninle aynı fikirde olurdum. Robin Williams
Sana küçük bir çılgınlık kıvılcımı verildi. Onu kaybetme! Robin Williams
Kadınların yatakta yapmayı en sevdikleri şey kahvaltıdır. Robin Williams
Zaman en iyi öğretmendir ama tüm öğrencilerini öldüren bir öğretmen. Robin Williams
Yaşadığım hayatın hayat olmadığını, öleceğimi öğrendiğim gün anladım. Robin Williams
İnsanlar sana ne söylerse söylesin, dünyayı kelimeler ve fikirler değiştirebilir. Robin Williams
Hepimizin içinde çok çok küçük bir delilik alevi var. Onu asla kaybetmemeliyiz. Robin Williams
Siyasetçiler bebek bezi gibidir. Malum sebeplerden dolayı sık sık değiştirilmelidir. Robin Williams
Aslında sorarsanız, ben güldürdüm, siz güldünüz sonra ben ağladım siz yine güldünüz. Robin Williams
Ormanda yol ikiye ayrıldı ve ben hep daha az kullanılanı seçtim. Bu hayatımdaki tüm farkı yarattı. Robin Williams
Dünyayı kadınlar yönetiyor olsaydı hiç savaş yaşanmazdı, sadece 28 günde bir şiddetli müzakereler olurdu. Robin Williams
Vakit varken tomurcukları topla. Zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir. Robin Williams
Sorun şu ki; Tanrı erkeğe bir penis bir de beyin vermiştir ama ikisine aynı anda yetecek kadar kan vermemiştir. Robin Williams
‘En kötü şeyin hayatı yalnız bitirmek olduğunu düşünürdüm ! Hayır ! En kötü şey; seni yalnız hissettiren insanlarla bitirmek! Robin Williams
Lütfen bu kadar endişelenmeyin. Çünkü sonunda hiçbirimiz bu gezegende uzun süre kalmayacağız. Yaşam çok hızlı ilerliyor.  Robin Williams
Hayatta en kötü şeyin, yalnız kalmak olduğunu düşünürdüm, değilmiş. Hayatta en kötü şey, seni yalnız hissettiren insanlarla olmaktır. Robin Williams
Bir kadın asla nükleer bomba yapmaz. Bir kadın insan öldüren bir silah yapamaz. Sadece sizi kısa bir süre kötü hissettirecek bir silah yapar. Robin Williams
Siyaset çok bencilce, acımasız ve anlık bir şey. Bu kadar şeyi nasıl yoluna sokacaksınız? Yaşadığım yerdeki yerel siyaset bile o kadar çirkinleşti ki. Robin Williams
Bir hastalığı tedavi ettiğinde, kazanabilir ya da kaybedebilirsin. Ama bir insanı tedavi ettiğinde, sana garanti veriyorum, sonuç ne olursa olsun kazanacaksın. Robin Williams
İsa'nın yahudi olmadığını söylüyorlar yapmayın, adam 30 yaşında yalnız ailesinin yanında yaşıyor ve babasının işinde çalışıyor. Kabul edelim beyler adam yahudi. Robin Williams
Hayatta en kötü şey yalnız bir insan olarak ölmektir diye düşünürdüm. Değilmiş. En kötü şey, yapayalnız hissetmene sebep olan insanlarla bir aradayken ölmekmiş. Robin Williams
Üzgün insan çevresindekileri mutlu etmek için elinden geleni yapan insandır. Çünkü kendisi kıymetsiz olmanın nasıl bir duygu olduğunu bilir ve başka insanlar da bunu yaşasın istemez. Robin Williams
Bazen yaptığım şeyler üzerine düşünüyorum. Mesela çok tutmayan filmlerim var. Kendi kendime “Bunun neden yaptın?” diye soruyorum. Aslında hiçbirinden pişman değilim çünkü onlar sayesinde harika insanlar tanıdım. Robin Williams
Bence hüzünlü insanlar başkalarını mutlu etmek için kendi limitlerini sonuna kadar zorlarlar. Çünkü onlar kesinlikle değersiz hissetmenin ne demek olduğunu bilirler ve hiç kimsenin değersiz olduğunu hissetmelerini istemezler. Robin Williams
 

Eric Hoffer Sözleri: (1902 -1983)

Kabalık, zayıf insanın güç gösterisidir.   Eric Hoffer    
Fanatikler, ölümden çok özgürlükten korkar.    Eric Hoffer
Yoksul olan herkes hayatından bezmiş değildir.  Eric Hoffer
Yaratıcı yoksullar genellikle hüsrana kapılmazlar.  Eric Hoffer
Hayatından memnun olanlardan iyi bir bilici çıkmaz.  Eric Hoffer
Mutlak iman, mutlak güç gibi mutlak biçimde bozulur.  Eric Hoffer
Dünyadaki en müthiş şey; kendine ait olmayı bilmektir.  Eric Hoffer
Özgürlük yapabildiklerimizden ziyade, yapamadıklarımızla ilgilidir.  Eric Hoffer  
Propaganda en çok, hayal kırıklığına uğramış kişiler üzerinde başarılı olur.   Eric Hoffer
Düşmanınızın neden korktuğunu anlamak için, sizi ne ile korkuttuğuna bakın. Eric Hoffer
Feda etme duygusunu yaratan şey, sahip olunanlar değil, sahip olunamayanlardır.  Eric Hoffer
Dindarlar her zaman zihinlerinin değil, kalplerinin mutlak gerçeğini aramaya meyillidir.  Eric Hoffer
Neyi bildiğimiz ya da neyi bilmediğimizden çok daha önemlisi, neyi bilmek istediğimizdir.  Eric Hoffer
İnsanlarda, kendi varlığını şekillendiren güçleri genellikle kendi dışında arama eğilimi vardır. Eric Hoffer
Düşmanının en çok korktuğu şeyleri öğrenmek için seni korkutmak için kullandıklarına bak.  Eric Hoffer  
Nefretimiz elle tutulur bir sebepten ileri gelmiyorsa, taraftar bulma arzumuz daha şiddetli olur.  Eric Hoffer
Bir insan kendisine başarı sağlayacak yeteneğe sahip değilse, özgürlük onun için sıkıcı bir yüktür.  Eric Hoffer
Kendi kendilerini kandırmakta güçlük çekmeyen kişiler, başkaları tarafından da kolayca kandırılırlar.  Eric Hoffer
Çevreleri tarafından korkutulmuş kişiler, durumları ne kadar perişan olursa olsun değişimi düşünmezler. Eric Hoffer
Bir insanın dinini öğrenmek için nasıl şehadet getirdiğini değil, hoşgörüsüzlüğünün ölçüsünü anlamamız gerekir.   Eric Hoffer
Dağları yerinden oynatmaya yeterli teknik gücün bulunduğu yerde, dağları yerinden oynatan inançlara ihtiyaç yoktur.  Eric Hoffer
Kendisini insanların çobanı olarak gören yardımsever despot devlet, daha fazla koyunun kendisine itaat etmesini ister.  Eric Hoffer
Kesin inançlı kendi siyasi, dini, felsefi inancının mutlak gerçek olduğuna, bunu başkalarına zorla uygulamak gerektiğine bağnazca inanır.  Eric Hoffer
Değişim çağında, “öğrenenler” dünyayı ele geçirecek. “Her şeyi bilenler” ise artık var olmayan bir dünyaya ait bilgileriyle baş başa kalacaklar.  Eric Hoffer
Şiddetli değişimlerin yaşandığı bu çağda gelecek, öğrenenlere miras kalır. Çok şey bilenler ise kendilerini artık var olmayan bir dünyada yaşamak üzere donanmış bulurlar.   Eric Hoffer

 
Daniel Goleman Sözleri:

İnsanlar başarısızlıklarını kendilerindeki bazı değişmez eksiklere bağlıyorlarsa, umutlarını kaybedip çaba harcamaktan vazgeçerler. Daniel Goleman
Eğer her şeyi bilinçli olarak yapsaydık korkunç bir durumda olurduk. Daniel Goleman
Herkes kızabilir, bu kolaydır. Ancak doğru insana, doğru ölçüde, doğru zamanda, doğru nedenle ve doğru şekilde kızmak, işte bu kolay değildir. Daniel Goleman
Empatinin kökeni özbilinçtir; kişi duygularına ne kadar açıksa, başkalarının hislerini okumayı da o kadar iyi becerebilir. Kendisinin ne hissettiği hakkında hiçbir fikri olmayanlar, çevrelerindeki kişilerin ne hissettiğini anlamaktan tamamen acizdirler. Daniel Goleman
En dinlendirici ortamlar doğadadır. Başkalarının düşüncelerinden gelen sesin kendi iç sesinizi boğmasına izin vermeyin. En önemlisi de , yüreğinizin ve sezginizin peşinden gitme cesaretine sahip olun. Onlar bir şekilde sizin aslında ne olmak istediğinizi zaten bilirler. Daniel Goleman
Acıların dağlanması da bireyi yenilgiye uğratan özelliktedir. Eğer baskılanma çok fazla ise, acılar dışarı sızarlar. Çevresindeki yaşamları ve bir başkasının duygularını tam anlamıyla yaşayabilme kapasitesini kaybeder kişi. Yaratıcı yanı ona acının farkındalık bölgesinde olmamasına rağmen saklanma halinde pusuya yatmış olduğunu söyler. Daniel Goleman
En dinlendirici ortamlar doğadadır. Daniel Goleman

Neyzen Tevfik Sözleri: (1879-1953)

İnsan; iki ayağı üzerinde doğrulmuş canavardır!  Neyzen Tevfik
Hayat, çatlak bardaktaki suya benzer içsen de tükenir içmesende, bu yüzden hayattan tat almaya bak : çünkü yaşasan da bitecek yaşamasan da. Neyzen Tevfik
Bazı insanları sebepsiz seversin. Bazılarına bin sebep arar, yine sevemezsin. Neyzen Tevfik
Hayat üç buçukla dört arasındadır; ya üç buçuk atarsın ya da dört dörtlük yaşarsın... Neyzen Tevfik
Öleceğiz bir gün gömecekler; Bir kaç gün övecekler; Sonra kalan malı bölecekler. Hatta memnun kalmayıp sövecekler..! Neyzen Tevfik
Hayat içi su dolu bir fıçıya benzer, yavaş yavaş içsen de biter, birden içsen de biter. Neyzen Tevfik
Ne ceket kaldı ne metelik cebinde ceketin. Kurtaracağız diye geldiler İçine ettiler memleketin. Neyzen Tevfik
Kabeden maksat varmaktır yara. Kör gibi tapınma kara duvara. Neyzen Tevfik
Neyzen tabiat kanunu hükümlerine iki defa boyun eğdi doğdu ve öldü işte hepsi bu kadar… Neyze Tevfik
Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer ömri fani gibidir, gün de geçer, dem de geçer. Neyzen Tevfik
Hayat sana her zaman ikinci şansı verir; adına "yarın" denir. Neyzen Tevfik
İyi bak kabına, olmasın delik, boşuna taşırsın, gider gündelik. Anında olmalı, ettiğin iyilik, alem duysun diye, inayet etme. Neyzen Tevfik
Türkü yine o türkü, sazlarda tel değişti. Yumruk yine o yumruk, bir varsa el değişti. Neyzen Tevfik
Kime Sordumsa Seni
Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler;
Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! dediler... Neyzen Tevfik
Be Hey Dürzü
İşgaldeki hali sakin unutma.
Atatürk´e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz. Neyzen Tevfik
Künyeni almak için, partiye ettim telefon:
Bizdeki kayda göre, şimdi o mebus dediler! .. Neyzen Tevfik
Her şeref yapma, her saadet piç! Her şeyin ibtidası, ahiri hiç!.. Neyzen Tevfik
Be soysuz ! Namaza durduğun yönü bilirsin de, kıble diye, secde edip alnını koyduğun toprağı neden söylemezsin vatan diye? Neyzen Tevfik
Dünya dönüyor, ben de dönüyorum, Allah ahengimizi bozmasın…Neyzen Tevfik
Farkı yoktur aşıkların sağırdan. Neyzen Tevfik
Yamansın her zaman aldattın beni
Gah düşürdün gahi kaldırdın felek
Mecnun'sun diyerek Leyla peşinde
Issız vadilere saldırdın felek. Neyzen Tevfik
Rehbersin dedin sen ben ise kördüm
Elimle başıma çok çorap ördüm
Kendimi bıraktım alemi gördüm
Hesapsız günahlar aldırdın felek. Neyzen Tevfik
Şifadır dedin de zehir tattırdın
Gençliğin okunu boşa attırdın
Körlerin yurdunda ayna sattırdın
Çıkmaz sokaklara daldırdın felek. Neyzen Tevfik
Barışmadı gönlüm mert ile zenle
Ne bir iş bilenle ne boş gezenle
Hicran köşesinde bozuk düzenle
Neyzen'e her telden çaldırdın felek. Neyzen Tevfik
Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama,
Biraz duraksa, neler olup bittiğine anlam verme.
Mutlaka yanlış bir şey oldu ve düşüncelerin ile dileklerin aynı orantıda değildi.
Ve varlığın ile buluşamadı.
Sorun yok, sadece bekle.
Güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir,
Çiçekler açacaktır,
Rüzgar esecektir.
Ve yağmur yağacaktır, zorlamaya gerek yoktur.
Olması gereken kendiliğinden olur. Neyzen Tevfik
İzlemene devam et, şahitlik güzeldir.
Hem olayın dışındasındır hem de içinde.
O bir dengedir,
O anlamlıdır,
Şahit ol, tanık ol, olan ile bütünleş.
Güzellik olanların içinden filizlenecektir;
Zorlamaya gerek yoktur.
Olması gereken kendiliğinden olur! Neyzen Tevfik
Öncelik sensin... Köklerine git, kendini bul.
Sorun yok, sadece bekle...
Güneş doğacaktır. Rüzgar esecek ve yağmur yağacaktır.
Zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur.
İzlemeye devam et...
Şahitlik güzeldir, hem olayın dışındasındır hem de içinde...
Zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden olur. Neyzen Tevfik
Ne şeriat, ne tarikat, ne hakikat, ne türe,
Süremez hükmünü bunlar yaşadıkça bu küre
Cahilin korku kokan defterini Tanrı düre!
Ma'rifet mahkemesinde verilen hükme göre,
Cennet iflas eder, efsane-i Adem de geçer.
Serseri Neyzen'in aşkınla kulak ver sözüne,
Girmemiştir bu avalim, bu bedyi' gözüne.
Cehlinin kudreti baktırmadı kendi özüne.
Pir olur sakiy-i gül çehre bakılmaz yüzüne,
Hak olur pir-i mugan, sohbet-i hemdem de geçer. Neyzen Tevfik
Rakı, şarap içiyorsam sana ne.
Yoksa sana bir zararım içerim.
İkimiz de gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim. Neyzen Tevfik
Bekaretinle kapatmaya çalışsanda bedenin gizlemiyor, ruhundaki fahişeyi.
Zaten bacak arasından ibaret olsaydı namus, yaradan da kapatırdı inekteki memeyi. Neyzen Tevfik
Bana yar olmayan devr-i devranin, izzet-i ikramını sikeyim.
Yansın bu ibneler su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim,
Ben deli miyim? mecnun gibi bir am için çöllere düşeyim,
Verirse verir, vermezse leylayı da sikeyim. Neyzen Tevfik
Türk Milleti
Türk milleti gariptir
her bi lafı kaldırmaz
ibne dersin kızar da
s*k*rsin aldırmaz . Neyzen Tevfik
Asrın
Asrın yeni bir umdesi var, hak kapanındır.
Söz haykıranın, mantık ise şarlatanındır.
Geçmez ele bir pâye, kavuk sallamayınca,
Kürsî-i liyakat pezevenk, puşt olanındır! Neyzen Tevfik
Kanında kalmamış, ecdadının âsâr-ı vicdanı,
Takılmış boynuna tavk-ı esaret, işte bürhanı. Neyzen Tevfik
Hani nerde o şanlı saltanatın?
Benden olsun sıkılmıyor suratın. Neyzen Tevfik
Kim ne der? Enbiya mı yan bakacak?
Beni hangi cehennemin yakacak? Neyzen Tevfik
Kime kimden? Zavallı insanlar!
Pür-adâvet, yalancı bürhanlar! Neyzen Tevfik
Ulu Tanrım, bu Arap açmazı Türk’ü yendi,
Tam bin üç yüz sene bîçareye Müslim dendi! Neyzen Tevfik
Aslı yok, astarı yok, esteri yok, kervanı var,
Aklı yok, rehberi yok, varlığı yok, şeytanı var! Neyzen Tevfik
Şahlanan … bu nehyi dinler mi?
O melekler mi, yoksa cinler mi? Neyzen Tevfik
Gece bastı kara kaplı kitap – oldu hâkim,
Anırırken tepişen bunca eşek hep âlim! Neyzen Tevfik
Âdem öldü, İdris gitti, Nuh geldi,
Lüt’un işi başka, Yusuf güzeldi.
Hangi dinle bu kârhane düzeldi,
Hangi şahın mülkü viran olmadı? Neyzen Tevfik
Musa Tur’a, İsa hûra büründü,
Eyyûb hasta, Yakûb yasta göründü.
Hepsine de hicran eli süründü,
Halil gibi bir put kıran olmadı. Neyzen Tevfik
Bozuktur düzenin, olmazsın akort,
Tavşana kaç dersin tazıya aport,
Haham, papaz, hoca ettikçe zart zurt,
Alay eder güler, isyan edersin. Neyzen Tevfik
Sen indirdin yere şu dört kitabı,
Ayrı ayrı her birinin hisabı,
Her bir dinin sensin putu, mihrabı,
Yalanına kendin iman edersin. Neyzen Tevfik
Zengin olur kasaları kitlersin,
Fakir düşer garip başın bitlersin,
Deri, kemik, beden bizi ciltlersin,
Hicranlara canlı divan edersin. Neyzen Tevfik
Ulu Tanrım ölü müsün, diri mi?
İsa gibi yoksa üçün biri mi?.
Dudağında yangın varmış dediler,
Tâ ezelden yayan koşarak geldim.
Alev yanaklara sarmış dediler,
Sevda seli oldum, taşarak geldim.
Kapılmışım aşk oduna bir kere,
Katlanırım her bir cefâya, cevre
Uğraya uğraya devirden devre
Bütün kâinatı aşarak geldim.
Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü,
Ben gönlümü sana verdim götürü.
Sana meftûn olduğumdan ötürü
Sarhoş oldum Neyzen, coşarak geldim. Neyzen Tevfik
Adaklar adayacaktım Evliyalara!
Umursuzluğun aklıma geldi,
Vazgeçtim!
Kahırdan başka ne vardı sanki verdiğin?
Acıları zevk alır hale getirmiştin.
Yinede görmek için seni Şeytana uyup;
Bir daha bozacaktım yeminimi.
Vedalaşmadan gidişin aklıma geldi,
Vazgeçtim!
Paylaştığımızı sandığım
Güzel günler hatırına.
Şuçlu benmişim gibi,
Af dileyecektim gözlerine bakıp,
Her türlü cezana razı olacaktım.
Boynumu büküp,
Bir daha gelecektim kapına.
Başkasını sevdiğin aklıma geldi,
Vazgeçtim! Neyzen Tevfik
Uzun derbederlik hayatımda,
o kaldırımdan bu kaldırıma;
o kapıdan bu kapıya;
o diyardan bu diyara;
ney’im ve mey’imle bir kuru yaprak gibi savruldum. Neyzen Tevfik
Ne ararsın Tanrı ile aramda?
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda,
Başı açığa neden türban sorarsın?  Neyzen Tevfik
Şâhâne cehâlet
Hayliden hayli kalınlaştı yobazlık yeniden,
Softalık zorlu anırtı ile aldı yürüdü.
Kara bir kinle taassup pusudan çıktı yine,
Yurdu şâhâne cehâlet yeni baştan bürüdü. Neyzen Tevfik
Bana vereceğiniz parayı da yoksullara dağıtın. Neyzen Tevfik

Anton Çehov Sözleri: (1860-1904)
En tehlikeli insan tipi az anlayan çok inanandır. Anton Çehov
İnsan kendi vicdanından bir şey gizleyemez! Anton Çehov
Kendini yalnız hisseden kimse için her yer çöldür. Anton Çehov
Hepimizin içinde yok edici bir canavar yatıyor. Anton Çehov
YaIan kadar insanı aIçaItan bir şey yoktur. Anton Çehov
Bilgi, siz onu pratiğe dökmediğiniz sürece bir değer taşımaz. Anton Çehov
Sanatçının görevi soru sormaktır, cevaplamak değil. Anton Çehov
Son derece gururlu insanlar, susmayı ve yalnızlığı sever. Anton Çehov
Yaratamadığın şeyleri, yok etmek sadece barbarlıkla açıklanabilir. Anton Çehov
Yalnızlıktan korkuyorsan hiç evlenme. Anton Çehov
Aşılmasına imkan olmayan hiçbir duvar yoktur. Anton Çehov
Bir kişi ciddi şeyler hakkında ciddi konuşmalıdır. Anton Çehov
Kendinden başka kimseye benim diyemezsin, Çünkü sadece yanındadır. Anton Çehov
ErkekIer kaIpIeriyIe değiI fikirIeriyIe yaşarIar. Anton Çehov
Kadınlar başarısızlığı bağışlamazlar. Anton Çehov
Gerçekten yaşamayınca insan, seraplarla avunur. Anton Çehov
Mutluyken görmezden geldiğin şeyler mutsuzken canını yakar; Çünkü insan hatalarını mutluyken değil, hep mutsuzken anlar. Anton Çehov
Namuslu, dürüst insanların ne kadar az olduğunu anlamak için herhangi bir iş yapmaya kalkışmak yeter. Anton Çehov
Üç çeşit insan vardır:
1. Ekmek gibidir; her zaman ararsın 'bazen' bulursun.
2. İlaç gibidir; ihtiyacın olduğunda ararsın 'pek az' bulursun.
3. Mikrop gibidir; sen aramasan da olur, çünkü o seni 'her zaman' bulur. Anton Çehov
İçinde yaşadığınız evren ile içinizde yaşattığınız evren arasında kurabildiğiniz bağ kadar mutlu olursunuz. Anton Çehov
Siz bana aptal hayaller peşinde koşmayan bir kalp gösterin, Ben de size mutlu bir insan göstereyim. Anton Çehov
Yalnız yaşayan insanların zihinlerinde her zaman seve seve paylaşacakları bir şeyler vardır.
Anton Çehov
Yeniden yaratamayacağı şeyleri yok etmek için insanoğlunun akıldan yoksun bir varlık olması gerekmez mi? Anton Çehov
Dünya büyüktür ama yine de çaldığı şeyi saklayacak yer bulamaz insan. Anton Çehov
Doğru zamanda gelen yanlış insana tanıdığın şansı, yanlış zamanda gelen doğru insana tanımadığın sürece üzülen hep sen olursun! Anton Çehov
Gözlerime bakıp da yapılan sahte bir gülücük yerine, yüzüme karşı gösterilen gerçek bir nefreti tercih ederim. Anton Çehov
İnsanlar arkanızdan konuşuyorsa, onlardan öndesiniz demektir. Anton Çehov
Çocuklar kutsal ve temizdir. Anton Çehov
İnsanlara ne kadar değer veriyorsan, o kadar tepene biniyorlar! Anton Çehov
Unutma; İnsanları tanıman için en uygun zaman ayrılmalarına en yakın zamandır. Çünkü o zaman sahte yüzler açığa çıkmıştır!
Anton Çehov
Hayata karşı ilk küskünlüğümüz; yanımızda sandığımız kişileri, karşımızda görmemizle başlar.
Anton Çehov
Hiçbir şey istemeyen, hiçbir umudu olmayan ve hiçbir şeyden korkmayan kişi asla bir sanatçı olamaz. Anton Çehov
İnsanlar; eğlenebildikleriyle arkadaş, anlatabildikleriyle dost, ağlayabildikleriyle kardeş olurlar.
Anton Çehov
İnsan yakınlarını, onları kaybetmek tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı anki kadar hiçbir zaman sevemiyor. Anton Çehov
İnsanların nasıl yalan söylediklerini görür, işitirsin! Bu yalanları yuttuğun için de, sana budala derler. Anton Çehov
Hayır, hayır, beş para bile değeri olmayan bir lokma ekmek, bir sıcak köşe, bir mevki için çekilmez bütün bunlar. Böyle bir dünyada yaşanmaz! Anton Çehov
Eğer bir insan yaşamından hoşnut değilse, kendini mutlu hissetmiyorsa sokakta karşılaştığı mis kokulu ıhlamurlar, koyu ağaç gölgeleri, bulutlar, hallerinden memnun, kayıtsız doğa güzellikleri ona aşağılık biri olduğu hissi vermekten başka bir işe yaramaz. Anton Çehov
Başkalarının yalanlarını dinlemek ve bu yalanları yutmuş göründüğün için seni aptal bellemelerine göz yummak, alçalmayı sineye çekmek; dürüst, özgür insanların yanında olduğunu açık açık söyleyememek, üstelik yalan söylemek zorunda kalmak, gülümsemek. Hayır, hayır, beş para bile değeri olmayan bir lokma ekmek, bir sıcak köşe, bir mevki için çekilmez bütün bunlar. Böyle bir dünyada yaşanmaz! Anton Çehov
Hayat seni güldürmüyorsa, espriyi anlamadın demektir. Anton Çehov
Hayatınızın sonuna kadar yaşamadıkça, şansınızdan şikayet etmeyin. Anton Çehov
İnsanoğlu nasıl tüketiyor kendini! Hem de boş yere! Anton Çehov
Her şey basit olmalıdır. Tümüyle basit. Teatral olmamaktır esas olan. Anton Çehov
Erkekler hür ve eşit olarak doğarlar, ancak daha sonra bazıları evlenir. Anton Çehov
Sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haber; henüz ölmedik, Kötü haber; hala yaşıyoruz. Anton Çehov
Anlamaya çalışma. Hayat böyledir işte. Hep o kıyamadıklarımız kıyar size. Anton Çehov



Walt Whitman Sözleri: (1819-1892)

Sıkça itiraz et.  Walt Whitman
Sadelik, izahın görkemidir. Walt Whitman
Meraklı ol; yargılayıcı değil.  Walt Whitman
Asıl savaş asla kitaplarda yer almaz. Walt Whitman
En dayanıklı şeyler kişisel özelliklerdir. Walt Whitman
Gelecek daha belirsiz değildir, şimdiden. Walt Whitman
Kendinizden daha yüce olan bir tanrı yoktur. Walt Whitman
Vicdanı tatmin eden her neyse, gerçek de odur. Walt Whitman
Özgürlük özgürce yürümek ve efendisi olmamak. Walt Whitman
Ben çok büyüğüm, içimde çokluğu barındırıyorum. Walt Whitman
Sıradan bir hatamın hududunda keşfettim kendimi.   Walt Whitman
Adalet kanunlarda bulunmaz. O vicdanımızın içerisindedir. Walt Whitman
Gerçek savaş, asla kitaplardan içeriye adımını atamayacaktır. Walt Whitman
Kendi özümüze hakaret eden ne olursa olsun, ondan kurtulun. Walt Whitman
Yüzünüzü hep güneşe dönük tutun ki gölge hep arkanıza düşsün. Walt Whitman
Yaralı bir insana ne hissediyorsun diye sormam, yaralı bir insan olurum. Walt Whitman
Düşmanlarımı hakettiğimden şüphem yok ta, dostlarımı hakettiğimi sanmıyorum. Walt Whitman
Hayvanlara uzun uzun bakıyorum da, hiçbiri kendi türünden birinin önünde diz çökmüyor.  Walt Whitman
Yoldaş, veriyorum elimi sana! Çıkacak mısın benimle yola? Nefes verdikçe hiç ayrılmasak mı yoksa?  Walt Whitman
Adalet yaşama organı üyeleri tarafından ve kanunlarla kurulamaz. Adalet insanın vicdanının içerisindedir. Walt Whitman
Öbür dünyalarla uğraşmak aramızdaki kötülükleri düzeltmez, bu dünyaya odaklanmak bize yardımcı olabilir. Walt Whitman
Bir başka dünyayı işaret etmek aramızdaki ahlaksızlığı asla azaltmayacak; bu dünyaya ışık tutmak tek başına bize yardım edecektir. Walt Whitman
Doğaya dönüp hayvanlarla birlikte yaşayabileceğimi sanıyorum. Onlar hallerinden hiç şikayet etmiyorlar. Hepsi hayatından memnun.  Walt Whitman
Yabancı, yolunun üstünde bana rastlar da, konuşmak istersen, niçin benimle konuşmayasın?  Ya da ben niçin seninle konuşmayayım?   Walt Whitman
Şöyle uzakta durup baktığım zaman, insana inanmayanların önderliğinde giden insan yığınlarında, bana son derece dokunan bir şey var. Walt Whitman
İnançlar, mezhepler ara verdi, Geri çekilip öylece kaldılar, ama hiç unutulmayacaklar, Ben hem iyinin, hem kötünün limanıyım, ne pahasına olursa olsun izin veriyorum konuşmaya, Denetlenmeyen doğa, özgün enerjisiyle. Walt Whitman
Hayvanlar hepsi kendi aleminde öylesine huzur içinde hallerinden sızlanmazlar, kan ter dökmemekteler, karanlıkta gözleri açık uzanmıyorlar ve ağlamıyorlar. Ah siz yüreğinde karanlık bir noktası olmayan ve kafası hiç karışmayan insanlar, çelişkisiz ve gölgesiz hayatlarınızla ne kadar sıkıcı ve ne kadar ‘az'sınız. Walt Whitman

 
John Verdon Sözleri:

Fazla bilgi göz çıkarmaz.  John Verdon
İyi insanlara kötü şeyler olur.   John Verdon
Neden hepimiz kardeş olamıyoruz? John Verdon
Mayın tarlasında dolaşan kör gibisiniz.   John Verdon
İnsanların aptallıkları hiç azalmıyor gibi.  John Verdon
İyilik yapmak için hiçbir zaman geç değildir.  John Verdon
Mutluluğa onu kovalayarak ulaşamazsınız.   John Verdon
Hepimiz, geçmişin yansımalarıyla boğuşuruz.  John Verdon
Suçluluğu kanıtlanana dek herkes masumdur.  John Verdon
Yanlış sorular sorarsan, yanlış cevaplar alırsın.  John Verdon
Seni gerçekten sıkıntıya sokan şeyi bulmalısın.   John Verdon
Beyni, ağzından büyük olan adamları severim.   John Verdon
İnsanları öldüren silahlar değil, yine insanlardır.  John Verdon
Şikayet etmek zaman kaybından başka bir şey değil.   John Verdon
Hak edene hak ettiği gibi davranmak gerekir, değil mi?   John Verdon
Seçimler bazen öngöremediğimiz sonuçlara neden olur.  John Verdon
İlerleme kaydedebilmek için, açık fikirli olmamız gerekiyor.  John Verdon
Eğer güvenleri sağlayamazsanız hiçbir şey elde edemezsiniz.  John Verdon
Hayatta, ölüm ve şüpheden başka kesin olan bir şey yoktur.  John Verdon
Hayat zor. Bazıları bu zorluklarla başa çıkar. Bazıları çıkamaz.  John Verdon
Çıkmaz sokaktan çıkmanın tek yolu vardır. Aksi yöne gitmek.  John Verdon
Karşısında ne kadar güçlü durursan, çöküşü o derece hızlanır.  John Verdon
Herkes ne derse desin, sonunda önemli olan sizin içinizdekidir.   John Verdon
Hayat kısa. Hepsi bu. Bu üzerinde düşünülmesi gereken bir şey.  John Verdon
Hayatın amacı diğer insanlara elimizden geldiği kadar yaklaşmaktır.   John Verdon
Adına din diyerek o kadar saçma sapan şeyi paraya çevirebilirsin ki.   John Verdon
Sanki onu duymamış gibiydi. Size paranın önemli olmadığını söyledim!  John Verdon
Her şeyin gizli kalmış bir yanı vardır. Yani hiçbir şey görüldüğü gibi değildi.  John Verdon
Kötü adamlar, iyileri öldürüyor. İşte beni gerçekten rahatsız eden şey de bu.   John Verdon
Eğer gerçekler birbiriyle çelişiyorsa, bu bazılarının gerçek olmadığını gösterir.  John Verdon
Dünya üzerinde hiçbir şey kusursuz değildi. Her zaman artılar ve eksiler vardı.  John Verdon
Oysa tek gerçek şu; yeterince uzun yaşarsanız her şeyi, herkesi kaybedersiniz.   John Verdon
Aynı şeyi hep söyleyip durursan bir süre sonra sana da gerçekmiş gibi gelecektir.  John Verdon
Zihninin yükünü azaltmanın yegane yolu düşüncelerini kağıda dökmekten geçiyordu.  John Verdon
Bir insanı kendini öldürmeye sürüklemekten daha canice, daha acımasızca bir şey olabilir mi?   John Verdon
Olaylarla ilgili anlayışlarımız bilgi zayıflığından ziyade duygularımızın gücü tarafından çarpıtılır.   John Verdon
Gelişiyorum, öğreniyorum, koşturuyorum. Ucu ucuna da olsa her şeye yetişmeye çalışıyorum.  John Verdon
Hayatı bazen akışına bırakmak, yoğun hisleri zaman zaman terk etmeye çabalamak doğal değil miydi?   John Verdon
Babam, önce dinlemeyi öğren sonra da öğrenmek için dinle derdi. Sanırım ben de onun izinden gitmeyi seçtim.  John Verdon
İnsanın kendi kendini kandırma gücünü asla göz ardı etmemek gerek, dedi. Özellikle bir şeyi ispatlamaya çalışırken.  John Verdon
Bazen korkmak iyidir. Doğru şeylerden korkmak bizim geçmişte yapılan yanlışlara olan korkumuzu yenmemizi sağlar. John Verdon
Hayatımızdaki en büyük acı kabul etmediğimiz hatalarımızdan gelendir. Bizim asıl kimliğimizle uyuşmayan hatalardır.   John Verdon
Kötülükleri kendilerini din ve vatanseverlik kavramlarının ardına gizleyerek yapmaya çalışanlarsa bu grubun en kötüleriydiler.   John Verdon
Dünya zıvanadan çıktı. Açgözlülük her şeyi pençesine aldı. Servet değerli olmanın, yeteneğin yegane kanıtıymış gibi görülüyor.  John Verdon
‘Neyi görmüyorum?’ Beynin cinayet, suç, kan, canavarlar, yalancılar ve psikopatlarla öyle dolmuş ki, başka hiçbir şeye yer kalmamış.  John Verdon
Hikayelere çok düşkünüz. Onlara inanma ihtiyacı taşıyoruz. Ve ne oluyor biliyor musun? Bu inanma ihtiyacı seni bataklığa sürüklüyor.  John Verdon
Karşılıklı güven olmazsa ne elde edebilirsiniz? Hiçbir şey.  Güven her zaman önce gelir. Önce güveni temin edin. Böylece gerçeğe ulaşmak için şansınız olacaktır.  John Verdon
 

Bertrand Russell Sözleri: (1872-1970)

 Tek kitaplı adamdan kork. Bertrand Russell
Şeytan kötü bir dil alışkanlığı. Bertrand Russell
Sevgi bilgeliktir. Nefret aptallıktır. Bertrand Russell 
Bilimde gerçek yalnızca bir an'dır.  Bertrand Russell
Sıkıntı yüksek bir zekânın belirtisidir. Bertrand Russell
Tabu ahlâkı ilkel anlayışın gösterisidir.  Bertrand Russell
Korkunç olanı korkunç olarak göreceğim. Bertrand Russell
Bu dünya çok kötü, bunu anlamamız lazım. Bertrand Russell
İşte evren karşımızda duruyor ve hepsi bu.  Bertrand Russell
Yalnızca günahları olanların tanrıları vardır. Bertrand Russell
Korkuyu fethetmek, bilgeliğin başlangıcıdır.  Bertrand Russell
Fanatizm Dünya'nın belasıdır. Hep böyleydi...  Bertrand Russell
Hemen herkeste ufak-tefek delilik eğilimi vardır. Bertrand Russell
Nerede olursa olsun alçaklığa hayranlığım yoktur. Bertrand Russell
Yabancı ülkeleri tanımak için insan yoksul gezmeli. Bertrand Russell
Filozof olmak isteyen, saçmalıklardan korkmamalı.  Bertrand Russell
Korkunun üstesinden gelmek bilgeliğin ilk adımıdır. Bertrand Russell
Nehirler denize dökülür; deniz yine de dolu değildir. Bertrand Russell
Eğitim zihni daraltmayı değil, genişletmeyi amaçlar. Bertrand Russell
Zamanın önemsizliğini anlamak bilgeliğin kapısıdır.  Bertrand Russell
Harcamaktan zevk aldığınız zaman boşa harcanmaz. Bertrand Russell
Hayattaki en değerli şeyler parasal olarak ölçülmez.  Bertrand Russell
Okumuş bir halk olmadan modern devlet olanaksızdır.  Bertrand Russell
Din, bence, ilk ve temel olarak korku üzerine kuruludur. Bertrand Russell
Bilim insanının yaşamında mutluluğun her şekli bulunur. Bertrand Russell
Modern hayattaki üç esas dışı eylem; din, savaş ve aşktır. Bertrand Russell
Mutlu yaşam, büyük ölçüde, iyi ve dürüst yaşam demektir. Bertrand Russell
İnsanlar bilgisiz doğar, aptal değil. Eğitilerek aptal olurlar. Bertrand Russell
Ne kadar az bilirseniz, onu o kadar şiddetle savunursunuz. Bertrand Russell
İnsan huyunun değiştirilemeyeceğini düşünmek budalalıktır.  Bertrand Russell
Saldırıya karşı koymak gerekir; ama saldırmak doğru değildir. Bertrand Russell
Hayat, kurban değil suçlu olmak için verilen bir mücadeledir. Bertrand Russell
Düşüncelerinde inat ve şiddet, aptallığın en açık belirtileridir. Bertrand Russell
Yaşama sanatı öncelikle insanın kendi bünyesindeki işçiliğidir. Bertrand Russell
Bilebildiğim kadarıyla hiç bir ilahide 'zeka' kelimesi geçmiyor. Bertnard Russell  
Eğitimin amacının zihinsel özgürlük olduğu bir dünya isterdim. Bertrand Russell
Ben kendi payıma, paramın bana özgürlük sağlamasını isterim. Bertrand Russell
Filozofun gerçek işlevi evreni değiştirmek değil, onu anlamaktır. Bertrand Russell
Aksilikler ardı ardına gelir. Bir güzelliğin ardından bir yıkım gelir. Bertrand Russell
Korku, batıl inançların ana kaynağı ve temel kaynaklardan biri...  Bertrand Russell
Düşüncelerim için ölmeyi göze almam çünkü yanılıyor olabilirim. Bertrand Russell
Bir çocuğa değerli olduğunun öğretilmesi gerektiğine inanıyorum. Bertrand Russell
İstediğiniz bazı şeylere sahip olmamak, mutluluğun bir parçasıdır.  Bertrand Russell
Dünyayı anlama ve reform isteği ilerlemenin iki büyük motorudur.  Bertrand Russell
İnsanların çoğu işkence yapmayı isteyecek kadar sizi düşünmezler. Bertrand Russell
Erkekler cahil doğar, aptal değil. Eğitim tarafından aptallaştırılırlar. Bertrand Russell  
Akıllılar hep kuşku içindeyken aptallar küstahça kendinden emindir. Bertrand Russell 
İnsanlar ön yargılarıyla doğar, kuşku duymayı daha sonra öğrenirler. Bertrand Russell
Gizem hoşluk verir ama bilgisizliğe dayandığından bilimsel değildir.  Bertrand Russell
Akılsızca bir şeyi milyonlarca kişi söylese de o şey gene akılsızcadır.  Bertrand Russell
İnsan bir konuda ne kadar az bilgili olursa o kadar çok duygusal olur. Bertrand Russell
Tarih ders kitaplarında her ulus yalnızca kendini yüceltmeyi amaçlar. Bertrand Russell
Hiç kimse diğer insanların gizli erdemleri hakkında dedikodu yapmaz. Bertrand Russell
Pek çok insan, düşünmektense ölmeyi tercih eder. Aslında, ölürler de. Bertrand Russell
“İnsan'' Olduğunuzu hatırlayın. Geriye kalan herşeyi unutsanız da olur. Bertrand Russell
Tarihsel bakımdan İsa'nın yaşamış olup olmadığı tamamiyle belirsizdir. Bertrand Russell
Çoğu insanın Tanrıya inanması küçük yaştan öyle yetiştirildikleri içindir. Bertrand Russell
Hem dinlerin zarar verdiğinden hem de yalan olduklarından çok eminim. Bertrand Russell
İnsanlar fakir oldukları için köleleştirilmezler, köleleştikleri için fakirdirler. Bertrand Russell
Her mutsuzluk, öyle ya da böyle bir tür ayrılığa veya uyuşmazlığa dayanır. Bertrand Russell 
Mutluluğun sırrı, dünyanın korkunç bir yer olduğu gerçeğiyle yüzleşmektir. Bertrand Russell
İnsan kendisine saygı duymazsa, kolay kolay gerçek mutluluğa kavuşamaz. Bertrand Russell 
Mutluluk her şeyden çok, insanlara ve çevreye dostça ilgi duymaya dayanır. Bertrand Russell
Bana öyle geliyor ki, sosyal sorunların çözümlendiği gün din son bulacaktır.  Bertrand Russell
Yöneticilerin öğretmenlerin özgürlüğüne müdahalesi genellikle sakıncalıdır.  Bertrand Russell
Çevre budala, önyargılı ya da bilime karşıysa, onunla uyuşamamak erdemdir. Bertrand Russell
İnsanın olduğu yerde her zaman bir sorun her zaman kan ve göz yaşı mı olur?  Bertrand Russell
Bir kitabı okumanın iki sebebi vardır; biri sevdiğin için; diğeri hava atmak için. Bertrand Russell
Hatırladığım kadarıyla, kutsal kitaplarda zekayı öven tek bir kelime bile yoktur.  Bertrand Russell
Ateşli bir şekilde savunulan görüşler asla iyi bir temele dayanmayan görüşlerdir. Bertrand Russell
İnsanlar, gerçeği kendilerinin bildiklerini sandıkları için birbirlerine zulmederler.  Bertrand Russell
Hangi yönde olursa olsun ilerleyenler, her zaman halkı karşılarında bulmuşlardır.  Bertrand Russell
Mantık eğitimi almayanlar geçerliliği olmayan sonuçlar çıkarmaya eğilimlidirler.  Bertrand Russell
Hiç kimse mükemmel olmayı beklememeli ya da böyle olmadığı için üzülmemelidir. Bertrand Russell
Hayattan keyif alan insanlar, kendileri kadar diğerleri için de mutluluk kaynağıdırlar. Bertrand Russell
Sonuç olarak inanıyorum ki, en önemli şey aklımızın eylemlerimize egemen olmasıdır. Bertrand Russell
Kişinin duyguları bildikleriyle ters orantılıdır, ne kadar az bilirsen o kadar çok kızarsın. Bertrand Russell
Düşünce özgürlüğü lehindeki temel sav; bütün inançlarımızın kuşku götürür olmasıdır.  Bertrand Russell
Parçaların bir araya gelerek oluşturduğu bütün, kendini oluşturan parçalardan farklıdır. Bertrand Russell
Ben dine hastalık olarak bakıyorum. İnsan ırkı için adı konmamış bir sefaletin kaynağı.  Bertrand Russell
Doğru olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmayan bir önermeye inanmak sakıncalıdır. Bertrand Russell
Eğer tanrısal adalet buysa, benim adaletim bundan farklıdır ve benimki daha üstündür.  Bertrand Russell
Fikirlerinde tuhaf olmaktan korkma, şuan kabul edilen her düşünce bir zamanlar tuhaftı.  Bertrand Russell
Dinin en büyük kötülüğü, insana vicdan azabı duymadan acı çektirme fırsatı vermesidir.   Bertrand Russell
Doğru olanı, sağlığın mutluluğa eriştireceğidir. Ama terside var. Mutlu kişi az hasta oluyor. Bertrand Russell
Yoksul insanların boş vakitleri olması fikrini zenginler öteden beri nefretle karşılamışlardır.  Bertrand Russell
Birinden, bir ulustan ya da bir inançtan nefret etmeden mutlu olabilen pek az insan vardır.  Bertrand Russell
Dünyanın vicdanlı ve aydın insanlara ihtiyacı var ve bunu statik sistemlerle elde edemeyiz. Bertrand Russell
Vicdan azabı duymadan başkalarına acı çektirmek olanağı veriyor size; o halde kötü bir şey. Bertrand Russell
Gerçek dünyayı olduğu gibi anlamak, olmasını istediğimiz gibi değil, bilgeliğin başlangıcıdır.  Bertrand Russell
Ne yazık ki çoğu insan daha önce mutlu olduğunu ancak mutsuzluğa düştüğü zaman anlıyor.  Bertrand Russell
Ya bu din adamları bize diyorlar ki müthiş bir ahenk var bu ne ahenktir ki herkes birbirini yiyor. Bertrand Russell
 Çağımızın en büyük sorunu; akıllılar hep kuşku içindeyken apttalar küstahça kendinden emindir. Bertrand Russell 
Korkusuzca özgür eğitilmiş bir neslin bizde olduğundan daha yaygın ve cesur umutları olacaktır.  Bertrand Russell
Sıradan kişilerin kendi başlarına düşünmeleri istenmez; çünkü düşünen insanları yönetmek güçtür. Bertrand Russell
Aşktan korkmak, yaşamdan korkmak demektir ve yaşamdan korkanlar şimdiden üç kez ölmüşlerdir.  Bertrand Russell
Kadınların, kendilerini ezen sistemdeki adaletsizliği fark etmemeleri de çok acınacak bir durumdur. Bertrand Russell
Önyargının ve zalimliğin asıl kaynağı korkudur. Korkunun üstesinden gelmek bilgeliğin ilk adımıdır.  Bertrand Russell 
Eğer birbirimizin düşüncelerini okuyabilseydik bence bunun ilk sonucu bütün dostluklar sona ererdi. Bertrand Russell
Kendinizin mutlu olmasını diliyorsanız, başkalarının da mutlu olmasına rıza göstermek zorundasınız.  Bertrand Russell
Kollektif korku 'sürü psikolojisini' arttırır ve bu sürüye ait olmadığı düşünülenlere karşı şiddet yaratır.  Bertrand Russell
Herkes önüne serili sayısız dünya manzarasından başını çevirip içindeki boşluğa bakmak eğilimindedir. Bertrand Russell
Kendi refahımızı, herkesin refahının güvence altına alınmasının dışında bir yolla güvence altına alamayız. Bertrand Russell
Matematik ne neden söz ettiğimizi, ne de söylediğimiz şeyin doğru olup olmadığını bildiğimiz bir konudur.  Bertrand Russell
Ne var ki, eylemlerim vicdanımın denetimi altında olduğu halde, görüşlerim bir devrim geçirmiş bulunuyor. Bertrand Russell
Din, aklımızın bebeklik döneminden kalma bir şeydir, biz mantık ve bilimi rehber olarak aldıkça yok olacaktır. Bertrand Russell
Sağlık konusundaki gelişmelerle, insanın yaşam süresindeki artış, çağımızın en önemli özelliklerinden biridir.  Bertrand Russell
Büyük adamların özelliği, sakin bir hayat ve dışarıdan bakılınca hiç de heyecan verici gözükmeyen zevklerdir.  Bertrand Russell
Bir toplumdaki çoğunluğun bir fikri benimsememesi, onlara, o fikri benimseyenlere müdahale hakkını vermez. Bertrand Russell
İnsanlığın iki tür ahlak anlayışı vardır; Biri sözünü edip uygulamadığımız; diğeri, uygulayıp sözünü etmediğimiz.  Bertrand Russell
Benim dinim şudur: Her görevi yapmak ve bunun için hem burada hem de buradan sonra bir ödül beklememek.  Bertrand Russell
Ulaşılacak her bilgiye bilimsel yöntemlerle ulaşmak gerekir; bilimce bulgulanamayacak şeyleri insanlar bilemez.  Bertrand Russell
Felsefe, kesin bilginin henüz mümkün olmadığı meseleler üzerine yürütülen tahminlerden meydana gelmektedir.  Bertrand Russell
Düzenli bir toplumda, başkalarının zararına olan bir şeyin, onu yapan kişinin çıkarına olması nadiren mümkündür. Bertrand Russell
Önemli olmayan birisi, Herkesin kendine karşı olduğunu düşünmeye başlamışsa, Deliliğin yolunu tutmuş demektir.. Bertrand Russell
Erkekler düşünmekten, yeryüzündeki her şeyden daha fazla; harap olmaktan hatta ölmekten bile daha fazla korkar.  Bertrand Russell
Aptal cennetinde yaşayanların mutluluğuna imrenmeyin, çünkü sadece aptallar bunun mutluluk olduğunu düşünür.  Bertrand Russell
Gerçek ne kadar tatsız ya da acı olursa olsun, yüz yüze gelmeli, alışmalı ve yaşayışımızı ona uydurmaya çalışmalıyız. Bertrand Russell
Sadece bir tek etiket taktım kendime: Mantık atomcusu; ama etikete düşkünlüğüm yoktur. Sakınmak gerek etiketten. Bertrand Russell
Erdemli olmayı öğretecek bir yöntem keşfedilinceye kadar, ilerleme ahlaktan çok  aklın geliştirilmesinde aranmalıdır. Bertrand Russell
Düşünce cehennem çukuruna bakar ve korkmaz... Düşünce harika ve hızlı ve özgürdür, dünyanın ışığı ve insanın şefliği. Bertrand Russell
Dinsel öğretilerin büyük yararına inananlar, dinin insan soyuna sağlamış olduğu aynı ölçüde bir gelişmeyi göstersinler.  Bertrand Russell
Toplu korku, sürü içgüdüsünü harekete geçirir ve sürü üyeleri olarak görülmeyenlere karşı şiddet yaratma eğilimindedir.  Bertrand Russell
Akıllı insan, sorunlarını gerektiği zaman düşünür; başka zamanlarda ise başka şeyler düşünür; gece hiçbir şey düşünmez. Bertrand Russell
Korku batıl inançların temel kaynağıdır. Zulmün de birçok kaynağından biridir. Korkuyu fethetmek, bilgeliğin başlangıcıdır.  Bertrand Russell
Endişe bir korku biçimidir ve bütün korku biçimleri yorgunluk yapar. Korku duymayan birisi, fazla günlük yorgunluk duymaz. Bertrand Russell
Kurnaz bir adam, benimsenme olanağı gördüğü herhangi bir konuda, o konu lehinde yeterince rasyonel olan kanıtlar bulabilir. Bertrand Russell
Düşünürler arasında can düşmanımın aleyhimdeki konuşmasını felsefeden habersiz bir dostumun konuşmasına üstün tutarım. Bertrand Russell
Mutlu bir hayat büyük ölçüde sessiz bir hayat olmalıdır. Zira gerçek keyif ancak bir sessizliğin atmosferinde yaşama katılabilir. Bertrand Russell
İnsanlığın başına gelen en büyük kötülük, insanların aslında yanlış olan kimi şeylerin doğruluğundan kesinlikle emin olmasıdır.  Bertrand Russell
İnsanlar dünyadaki başka hiçbir şeyden korkmadıkları için düşünceden korkarlar - mahvetmekten çok, hatta ölümden daha fazla. Bertrand Russell
Boş zamanları akıllıca doldurabilmek, uygarlığın son basamağıdır ve günümüzde pek az kimse bu basamağa ulaşmış durumdadır. Bertrand Russell
İnsanların düşünceleri çoğunlukla kendilerini huzurlu kılacak tarzda kurulmuştur. Çoğu insan için doğruluk ikincil bir öneme sahiptir.  Bertrand Russell 
Senin mevsimlerinin verdiği her şey benim için meyvedir, Ey Doğa: her şey senden gelir, her şey sendedir ve her şey sana dönecektir.  Bertrand Russell
Her şeyin bir nedeni varsa, Tanrının da bir nedeni olmalıdır. Nedensiz herhangi bir şey var olabiliyorsa, bu Tanrı gibi dünya da olabilir.  Bertrand Russell
Eğitimin istihbarat ve düşünce özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri haline geldiği paradoksal gerçeğiyle karşı karşıyayız.  Bertrand Russell
İnsan kolay inanan bir canlıdır. Bir şeylere inanmak zorundadır. İnanmak için iyi bir sebep bulamadığında, elindeki kötü sebeplerle yetinir. Bertrand Russell
Yönetici sınıfların olağanüstü dindar olma eğilimleri de bu yüzdendir: Kurbanlarının talihsizliklerini Tanrı'nın takdiri olarak görmek isterler. Bertrand Russell
Hiç bir şeye güvenilemeyeceği kanısındayım. Eğer siz güveniyorsanız şüphe yok ki yanılmaktasınız, çünkü hiç bir şey güvenilmeye değmez. Bertrand Russell
Yüksek zekalı insanların büyük çoğunluğu dine inanmazlar ancak bu gerçeği toplum içinde gizlerler çünkü gelirlerini kaybetmek istemezler.  Bertrand Russell
Seninle uyumlu olan her şey benimle uyumludur, Ey Evren. Senin için zamanında olan hiçbir şey, benim için çok erken ya da çok geç değildir.  Bertrand Russell 
Dinsizliği erdemsizlikle suçlayanlara söylüyorum; sizin erdem dediğiniz şey aslında cennet hayalleriyle dünyadaki mutluluğa vurulan darbedir. Bertrand Russell
İnsanlardan sürekli "Ah, Tanrı korusun" diyen mektuplar alıyorum. Geçmişte hiç yapmamıştı, gelecekte yapacağına nasıl olur da inanıyorlar bilemiyorum. Bertrand Russell
Dünyanın en büyük problemi, akılsız ve fanatik kişilerin kendilerinden son derece emin olması, buna karşılık zeki insanların sürekli şüpheler içinde olmasıdır. Bertrand Russell
İnsanlar baskı altındayken iyi görünüyorlar, ancak sırayla baskı yapmak istiyorlar: hayat kurbandan ziyade suçlu olmak için bir rekabetten başka bir şey değil. Bertrand Russell
Üç tutku hayatımı önemli derecede etkilemiştir: Gerçek sevgiye olan özlemim, bilgiyi araştırma merakım ve insanlığın çektiği ıstırap için duyduğum büyük merhamet. Bertrand Russell
Ben şahsen bilinen dinlerin hiç birini kabul etmem ve her tür dinsel İnancın giderek yok olmasını ümit ederim. Dinsel inancın, sonuçta yarar sağladığına inanmıyorum. Bertrand Russell
İnsanlar sadece başkalarının mutsuzluğu pahasına elde edilebilecek şeylere sahip olmayı istemekten vazgeçtiğinde, toplumsal özgürlük önündeki engeller de yok olacaktır. Bertrand Russell
Bütün uygulamalarıyle din, size göre yararlı mı, yoksa zararlı mıdır? Bunların çoğunun, tarih boyunca, zararlı olduğu kanısındayım. Ama, genel olarak olumlu değildir sonuç. Bertrand Russell
Bir mesele üzerinde çalışıyor veya herhangi bir felsefe üzerine düşünüyorsanız, kendinize sadece şunu sorun: Olgular nelerdir? Ve bu olguların desteklediği gerçekler nelerdir?  Bertrand Russell
Dünyayı savaş tehlikesinden koruyacak tek bir yol vardır; dünya çapında yetkiye sahip olacak ve dünyada bütün silahların tekelini elinde bulunduracak bir tek otoritenin kurulması.  Bertrand Russell
İnsanların öteki hayvanlardan farklı yani, yaşamak ve çoğalmak arzularının dışında, sınırsız arzulara yönelmiş olmasıdır. İnsanoğlunun sınır taşımayan isteklerinin en önemlisi iktidar ve sandır.  Bertrand Russell
Ahlak değerlerinin öznelliğine ilişkin savlar nasıl çürütülebilir bilmiyorum, ama keyfi bir zalimliğin yanlış olmasının tek nedeninin bundan hoşlanmayışım olduğuna da kendimi inandıramıyorum.  Bertrand Russell
Bir kişinin benimsediği din, birkaç istisna haricinde, toplumun kabul ettiği dinle aynıdır ve bu da, kişinin söz konusu dini benimsemesine çevresel etkilerin sebep olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.  Bertrand Russell
Eğer bir filozof olmak istiyorsanız, yalnızca eğitiminizin zaman ve mekanına ve anne-babalarınızın ve öğretmenlerinizin size söylediklerine dayanan inançlardan elinizden geldiğince kurtulmaya çalışmalısınız. Bertrand Russell
Eğer insanIar bir başkasının mutsuzIuğu peşinde koşmak yerine kendi mutIuIukIarının peşine düşmeyi öğrenirIerse, bu bekIenti hemen yarın gerçekIeşebiIir. ama benimsenmesi dünyayı cennete dönüştürebiIir. Bertrand Russell
En güçlü tutkularımızdan biri de başkalarının takdir ve saygısını kazanma arzusudur. Bugünlerde takdir ve saygı, zengin görünen insanlara karşı duyulmaktadır. İnsanların zengin olmak istemelerinin başlıca nedeni budur.  Bertrand Russell
Din, çocuklarımızın akılcı bir eğitimden geçirilmelerinin önünde engeldir; din, savaşın gerçek nedenlerini ortadan kaldırmamıza engeldir; din, eski vahşi doktrinlerin yerine, bilimsel işbirliği ahlakını öğretmemizin önünde engeldir. Bertrand Russell
İnsan ırkının büyük bir bölümünün Tanrıya inanmadığını ve buna karşın gözle görülür bir ceza da çekmediğini gözlemliyorum. Şayet bir Tanrı olsaydı, onun varlığından şüphe ediyorlar diye alınganlık edecek kadar huzursuz bir kibre kapılacağını hiç sanmıyorum. Bertrand Russell
Cehennemi ancak katı yürekli insanlar uydurmuş olabilir. İnsanca duyguları olanlar, yaşadığı toplum ahlakının cezalandırdığı suçları işleyenlerin, öldükten sonra bile sonsuz işkenceler çekmesine razı olmazlar. Kendini bilen hiç kimse böyle bir görüşü kabul edemez. Bertrand Russell
Bugünkü haliyle uygar insanoğlu nefrete dostluktan daha fazla eğilimlidir. Nefrete eğilimlidir, çünkü yaşamından hoşnut değildir, çünkü yaşamın anlamını yitirdiğini, dünya nimetlerinin tadını başkalarının çıkardığını kendisinin birçoğundan yararlanamadığını hissetmektedir.. Bertrand Russell
Eğitimin amacının zihinsel özgürlük olduğu bir dünya isterdim. Gençlerin aklını, onları bütün hayatları boyunca nesnel kanıtların oklarından koruyacak olan bir zırhın içine sokmamalı. Dünyanın açık kalplere ve aydın insanlara ihtiyacı var ve bunu statik sistemlerle elde edemeyiz.  Bertrand Russell
Bir din, sonsuz ve mutlak bir kesin gerçeği somutlaştırdığı iddiası ile bir bilimsel teoriden farklılık gösterirken bilim ise; daima deneye dayalıdır, şimdiki teorilerin er ya da geç yeniden biçimlendirilmesini zorunlu bulur ve yönteminin mantıksal bir bütün ile son sonuca ulaşmasında yetersiz olduğunun bilincindedir. Bertrand Russell
Hayatla baş edebilmek için bir inanca ya da dine bağlanmaları gerektiğini düşünen insanlar bence korkaklık ediyorlar; aynı tavrı başka bir konuda gösterseler bu aşağılanacak bir durum olurdu. Fakat konu din olunca bu hayranlıkla karşılanıyor ama ben hangi konuda olursa olsun korkaklığa hayranlık duyamıyorum.  Bertrand Russell
Din temel olarak korkuya dayanır. Bilinmeye karşı duyulan korku, yenilgi korkusu, ölüm korkusu. Korku her acımasızlığın anasıdır ve o yüzden acımasızlık ve dinin el ele gitmesine şaşılmamalı. Benim din hakkındaki görüşüm Lucretius'la aynı. Onu korkudan doğan bir hastalık ve insan ırkına büyük bir mutsuzluk kaynağı olarak görüyorum. Bertrand Russell
Erkeklerin çoğu kadınların etkisi altında kalmaktan korkarlar; fakat kendi şahsî tecrübelerimin ışığı altında söyleyebilirim ki bu pek aptalca bir korkudur. Bana öyle geliyor ki fizikî bakımdan olduğu kadar fikirsel bakımdan da erkek kadına ve kadın erkeğe muhtaçtır. Kendi yaşamlarım açısından konuşmak gerekirse, sevdiğim kadınlara çok şeyimi borçluyum ve şunu itiraf edebilirim ki onlar olmasaydı, son derece dar görüşlü bir insan olabilirdim.  Bertrand Russell
Peki yüzyıllar boyunca, insandaki bu din gereksinimi nereden geliyor? Sanırım her şeyden önce korkudan. Çok güçsüz sanıyor insan kendini. Üç şey korkutuyor onu. Birincisi, doğanın ona yapabilecekleri: yıldırım çarpması, depremde yok olmak. İkincisi, öbür insanların ona yapabilecekleri: örneğin savaşta ölmek. Üçüncüsü de, işte burada dine yaklaşmaktayız, tutkularının ona neler yaptırabileceği: sessizliğe kavuşunca hayıflanacağını bildiği şeylerdir bunlar. İşte bundan ötürü insanların çoğu büyük bir korku içinde yaşarlar. Din, kuşkularının azalmasında yardımcı olur onlara. Bertrand Russell
Bir bakıma filozoftur tabiî. Ama filozof var, filozof var; kimileri kurulu düzenin koruyucularıdır, kimileri de bozucuları; Marx bu sonunculardandı. Bu tutumlardan, ne biri ne de öteki işime geliyor benim. Felsefeye düşen işi göremiyorum bunlarda. Felsefenin gerçek görevi dünyayı değiştirmek değil, anlamaktır. Bu da Marx’ın dediğinin aksidir. Bertrand Russell
Dünyayı savaş tehlikesinden koruyacak tek bir yol vardır; dünya çapında yetkiye sahip olacak ve dünyada bütün silahların tekelini elinde bulunduracak bir tek otoritenin kurulması.  Bertrand Russell
Dünyadaki hiçbir şey ansızın gerçekleşen keşif ve icat anlarından daha heyecanlı değildir ve çoğu insan böylesi deneyimler yaşamaya bazen düşünülenden daha yatkındır. Bertrand Russell
On sekizinci yüzyılda hiç bir nedeni olmadan onur ve başarı için savaşa giden kral çoktur. Ama on sekizinci yüzyıldan sonra bu tür savaşlar çok azalmıştır. Bertrand Russell
Politikacilar parti edebiyatına uyan olmayan görüşlere ilgi duymazlar. Sıradan insanlarsa felaketleri düşmanların entrikalarına bağlamayı yeğlerler..  Bertrand Russell
Tavşanlar tanrıbilimci olsaydı, gelinciklerin tavşan avlama konusundaki mükemmel uyumlarını şükredilecek bir durum olarak görmezlerdi herhalde.  Bertrand Russell
Eğer uygulamada bazı fikirler insanı açlığa mahkum ediyorsa, bu fikirlerinin yasalarca cezalandırılmamaları pek zayıf bir tesellidir. Bertrand Russell
Ölçülü güç, mutluluğu artırabilir, ama amaç olarak benimsenirse, dışımızda olmasa bile içimizde mutlaka felaketlere yol açar. Bertrand Russell
Çok fazla şey bilir, çok az şey hissederiz. En azından iyi bir hayatı oluşturan o yaratıcı duyguları çok az hissederiz. Bertrand Russell
Topluluklar halinde yaşayan insanlar için özgürlük ne olçüde olanaklı ve ne ölçüde arzu edilir bir şeydir? Bertrand Russell
Kuşkuculuk tembel insanın tesellisiydi; çünkü cahilin, ünlü bir bilgin kadar bilge olduğunu gösteriyordu. Bertrand Russell
Dünyada mutlu dediğimiz insanların en göze çarpan özeIIikIeri, kendiIerinde yaşama zevki oImasıdır.  Bertrand Russell
Akıllı bir insan için, elinde bulunanlar başkalarının sahip oldukları nedeniyle değerlerini yitirmezler.  Bertrand Russell
Korku, zulümün ebeveynidir ve bu nedenle zulüm ve dinin el ele geçip geçmediği şaşırtıcı değildir. Bertrand Russell 
Politika ve din konularındaki görüşler neredeyse bütünüyle aşırı duygusallıkla bağıntılı türdendir. Bertrand Russell 
Şiddetli duygusallık, görüş sahibinin rasyonel kanıtlardan yoksun olduğunun bir göstergesidir. Bertrand Russell
Herhangi bir işte ciddi bir başarı, o işin malzemesine karşı duyulan gerçek ilgiye bağlıdır. Bertrand Russell
Sıradan bir insanın mutlu olabilmesi için, dostluğa ve dayanışmaya gereksinimi vardır.  Bertrand Russell
Herhangi bir düşünür için en büyük zorluk, sorunu çözüme uyacak şekilde belirtmektir. Bertrand Russell
Çünkü çok bilenin çok derdi olur ve bilgisini artıranın üzüntüsü de artar.   Bertrand Russell
Bilim geliştikçe ister istemez felsefenin önemi de kayboluyor. Bertrand Russell
Gerçekler nedir ve gerçeklerin ortaya koyduğu doğru nedir? Bertrand Russell
İnsanlar katlanılmayı değil, sevilmeyi isterler...  Bertrand Russell

Marie Curie Sözleri: (1867-1934)

Doğru olduğunda yaptıklarından asla korkma.  Marie Curie
Tek gördüğüm ve öğrendiğim şey benim için yeni bir zevkti... Marie Curie
İlerleme yolunun ne hızlı, ne de kolay olmadığı bana öğretildi. Marie Curie
Bilimde, nesneler ile ilgilenmek zorundayız, insanlar ile değil. Marie Curie
Sevgi sabırlı ve yürektendir, sevgi kıskanç ve övüngen değildir.  Marie Curie
Hayatta hiçbirşey korkmak için değildir. Her şey anlaşılmak içindir. Marie Curie
Hayatta hiç bir şeyden korkmayın yalnız; her şeyi anlamaya çalışın. Marie Curie
Ben, bilimin yüksek bir güzelliği olduğunu düşünenler arasındayım. Marie Curie 
İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun. Marie Curie
Tüm hayatım boyunca, yeni doğa manzaraları beni çocuk gibi sevindirdi. Marie Curie
İnsan asla yapılmış olanları görmez, yalnızca yapılmadan kalmış olanları görür. Marie Curie
Bir şey için yetenekli olduğumuza ve bu şeyin başarılması gerektiğine inanmalıyız. Marie Curie
Panik şaha kalkmış korkudur ve korku her zaman korkulan şeyden daha fazla zarar verir.  Marie Curie
Bu hayattaki gerçek görevini, sana dayatılan görevleri terk ettiğinde bulabilirsin ancak. Marie Curie
Zenginlik ve lüks için hevesli bir istek uyandıran toplumumuz, bilimin değerini anlamıyor.  Marie Curie
Bir şey için yetenekli olduğumuza inanmalıyız ve ne pahasına olursa olsun bu şeye ulaşılmalı.  Marie Curie
Senin ülken hakkındaki hayallerin, bizim insanlık için hayallerimiz, bizim bilim için hayallerimiz. Marie Curie
Hiç kimse ne yapıldığını fark etmiyor; kişi sadece yapılması gerekenlerin ne olduğunu görebilir.  Marie Curie
Ben de Nobel gibi düşünüyorum: İnsanlık, yeni keşiflerden kötülüklerden çok iyilikler çıkaracaktır. Marie Curie
Eğer yakılan milyonlarca el yazması kitabın yarısı kalsaydı çoktan galaksiler arasında geziyor olacaktık.  Marie Curie
Kendimize azim ve hepsinden önemlisi güven duymalıyız. Bir şey için yetenekli olduğumuza inanmalıyız.  Marie Curie
Hayatta hiçbir şeyden korkmayın yalnız; her şeyi anlamaya çalışın. Şimdi anlama zamanı, böylece daha az korkabiliriz. Marie Curie
Eser saf bilimden biriydi. Ve bu, bilimsel çalışmanın doğrudan yararı açısından değerlendirilmemesi gerektiğinin bir kanıtıdır.  Marie Curie
Laboratuarındaki bir bilim insanı sadece bir teknisyen değil: Kendisini masalmış gibi etkileyen doğal olaylarla yüzleşen bir çocuk.  Marie Curie
Bence başarıya daima giden yol meraktır merak olmadan atılan adım ve başarı boştur benim düşüncem merak olmadan başarı elde edilemez. Marie Curie
Ne kamu güçleri ne de özel cömertlik, bilime ve bilim insanlarına tam olarak etkili bir çalışma için vazgeçilmez olan destek ve sübvansiyonları kabul etmiyor.  Marie Curie
Ancak Marie, diğer ögrencilerin aksine, odasını başkalarıyla paylaşmak yerine tek başına kalmayı yeğledi; insanlarla kaynaşmanın çalışmayı nasıl kolayca engelleyebileceğini görmüştü. Marie Curie
Gördüğüm ve öğrendiğim her yeni şey beni çok mutlu ediyordu. Sanki yepyeni bir dünyaya, bilim dünyasına, adım atmıştım ve bu dünyayı artık özgürce keşfedebilme olanağına sahiptim. Marie Curie
Hayat hiçbirimiz için kolay değil. Ama bu ne? Azim göstermeli ve hepsinden önemlisi kendimize güvenmeliyiz. Bir şeye yetenekli olduğumuza ve bu şeye erişilmesi gerektiğine inanmalıyız. Marie Curie
İnsanda direnç, özellikle kendine güven olmalı. Bir şeye yetenekli olduğuna inanmalı ve bu şeye ne pahasına olursa olsun ulaşmalı. Belki de en ummadığımız zamanda her şey yoluna girer. Marie Curie
Kimyayı bir kitaptan, okuyarak öğreniyorum. Bilgilerimin ne kadar sınırlı kaldığını tahmin edebilirsin ama başka ne yapabilirim ki, deneyler ya da uygulamalı çalışmalar yapabileceğim bir yerim yok. Marie Curie
İnsanları olgun ve ahlaklı bir hale getirmeden daha iyi bir dünya beklemeyiniz... Bunun için de her birimiz önce kendimizden başlayarak sorumluluğumuzda onların eğitimi için çalışmalıyız. Ancak bunun da yöntemlerini öğrenmek yapılacak ilk iştir. Marie Curie


Leonid Andreyev Sözleri: (1871-1919)

Gerçeği sadece ölüler bilir.   Leonid Andreyev
Deha ile huzur bir araya gelmez.     Leonid Andreyev
Mevcut yasalar hukuku temsil etmez. Leonid Andreyev
İnsandan daha zalim bir hayvan yoktur.  Leonid Andreyev
Ölüm mesafeyi arttırır ve hafızayı köreltir.  Leonid Andreyev
Bir kadın ağladığında, bu bir erkeğin utancıdır.  Leonid Andreyev  
Hepsi yok olur, hepsi çürür, hepsi yeniden doğar.   Leonid Andreyev
Bir insanın boynunda ip varken, ona sağlığını sormayın!  Leonid Andreyev
İdealleri olmayan bir halk ölü bir bedendir, biliyor musunuz? Leonid Andreyev
Sadece körlerin ayak sesleri kısadır, fakat düşünceleri uzundur.   Leonid Andreyev
Ah işte, dünyanın yolu bu doğumlar ve ölümler, doğumlar ve ölümler. Leonid Andreyev  
Aklını yitirmek bana onurlu görünüyor, görevi başında bir nöbetçinin ölümü gibi.  Leonid Andreyev
Yalnızlığım çok büyük. Arkadaşa ihtiyacım yok ama kendimden bahsetmeliyim ve konuşacak kimsem yok. Leonid Andreyev
Evet, kitap okurum ama tek bir amaç için: insandan nasıl nefret edileceğini öğrenmek ve onu hor görmek.    Leonid Andreyev
Müthiş yalnızım. Öyle yakın dost filan istemiyorum, istediğim kendimi anlatmak, ama anlatacağım kimse yok.  Leonid Andreyev
İnsan ölür. Karanlıktan gelen, karanlığa geri döner ve hiçbir iz bırakmadan zamanın sınırsız boşluğuna yeniden emilir.  Leonid Andreyev
Bir insanın başına doğmaktan daha kötü ne olabilir? Boğulan bir insana ıslanmaktan korkmuyor mu diye sormak gibi.  Leonid Andreyev
Yokluk gecesinde, görünmeyen bir elin yaktığı küçük bir mum da çıkar. Alevini iyi işaretleyin: çünkü o, o İnsanın hayatıdır.  Leonid Andreyev
Hıristiyanları sevmiyorum. Hayat ağacını sallarlar, meyve vermesini yasaklarlar ve güzel kokulu çiçeklerini rüzgara saçarlar.  Leonid Andreyev
İnsanlar her zaman katildir ve sakinlikleri ve cömertlikleri, tehlikeden uzak olduğunu bilen, iyi beslenmiş bir hayvanın sakinliğidir.   Leonid Andreyev
Yok etmeye değmeyen tek şey bilimdir. Bu işe yaramaz olurdu. Bilim değişmez ve onu bugün yok etseydiniz, eskisi gibi yeniden yükselirdi. Leonid Andreyev
Hizmet etmekten onur duyduğum edebiyat benim için değerlidir, çünkü önüne koyduğu en asil görev sınırları ve mesafeleri ortadan kaldırmaktır.   Leonid Andreyev
Neden bugün bir ceset haline gelmiş birine acımam gerekiyor da, üç yüz yıl önce bir ceset haline gelmiş biri için ağlamama gerek yok? Ne farkı var bunların?    Leonid Andreyev
Gazeteler cinayetlerle dolu tuhaf cinayetler. Ne kadar erkek varsa o kadar beyin olduğu tamamen saçmalık; insanlığın tek bir zekası var ve bu kafa karışmaya başlıyor. Leonid Andreyev
Dünyada her şeye gücü yeten kim? Dünyada en korkak kim? Makine. En adil, en zengin ve her şeyi bilen kimdir? Makine. toprak nedir? Makine. gökyüzü nedir? Makine. insan nedir? Makine. Makine. Leonid Andreyev
Lanet olsun! Beş bin yıl boyunca kaç kişi işkence gördü, kaçtı, açlık çekti, çocuklarını kaybetti, öldü, idam edildi, savaşta öldü, ateşlerde yakıldı; hepsi için acı çekecek olsak. Ne farkı var? Hiçbir farkı yok! Leonid Andreyev
Savaşa alışamıyorum; beynim temelinde anlamsız olan bir şeyi anlamayı ve açıklamayı reddediyor. Milyonlarca insan bir yerde toplanıyor ve hareketlerine düzen ve düzen vererek birbirini öldürüyor ve bu herkesi eşit derecede incitiyor ve hepsi mutsuz - delilik değilse nedir? Leonid Andreyev
Bende üniversiteye gitmiştim, bütün profesörlerin aklı, adaleti, hakikati, iyiliği, güzelliği, vb vazettiklerini biliyorum. Hepsi! Bir tanesi bile kötülüğü ve alçaklığı öğretmez. Peki neden bütün öğrencileriniz böylesine sahtekar ve dolandırıcı? Onlara öğretmiyor musunuz, yoksa defterlerine mi geçirmiyorlar söylediklerinizi? Leonid Andreyev
 
 

Jostein Gaarder Sözleri:

Evet, biz de yıldız tozuyuz.  Jostein Gaarder
Felsefe peri masallarının zıttıdır.  Jostein Gaarder
Tek bir soru bin cevaptan daha güçlü olabilir.   Jostein Gaarder
Erkekler yitirileni hatırlamaktan dolayı acı çekerler.   Jostein Gaarder
Her zaman en korkulan kişiler soru soran kişilerdir.     Jostein Gaarder
Şimdiyi hiç yaşamayan, hiç yaşamaz. Sen Ne yapıyorsun?    Jostein Gaarder
İnsan öleceğini fark etmiyorsa, varoluşunu da yaşayamaz.   Jostein Gaarder
Olanaksızı hayal etmenin özel bir ismi var. Biz ona "ümit" deriz.  Jostein Gaarder
İyi filozoflar olmak için ihtiyacımız olan tek şey merak etme yeteneğidir.    Jostein Gaarder
İnsan bir şeyi anlamadığını anlamışsa bir kez, artık her şeyi anlamanın eşiğine gelmiş demektir.     Jostein Gaarder
Demokrasi, cahil kitlelerin egemen olduğu bir yönetim biçimine dönüşebilme tehlikesini barındırır.    Jostein Gaarder
Kendini bulmak isteyen herkese tavsiyem bulundukları yerde kalmalarıdır. Yoksa kendilerini hepten kaybetme tehlikesi çok büyüktür. Jostein Gaarder
İyi bir devletin kurulabilmesi için bu devletin akıl tarafından yönetiliyor olması şarttır. Kafa nasıl bedeni yönetiyorsa, toplumu da filozoflar yönetmelidir. Jostein Gaarder



Lin Yutang Sözleri: (1895-1976)

Ülkede umut bir yol gibidir.  Lin Yutang
Umutsuzluk içinde bile insan gülmeli.  Lin Yutang
Hayat, ondan aşırı ciddi bir iş çıkarmak için çok kısa.  Lin Yutang
Yaratıcı çalışma beraberinde bir tür yoğun sevgi taşır.  Lin Yutang
Yaşamdaki bilgelik, fazlalıkların ayıklanmasından geçer. Lin Yutang
Eğitimli bir insan, sevgi ve nefretleri bir arada yaşayandır.  Lin Yutang  
Benim için mutluluk büyük ölçüde bir sindirim meselesidir.  Lin Yutang
Gerçek mutluluk, gün için doğru miktarda çalışmadan gelir. Lin Yutang
Okuma alışkanlığı olmayan insan yakın dünyasına hapsedilir. Lin Yutang
Çinliler yiyecek ve ilaç arasında herhangi bir ayrım yapmazlar. Lin Yutang  
Bana öyle geliyor ki, mutsuzluğun çoğu sinirlerden kaynaklanıyor. Lin Yutang
Akıllı adam hem kitapları ,hem de doğrudan doğruya hayatı okur.  Lin Yutang
Bilge olanlar meşgul olmayacak ve çok meşgul olanlar bilge olamaz.  Lin Yutang
Zorunluluk duygusuyla kitap okuyan kimse okuma sanatını anlamaz. Lin Yutang
İnsanların iyi olmasını beklememeli, kötü olmalarını imkansız kılmalıyız. Lin Yutang
Bu dünyada sağlıklı, bilge bir yaşlı adamdan daha güzel hiçbir şey yoktur.  Lin Yutang
Yaşam bilgeliği, temel olmayan şeylerin ortadan kaldırılmasından ibarettir. Lin Yutang  
Elimden gelenin en iyisini yaptım: bu, tüm ihtiyaçların tüm felsefesi hakkında.  Lin yutang
Hiçbir şeyin önemi olmadığını söyleyen bir adam için hiçbir şeyin önemi yoktur.  Lin Yutang
Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, orada güneş batıyor demektir.  Lin Yutang
Bir insan ne kadar büyük başarı elde ederse, aşağı inmekten o kadar çok korkar.  Lin Yutang  
Elimden geleni yaptım Bu, kişinin ihtiyaç duyduğu tüm yaşama felsefesiyle ilgilidir.  Lin Yutang
Küçük insanlar büyük gölgeler oluşturmaya başladığında, güneş batmak üzere demektir.  Lin Yutang
Okumak için uygun zaman ve yer yok. Okuma havası geldiğinde, kişi her yerde okuyabilir. Lin Yutang
Bazen bir kişinin yapabileceklerinden çok neyi yapamayacağını keşfetmek daha önemlidir.  Lin Yutang
İnsan psikolojisi öyledir ki, sevincimizi ifade etmezsek, kısa sürede onu hissetmeyi bırakırız. Lin Yutang  
İnsanın rüya görmesi önemlidir, ancak kendi rüyalarına gülebilmesi belki de aynı derecede önemlidir. Lin Yutang
Dünyadaki tüm mutsuz insanlar arasında en mutsuzları, yapmak istedikleri bir şeyi bulamayanlardır. Lin Yutang
Bir erkeğin, hayatın amacının ondan zevk almak olduğunu açık ve basit bir şekilde ilan etmesi çok cesaret ister.  Lin Yutang
Polisin çok olduğu yerde özgürlük, askerin çok olduğu yerde barış, hukukçunun çok olduğu yerde ise adalet yoktur.  Lin Yutang
Bu hayatta sevecek ve hayran kalacak o kadar çok şey var ki, bu varoluşta mutlu ve mutlu olmamak bir nankörlük eylemidir.  Lin Yutang
Muhtemelen insanla maymunlar arasındaki fark, maymunların sadece canı sıkılırken, insanın can sıkıntısı ve hayal gücü olmasıdır. Lin Yutang
Zihin, ancak en kötü şeyi kabullenmeye hazır olduğundai tam anlamıyla huzura kavuşur. Böylece psikolojik anlamda enerji sağlamış olur.  Lin Yutang
Çok fazla polisin olduğu yerde özgürlük yoktur. Çok fazla askerin olduğu yerde barış yoktur. Çok fazla avukatın olduğu yerde adalet yoktur. Lin Yutang
Gülmesini bilen insanlar; dünya meselelerine sağduyu, sakin kafa, sağlam düşünce ve kültürlü bir gözle bakabilmelerine imkan veren, sihirli anahtarı ellerine geçirmiş olurlar.  Lin Yutang
Dünyadaki tüm mutsuz insanlar arasında en mutsuzları, yapmak istedikleri bir şeyi bulamayanlardır. İşini iyi yapanlara gerçek mutluluk gelir, ardından ferahlatıcı bir dinlenme dönemi gelir.  Lin Yutang


Michael Ende Sözleri: (1929-1995)

Bazı şeyler zaman ister.   Michael Ende  
Hayal kırıklığı çok acıydı.  Michael Ende  
Zaman değerlidir. Onu yitirme.  Michael Ende
Hatırladığım kadarıyla hep varım.  Michael Ende
Hep acelesi vardı, hiç vakti yoktu.    Michael Ende  
Ağlasa iyi olacaktı ama ağlayamıyordu.  Michael Ende
Hayal kurmak,suç işlemekten farksızdı.   Michael Ende
Çok az insan gerçekten iyi bir dinleyicidir.    Michael Ende   
Gerçekten istiyorsan, beklemeyi bilmelisin.  Michael Ende   
Ama bir hayal yoksulu olmayı asla istemem.  Michael Ende    
Öldüğünüz zaman, hiç yaşamamış gibi olacaksınız. Michael Ende
Bütün yaşam bir hikayedir ve biz de onun içindeyiz.  Michael Ende
Zaman yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri vicdandır.  Michael Ende
Bir gün gelecek ve hiç yaşamamış gibi ölüp gideceğim.    Michael Ende
İnsanlar zamandan tasarruf ettikçe, zaman azalıyordu.    Michael Ende
Sevinmeyi, hayal kurmayı ve heyecanlanmayı unuttular.    Michael Ende   
Kölelik dışında hiçbir şey bilmeyen köleler uysal kölelerdir.    Michael Ende   
Başkalarıyla paylaşılmayan zenginlikler insanı mahvediyordu.   Michael Ende
İnsanlar ölümün ne olduğunu bilselerdi ondan hiç korkmazlardı.   Michael Ende
İnsanlar kendilerini korkutan şeylere çok daha çabuk inanıyorlar.      Michael Ende  
Her şey bir kez olur yalnızca, ama her şey bir kez olmak zorundadır yine de.    Michael Ende
Sana bir akıl vereyim: Kendini fazla ciddiye alma! Söz konusu olan sen değilsin!  Michael Ende  
Birazcık zenginlik için hayatlarını ve vicdanlarını satanlara bak, ne hale gelmişler!     Michael Ende   
Artık bizi sevmiyorlar. Ama kendilerini de sevmiyorlar. Hatta hiçbir şeyi sevmiyorlar.   Michael Ende   
Varlığımdan ne anlıyorum? Bir gün gelecek ve sanki hiç yaşamamış gibi ölüp gideceğim.   Michael Ende    
Sayın bayanlar, baylar, görüyorsunuz ya, her şeye inanmak insanın başına ne işler açıyor.  Michael Ende
Bir gün, artık dayanamayacağın bir an gelecek. Belki yarın, belki de bir hafta veya bir yıl sonra.   Michael Ende  
Bir de bakarsın ki adım adım bütün yolu bitirmişsin. Nasıl olduğunu anlamadan ve yorulmadan.     Michael Ende  
Yani gelecek zaman, geçmişe dönüşür, onun için daima yalnız şimdiki zaman vardır mı demek oluyor?  Michael Ende
Daha çok para kazanıp, daha çok harcıyorlardı. Fakat yüzleri asıktı, yorgun ve keyifsizdiler, gözleri dostça bakmıyordu.  Michael Ende
Devlet bütün çocuklara sahip çıkmalıdır. Onların topluma yararlı kişiler olmasını sağlayacak kurumlar açmak devletin işidir.  Michael Ende
Bir insanın çok dostu olabilir, ama insan, onların içinden de birkaç kişiyi kendine daha yakın bulur ve onları daha çok sever.  Michael Ende
Dünyadaki bütün anlaşmazlıklar kasıtlı ya da kasıtsız, aceleye getirilerek söylenmiş birtakım yalan yanlış sözlerden kaynaklanıyordu.  Michael Ende
Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır. Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir, ama pek az kimse bu konuya kafa yorar. Bu büyük sır zamandır. Michael Ende
Onu bir daha görmeyi umuyordu. Her şeye razıydı. Eskisi gibi olmayacak bile olsa onunla oturmaya, onu dinlemeye ve onunla konuşmaya can atıyordu. Fakat kapı bir daha açılmadı.  Michael Ende


Sadık Hidayet Sözleri: (1903-1951)

İnsan Sadık Hidayet Sözleri: (1903-1951)
İnsan kan döküyor, zulüm tohumu ekiyor. O halde sonuçta savaş, acı, yıkım ve toplu kıyım biçecek. Sadık Hidayet
İnsanoğlu her gün işlediği birkaç milyon cinayeti bir gerekçeyle affettirecek aklı sıra! Sadık Hidayet
Doğa, içinde yaşayan hayvanlar ve insanlar için kurulmuş bir ziyafet sofrasıdır. Sadık Hidayet
Ölümün karşısında mezhebin, imanın, itikadın ne kadar gevşek ve çocukça olduğunu hissediyorum. Sadık Hidayet
Kişiliğimiz o kadar özgür değil; başkalarının lafını takılmış plak gibi tekrarlayıp duruyorsunuz.  Sadık Hidayet
İnsan dışında hiçbir canlı kendi besinini hazırlamaya gereksinim duymaz. Sadık Hidayet
Cehennemliklerin suçu seks ve içki. Cennetliklerin mükafatı da seks ve içki.. Sadık Hidayet
Ömrümüz boyunca ölüm bize el eder, çağırır bizi. Sadık Hidayet
Yaralar vardır hayatta, kişiliği cüzam gibi yavaş yavaş ve yanlnızlıkta yiyen kemiren yaralar. Sadık Hidayet
Kimse doğal ölümle ölmüyor. Sadık Hidayet
Ölüm ona göre son derece kolay ve doğal geliyordu bu sırada. Yaşam denilen şey alaycı bir aldatmadan başka bir şey değildi. Sadık Hidayet
Ben ki henüz yaşadığım dünyaya bile alışamamışım, bir başka dünya neyime yarardı benim?  Sadık Hidayet
Yalnız ölüm yalan söylemez! Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler, ölümün çocuklarıyız , hayatın aldatmacılarından bizi o kurtarır. Sadık Hidayet
Bana göre değildi bu dünya; bir avuç yüzsüz, dilenci, bilgiç, kabadayı, vicdansız, açgözlü içindi; onlar için kurulmuştu bu dünya. yeryüzünün, gökyüzünün güçlülerine avuç açanlar, yaltaklanmasını bilenler için. Sadık Hidayet
Lakin tek korkum; yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan.. Sadık Hidayet
İyi olmak gibi bir kavram yoktur oysa. Sadece yaşarsınız, hiçbir iyi uzun süreli değildir. Sadık Hidayet
İnsan yaşamak için öldürmek zorunda olduğunu, etin kuvvet verici bir besin olduğunu ve yemezse öleceğini sanmış bir kere.  Sadık Hidayet
İnsanlık ilerlemeyecek, huzur bulmayacak; mutluluk, özgürlük ve barış yüzü görmeyecek etobur olduğu sürece. Sadık Hidayet
Gözlerimi geleceğe kapayıp geçmişi unutmak istiyorum. Sadık Hidayet
Et yeme gereksinimi ya da lezzetinin her gün binlerce hayvanın öldürülmesine neden olduğunu biliyor musunuz acaba? Sadık Hidayet
Mide düşkünü insanlar tüm canlılar için geniş bir mezarlıktır. O, yaşayan her şeyi yer. Kuşlardan tutun da deniz salyangozlarına kadar Herşeyi midesine gömer. Sadık Hidayet
İnsan kurtların ve yeryüzündeki tüm etoburların yüzünü karartmıştır. Çünkü hiçbir canlı başka bir canlıyı ihtiyacı olmadığı halde belli aletlerle, kindarca ve vahşice öldürmez. Sadık Hidayet
Bazen deliliğim başlıyor. Uzağa, çok uzağa, kendimi unutacağım bir yere gitmek, unutulmak, kaybolmak, yok olmak istiyorum.  Sadık Hidayet
Uzun zamandır başkalarıyla bütün bağlarımı koparmışım, kendimi daha iyi tanımak istiyorum. Ne boş düşünce! Sadık Hidayet
Nihayet zevkime göre bir oda yapmaya karar verdim. Sadece kendimin bulunacağı, düşüncelerimin dağılmayacağı bir yer.  Sadık Hidayet
Biliyordum ki dünyanın bu büyük tiyatrosunda, herkes, ölüm gelip çatana dek bir tür oyun oynar. Ben de bu oyunu önüme almış, oynuyordum. Sadık Hidayet
Hayat tecrübelerimle şu yargıya vardım ki, başkalarıyla benim aramda korkunç bir uçurum var, anladım, elden geldiğince susmam gerek, elden geldiğince düşüncelerimi kendime saklamalıyım.  Sadık Hidayet
İnsanların yediği et, kendilerini savunamayan masum ve zararsız varlıkların çektiği acı ve işkencedir. Dökülmüş kanları intikam çığlığı atar, insana ve üstünde yaşadığımız gezegene lanet okur.  Sadık Hidayet
Başkalarının yaşam tarzına ayak uyduramazdım... Kendimi birinin düşüncesine mahkum etmek, birinin taklitçisi olmak değildi istediğim. Sadık Hidayet
Adına zevk dedikleri her şeyi denedim; gördüm ki başkalarının zevki bana yaramıyor. Her yerde, her zaman yabancı olduğumu hissettim. Diğer insanlarla aramda en ufak bir ilgi dahi yoktu.  Sadık Hidayet
Canlıların leş ve pıhtılaşmış kanlarıyla dolu. Bu hal, hayvanlara işkence etmek bir yana, hiç gerek yokken insanın acıma duygularını ve doğadaki varlıklarla birleşmesini kendi içinde zorla bastırması nedeniyle çok korkunçtur. Sadık Hidayet
Sizler, gerçekte yaşadığınızı zannediyorsunuz. Elinizde hangi sağlam kanıt ve mantık var? Ben artık ne bağışlamak, ne bağışlanmak, ne sola ne de sağa gitmek istiyorum. Gözlerimi geleceğe kapayıp geçmişi unutmak istiyorum. Sadık Hidayet
Kim dedi sana ben insanlık için resim yapıyorum diye? Tut ki insanlık yok oldu ve çalışmalarım kara, yağmura, doğanın kör kuvvetlerine teslim oldu; yine de canı cehenneme! Ben hala kendi çalışmalarımdan keyif alıyorum ve bu da yetiyor bana. Sadık Hidayet
Anlatırsınız. Anlattıklarınız hiçbir işe yaramaz. Çünkü, sizin hissettiklerinizi, sizin yaşadıklarınızı, geçtiğiniz evreleri, yaşamın içerisinde algıladıklarınızı, duyumsadığınız şeylerin size katıp, sizden aldıklarını anlatmaya çalıştığınız kişi anlamaz. Nihayetinde algılayamadığı bu durum için size hastalıklı gözüyle bakar ve acımaklı. Sadık Hidayet
Hayat hikayemde önemli bir şey yok. Başımdan ilginç olaylar geçmedi. Ne yüksek mevki sahibiyim, ne de sağlam bir diplomam var. Okulda hiçbir zaman örnek bir öğrenci olamadım; başarısızlıklar her yerde buldu beni. Nerede çalışırsam çalışayım silik, unutulmuş bir memurdum; şefleri memnun edemedim. İstifa ettim mi seviniyorlardı… bırak gitsin, yaramaz! Çevrem böyle görüyordu beni… Sadık Hidayet
Tutsağı olduğum sefaletten kaçıyordum. Sokaklarda belli bir amacım olmaksızın, rasgele yürüyor; para ve şehvet peşinde koşan, o tamahkâr suratlı ayaktakımını arasından rahat, umarsız geçiyordum. Onları görmeye ihtiyacım yoktu, biri ötekinin kopyasıydı. Hepsi bir ağız, ağza asılı bir avuç bağırsaktan oluşuyor, cinsel organlarında bitiyorlardı. Sadık Hidayet
Her yırtıcı hayvanın belirli sayıda düşmanları vardır ve diğerlerine zarar vermez. Mesela aslan, ceylan ve geyik gibi hayvanları avlar, kuşlar ve küçük hayvanlarla uğraşmaz. Timsah sadece bir balık yer. Kedi, fare ve küçük hayvanları yakalar. Ama mide düşkünü insanlar hepsini yer, hapseder, kendi yükünü taşıttırır işkence eder. Midesi tüm canlılar için geniş bir mezarlıktır. O, yaşayan her şeyi yer. Kuşlardan tutun da deniz salyangozlarına kadar Herşeyi midesine gömer. Sadık Hidayet
Ben kadına asla gitmem. Ben bir kadının yanına gidersem, o kadının kendisini benim için teslim etmediğini, param için, çapkınlık için ya da benim dışımda bir nedenle teslim ettiğini hissederim. İşin içinde yapmacık bir şeyler olduğunu hissederim. Sadık Hidayet
Cehennemliklerin suçu seks ve içki idi. Cennetliklerin mükafatı da seks ve içki.. Gelecektekiler bizim saflığımıza gülüyorlar.. Sen anlıyor musun? Ben anlamıyorum! Huri ve fahişenin farkı nedir? Biri Allah' ın çalışanı, diğeri kulunun.. İnananlarına rüşvet olarak Huri veren Allah ve Genelev olan Cennet! Hangisi günahsız? Çaresizlikten karnını böyle doyuran fahişe mi? Yoksa vücudunun hazzı, kulların iyi işlerinin mükafatı olan Huri mi? Sen biliyor musun? Ben bilmiyorum! Sadık Hidayet
İnsanlık “et yediği” sürece, ilerlemeyecek, huzur bulmayacak; mutluluk, özgürlük ve barış yüzü görmeyecek. Sadık Hidayet
///////////
Tek tesellim, ölümden sonra hiçlik ümidiydi, orada tekrar yaşamak düşüncesi içime korku salıyor, beni hasta ediyordu. Ben ki henüz yaşadığım dünyaya bile alışmamışım, bir başka dünya neyime yarardı benim? Sadık Hidayet
Karanlık ve amaçsız yaşam insanı Ötenazi Enstitüsü'ne çekiyor ve intihar herkesi ilgilendiren bir konu haline gelmiş. Nitekim abartmadan denilebilir ki, kimse doğal ölümle ölmüyor. Demek ki ne bilim, ne türlü inançlar ve ne felsefi varsayımlar insanoğlunun ruhsal acısını azaltabilmiş. Sadık Hidayet
Sizin aradığınız hal, ceninin ana rahmindeki halidir. Koşuşturmadan, mücadele etmeden, kimseye yağ çekmeden, sıcak, yumuşak ve kızıl bir duvarın içinde iki büklüm vaziyette durur. Yavaş yavaş annesinin kanını emer, tüm ihtiyaçları kendiliğinden karşılanır. Bu, her insanın yaratılışında var olan, kaybolmuş bir cennet nostaljisidir. Orada insan kendinde, kendi içinde yaşar. Belki bir anlamda ihtiyari ölüm değil midir? Sadık Hidayet
Vaktiyle onların arasına karışmıştım; başkalarını taklit edeyim dedim. Baktım, soytarıya dönmüşüm. Adına zevk dedikleri her şeyi denedim; gördüm ki başkalarının zevki bana yaramıyor. Her yerde, her zaman yabancı olduğumu hissettim. Diğer insanlarla aramda en ufak bir ilgi dahi yoktu.  Sadık Hidayet
Biliyor musunuz, daima kadın bana gelmelidir. Ben kadına asla gitmem. Ben bir kadının yanına gidersem, o kadının kendisini benim için teslim etmediğini, param için, çapkınlık için ya da benim dışımda bir nedenle teslim ettiğini hissederim. İşin içinde yapmacık bir şeyler olduğunu hissederim. Oysa, ilk önce kadın bana gelirse, taparım ona. Sadık Hidayet
Mevhum bir dünyada yaşadığını, eski, yeni ne varsa hiçbir şeyle bağlantısının olmadığını hissediyordu. Tüm olup bitenlerden uzaktaydı! Sadık Hidayet
Ölüm ona göre son derece kolay ve doğal geliyordu bu sırada. Yaşam denilen şey alaycı bir aldatmadan başka bir şey değildi. Sadık Hidayet
Soluk alamıyordu; iğrenç olduğunu düşünüyordu hep. Dünyanın ve tüm insanların zulmüne, adaletsizliğine karşı dile getirilemeyen bir kin, bir nefret duydu kendinde. Onu bu halde, bu kılıkta dünyaya getirdikleri için belli belirsiz bir kin duydu annesine, babasına karşı. Hiç dünyaya gelmemiş olsaydı, böyle şeylerle karşılaşmayacaktı. Başkaları gibi yüzsüz, hafifmeşrep, dillere düşen, arsız, hayasız biri olsaydı, eski günleri yâd edecek güzel anıları olacaktı. Sadık Hidayet
İnsanların hile hurda dolu dünyasından hayvanların içten, kayıtsız ve çocukça dünyalarına sığınmıştı adeta. Hayatı boyunca mahrum kaldığı şefkati, sade duyguları onların ilgisinde, ülfetinde arıyordu. Sadık Hidayet
"Tutsağı olduğum sefaletten kaçıyordum. Sadık Hidayet
Sokaklarda belli bir amacım olmaksızın, rasgele yürüyor; para ve şehvet peşinde koşan, o tamahkâr suratlı ayaktakımını arasından rahat, umarsız geçiyordum. Sadık Hidayet
Onları görmeye ihtiyacım yoktu, biri ötekinin kopyasıydı. Sadık Hidayet
Hepsi bir ağız, ağza asılı bir avuç bağırsaktan oluşuyor, cinsel organlarında bitiyorlardı."  Sadık Hidayet
"Ben başka türlüsüne değil, ancak zehirlenmiş bir hayatı yaşayabilirdim." Sadık Hidayet
Dadıcık dıştan değişmişti ya, içten hep aynı kalmış, yalnız hayata bağlılığı artmıştı, ölümden korkuyordu, güz gelince evlere sığınan sinekler gibi. Bana gelince, benim hayatım her gün, her dakika değişiyordu. Sadık Hidayet
Kapıyı vurdu, gitti, arkasına dönüp bakmadı bile. Bu dünyanın insanlarıyla, dirilerle nasıl konuşulduğunu unutmuştum her halde.
Sadık Hidayet Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar. Sadık Hidayet
Hayat bana tek ve değişmez bir mevsim oldu hep. Bu hayat bir soğuk bölgede ve sonsuz bir karanlıkta geçti adeta, öyle ki bağrımda hep aynı alev vardı ve o beni bir mum gibi eritti.  Sadık Hidayet
Odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyor bir mum gibi, hayır, yanlışım var, ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna: öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. Fakat diğerlerinin dumanından, soluğundan boğulmuş. Sadık Hidayet
Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar. Sadık Hidayet
Bana göre değildi bu dünya; bir avuç yüzsüz, dilenci, bilgiç, kabadayı, vicdansız, açgözlü içindi; onlar için kurulmuştu bu dünya. Yeryüzünün, gökyüzünün güçlülerine avuç açanlar, yaltaklanmasını bilenler için. Kasap dükkanı önünde bir sinir parçası için kuyruk sallayan aç köpek gibiydi onlar. Sadık Hidayet
Hayat, soğuk kayıtsız, herkesin maskelerini çeker alır zamanla; maskeleri de hani çoktur herkesin. Fakat bazıları hep aynı maskeyi kullanırlar, ister istemez kirlenir, yıpranır bu maske. Tutumlu kimselerdir bunlar. Bir kısmı evlatlarına saklarlar maskelerini; bir kısmı da vardır ki boyuna maske değiştirirler, ama yaşlandıklarında görürler ki bir sonuncu maske kalmış ellerinde, ve bu da pek çabuk eskir, o zaman maskenin gerisinden gerçek yüzleri çıkar ortaya. Sadık Hidayet
Hayır, hiç kimse intihar kararına varmaz. İntihar bazılarında birlikte bulunur. Onların yaradılışında mevcuttur ve onun elinden kaçamazlar. İşte bu alın yazısının hakimiyet gücü vardır. İnsana hükmeder. Fakat aynı zamanda bu, benim. Kendi kaderimi kendim yarattım. Şimdi artık elinden kaçamam, kendimden kaçamam. Sadık Hidayet
Diri Gömülen •
Bir varmış bir yokmuş. Allah'tan başka hiç kimse yokmuş.
Diri Gömülen •
Bütün bunlardan maksadı kendisini aklamaktı sanki. Bu kişi acaba hayattan bezmiş, yorgun bir eşraf çocuğu muydu yoksa garip bir hastalığı mı vardı? Her halükarda sıradan insanlar gibi düşünmüyordu. Sadık Hidayet
Nedendir bilmem, bazıları daha ilk karşılaşmada, halk tabiriyle, can ciğer kuzu sarması olurlar. Birbirlerini hiçbir zaman unutmamak için bir kere tanışmaları yeter. Bunun bir de tersi var. Bazıları da birkaç defa tanıştırılmalarına, yollarının hayatta birçok kez kesişmesine rağmen daima kaçarlar birbirlerinden. Aralarında kaynaşma olmaz. Sokakta rastlaşsalar birbirlerini görmezden gelirler. Ne dostturlar, ne düşman. Şimdi bu özelliğe sempati ve antipatİ diyorlar. Kişilerdeki manyetik çekimin ve haleti ruhiyenin etkisidir diyorlar. Enkarnasyona inananlar daha da ileri giderek bu kişilerin önceki hayatlarında birbirlerine dost ya da düşman olduklarını, bu yüzden birbirlerine yaklaştıklarını ya
da düşman kesildiklerini iddia ediyorlar. Ancak bu varsayımların hiçbiri bu bilmeceyi kolay kolay çözeceğe benzemiyor. Bu ani cazibenin ne ruhsal hasletlerle bir ilgisi var ne cismani meziyetlerle. Sadık Hidayet
Nedendir bilmem, bazıları daha ilk karşılaşmada, halk tabiriyle, can ciğer kuzu sarması olurlar. Birbirlerini hiçbir zaman unutmamak için bir kere tanışmaları yeter. Bunun bir de tersi var. Bazıları da birkaç defa tanıştırılmalarına, yollarının hayatta birçok kez kesişmesine rağmen daima kaçarlar birbirlerinden. Aralarında kaynaşma olmaz. Sokakta rastlaşsalar birbirlerini görmezden gelirler. Ne dostturlar, ne düşman. Şimdi bu özelliğe sempati ve antipatİ diyorlar. Kişilerdeki manyetik çekimin ve haleti ruhiyenin etkisidir diyorlar. Enkarnasyona inananlar daha da ileri giderek bu kişilerin önceki hayatlarında birbirlerine dost ya da düşman olduklarını, bu yüzden birbirlerine yaklaştıklarını ya da düşman kesildiklerini iddia ediyorlar. Ancak bu varsayımların hiçbiri bu bilmeceyi kolay kolay çözeceğe benzemiyor. Bu ani cazibenin ne ruhsal hasletlerle bir ilgisi var ne cismani meziyetlerle. Sadık Hidayet
Çünkü bugün insanoğlu kendini beğenmişliğiyle doğaya inanmaz olmuştur. Yaptığı keşif ve buluşlarla kendisini akl-ı küll sanıyor ve doğanın tüm sırlarını çözdüğünü iddia ediyor. Ama aslında en küçük şeyin mahiyetini bile anlamakta aciz kalıyor. Mağrur insan kendi bilgilerini belge sayıyor ve doğa olaylarının kendi formüllerine göre gerçekleşmesini istiyor. Sadık Hidayet
Sıradan insanlar için geçerli olan bütün keyifler, başkalarına hayallerin ötesinde dünyalar yaratan biri için söz konusu olamazdı. Başkalarının keyiflerinin artıkları arasında kendisi için mevhum zevkler aramaya çalışan biriydi o. Sadık Hidayet
Aydınlık bütün canlıları uyanık ve dikkatli tutar. Karanlıkta ve loş ortamda her yaşam, sıradan her şey gizemli bir havaya bürünür, kaybolan tüm korkular uyanır. Karanlıkta insan uyur, ama işitir. Şahsı uyanıktır ve gerçek hayat o zaman başlar. İnsan yaşamın adi ihtiyaçlarına karşı müstağni kalır, manevi alemleri kateder, farkına varamadığı şeyleri hatırlar. Sadık Hidayet
Böyle durumlarda herkes, güçlü bir alışkanlığa, bir tutkuya sığınır: Ayyaş içer, edebiyatçı yazar, yontucu taşı yontar, acısını dindirmek için her biri, en kuvvetli içgüdüsünden medet umar ve gerçek sanatçı, kendi bağlarından şaheserler yaratır. Ama ben, ki zevksiz ve biçare biriyim, ben ne yapabilirim? Sadık Hidayet
Ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir. Duvardan doğru eğilmiş, yazdıklarımı oburca yutmak, yok etmek isteyen gölgeme. İşte onun için denemek istiyorum: Birbirimizi ola ki daha iyi tanırız. Uzun zamandır başkalarıyla bütün bağlarımı koparmışım, kendimi daha iyi tanımak istiyorum. Sadık Hidayet
Ben eski ben değildim; çağırsaydım getirseydim de konuşsaydım onunla, duymaz anlamazdı beni. Yüzü eskiden tanıdığım bir adamın yüzü olurdu da benim yüzüm olmazdı, benim bir parçam bile olamazdı. Sadık Hidayet
Hayır, hayat, yorucu ve hep aynı, yeniden başlıyordu. Sadık Hidayet
Benim hayatım yavaş yavaş ve acılı, susmuş sona ermiştir. O halde niçin o sağlıklı, iyi yiyen, iyi uyuyan, iyi çiftleşen ve benim dertlerimin zerresini hiçbir zaman duymayan ve yüzlerine her dakika ölümün kanatları değmeyen o ahmakların, o ayak takımının hayatlarını düşüneyim? Sadık Hidayet
Ölüm ki geçer gider, bütün düşünceleri paramparça eder, en ufak bir dönüş ümidi bile bırakmaz geride! Sadık Hidayet
...önümdeki mangalın ateşinden, geriye bir üfleyişte uçup gidecek kül kalmıştı. Hissettim ki benim düşüncelerim de dayanıksız bir avuç kor gibidir, kül olmuştur, bir üflemeye bakar... Sadık Hidayet
Yeryüzünde bir kaçış umudu var. O da ölüm, ölüm! Fakat burada ölüm de yok. Bizler mahkumuz, duyuyor musun? Kör bir iradeye mahkumuz. Sadık Hidayet
Çünkü aşk çirkin bir adamın söylediği hüzünlü ve büyüleyici bir melodi, uzaklardan gelen bir ses gibidir. Takip edip yakından bakmamak gerekir. Çünkü hatırasını ve sesinin verdiği keyfi bozar, yok eder. Sadık Hidayet
...ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni, kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir.  Sadık Hidayet
Onun bu mucizeli suskunluğu, aramıza kristal bir duvar dikmişti. Bu anda bu saatte, bu ebediyette boğuluyordum. Sadık Hidayet
Şimdiye kadar tasarladığım haliyle dünya, değerini yitiriyor, geçersizleşiyordu; gecenindi söz; dünyanın yerine gecenin karanlığı hüküm sürüyordu (bana öğretmemişlerdi geceye bakmayı, geceyi sevmeyi). Sadık Hidayet
Istırap, korku, dehşet ve yaşama arzusu, hepsi bitmişti bende. Bana telkin ettikleri dinî inançlardan kurtulmuş, huzura ermiştim. Tek tesellim, ölümden sonra hiçlik ümidiydi; orada tekrar yaşamak düşüncesi içime korku salıyor, beni hasta ediyordu. Ben ki henüz yaşadığım dünyaya bile alışamamışım, bir başka dünya neyime yarardı benim? Sadık Hidayet
Yoksulluk, miskinlik dolu bu aşağılık dünyada ilk kez bir güneş ışını, hayatımı aydınlattı sanmıştım. Ama ne yazık, bu güneş ışını pek de süreksiz bir parıltı oldu, bir meteordu sanki, bana bir kadın, daha çok bir melek kılığında göründü. Işıltısında kısa bir an, bir saniyelik bir zaman için hayatın bütün bedbahtlığını gördüm, azamet ve güzelliğini kavradım. Sonra da bu parıltı, pek de çabuk, karanlığın uçurumuna gömüldü. Hayır, bu süreksiz ışını kendime alıkoyamadım, tutamadım. Sadık Hidayet
Konuşmak istedim, korktum: Hassas kulakları uzak, göksel, tatlı bir musikiye alışıktılar, sesimden nefret edebilirlerdi.
Sadık Hidayet Birden düşündüm ki, dünya dünya olalı, ben var oldum olalı, soğuk hissiz hareketsiz bir ölü, karanlık odada hep yanımdaydı benim. Sadık Hidayet
Artık gövdesi ilgilendirmezdi beni, o gövde ki yok olmaya mahkumdur ve yerin altında kurtların, farelerin yiyeceği olacaktır! Sadık Hidayet
Sanki bende eskiden beri, hep vardı bu koku, sanki ömrüm boyunca bir kara tabutta uyuyordum hep, ve yüzünü göremediğim kambur bir ihtiyar, hayalet gölgeler, sisler içinde beni gezmeye çıkarmıştı. Sadık Hidayet
Fakat iki büklüm gölgeme hayatımdan bahsedeceksem, bir hikaye anlatmam gerekir. Ah, ne çok çocukluk, aşk, çiftleşme, evlilik ve ölüm hikayeleri var, hiçbiri de gerçek değil! Kıssalar, parlak sözler yordu beni. Sadık Hidayet
Bütün hayatımı bir salkım üzüm gibi avucumda sıkmak istiyorum, suyunu, hayır, şarabını damla damla gölgemin kurumuş boğazına akıtmak istiyorum, kutsal su gibi. Sadık Hidayet
Bu gölge, besbelli, benden daha iyi anlıyor onları! Sadık Hidayet
Benim içimdeki öyle bir dünya idi ki, ondaki bilinmezlikleri bir bir anlamaya kendimi adeta mecbur hissediyordum. Sadık Hidayet
Korkunç bir şeydi bu: ne tam diri, ne tam ölü olduğumu hissetmek. Bir canlı cenazeydim artık; ne beni diriler dünyasına bağlayan bir şey vardı, ne de ölümdeki unutmadan, huzurdan yararlandığım. Sadık Hidayet
Katran gibi siyah gökyüzü delik deşik eski kara bir çadırı andırıyor, deliklerinde sayısız yıldız parıldaşıyordu. Sadık Hidayet
Yalnız ölüm yalan söylemez! Sadık Hidayet
Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler ölümün çocuklarıyız, hayatın aldatmacalarından bizi o kurtarır. Hayatın derinlerinden seslenir, yanına çağırır bizi. Ve biz, henüz insanların dilini bile anlamadığımız yaşlarda, ara sıra oyunlarımızı yarıda kesiyorsak, bunun nedeni, ölümün seslenişini duymuş olmamızdır. Ömrümüz boyunca ölüm bize el eder, çağırır bizi. Her birimiz ansızın, sebepsiz düşüncelere dalmıyor muyuz, bu hayaller bizi öylesine sarıyor ki zamanı, mekanı fark etmez olmuyor muyuz? Sadık Hidayet
Çünkü benim için hiç önemi yok, inanmış inanmamış başkaları. Lakin tek korkum: yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan. Hayat tecrübelerimle şu yargıya vardım ki, başkalarıyla benim aramda korkunç bir uçurum var, anladım, elden geldiğince susmam gerek, elden geldiğince düşüncelerimi kendime saklamalıyım. Ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir. Sadık Hidayet
Bu kez tereddüt etmedim, küçük odadaki kemik saplı bıçağı aldım, önce büyük bir dikkatle, vücudunu bir örümcek ağı gibi hapsetmiş ince, siyah entariyi, üstündeki tek giysiyi uzunlamasına kestim. Uzamıştı adeta, gözüme eskisinden daha boylu göründü. Sonra başını kestim, birkaç damla soğuk pıhtılaşmış kan sızdı gırtlağından. Sonra kollarını bacaklarını kestim. Gövdeyi, kol bacakları düzgün ve tertipli, bavula koydum. Entarisini, o siyah entariyi yüzüne örttüm. Bavulu kapattım, kilitledim, anahtarı cebime soktum. Sadık Hidayet
Epeyce ilerde sisler içinde kambur bir ihtiyar gördüm, bir servi dibinde oturuyordu. Geniş bir şalla örtülü yüzü görülmüyordu. Yavaşça yanına gittim. Daha ben söze başlamadan kuru, sinir bir kahkaha attı ihtiyar. Tüylerim diken diken oldu. Sadık Hidayet
Başkalarından ayrılmış, bağımsız bir varlık mıyım? Bilmiyorum. Fakat şimdi aynaya baktım, tanıdım kendimi: Hayır o eski "ben" ölmüştür, çürümüş, dağılmıştır, ama işte aramızda hiçbir set hiçbir engel yok. Hikayemi anlatmalıyım, ama nereden başlasam? Hayat baştan başa kıssadır, hikayedir. Üzüm salkımını sıkmalı, ve şırasını kaşık kaşık, bu ihtiyar gölgenin boğazına akıtmalıyım. Sadık Hidayet
Annesi "Salgı salamaz ol!" diye beddua eder yavru örümceğe. Küçük örümcek ağ yapamayınca ölüme kurban gider. Sadık Hidayet
Böyle durumlarda herkes, güçlü bir alışkanlığa, bir tutkuya sığınır: Ayyaş içer, edebiyatçı yazar, yontucu taşı yontar, acısını dindirmek için her biri, en kuvvetli içgüdüsünden medet umar ve gerçek sanatçı, kendi bağlarından şaheserler yaratır. Ama ben, ki zevksiz ve biçare biriyim, ben ne yapabilirim? Sadık Hidayet
Ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna: öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne de olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. Sadık Hidayet
Şimdi vücudunun sıcaklığını hissedebiliyor, gür siyah saçlarının nemli kokusunu içine çekiyordum. Bilmem neden, titreyen elimi, artık söz geçiremediğim bu eli kaldırdım ve hep şakaklarına yapışık zülüflerini okşadım. Parmaklarımı gömdüm saçlarına. Soğuktu, nemliydi saçları, soğuk, çok soğuk. Sanki günlerdir ölüydü bu kız, hiç şüphe yok, ölmüştü. Elimi yakasından koynuna soktum, memelerine kalbine koydum. Bir kıpırdı duyulmuyordu. Sadık Hidayet
Onu kendi tenimin sıcaklığıyla ısıtmak istedim, ona kendi sıcaklığımı verip ölümün soğukluğunu ondan almak istedim. Ola ki ona kendi ruhumu üflerim diye soyundum, yanına uzandım. Adamotu kökleri gibi, dişi erkek, bitişiktik birbirimize. Zaten erkeğinden ayrı düşmüş dişi bir adamotunu andırıyordu vücudu ve tıpkı adamotu gibi, yakıcı bir aşkla yanıyordu. Ağzı bir salatalığın içi gibi buruk ve serinletici. Bütün teni buz gibiydi, damarlarımdaki kan dondu, bu soğukluk ta kalbime işledi. Sadık Hidayet
Böyle durumlarda herkes, güçlü bir alışkanlığa, bir tutkuya sığınır: Ayyaş içer, edebiyatçı yazar, yontucu taşı yontar, acısını dindirmek için her biri, en kuvvetli iç güdüsünden medet umar ve gerçek sanatçı, kendi bağrından şaheserler yaratır. Ama ben ki zevksiz ve biçare biriyim, kalemdanlar boyayan bir ressam parçası, ne yapabilirim? Sadık Hidayet
Parmak uçlarına basa basa çekilip gidiyordu gece. Sanki yorgunluk çıkarmıştı, kanaatkârdı, bu kadarı yeterdi ona. Uzak, hafif sesler duyuluyordu. Bir göçmen kuş, rüya görüyordu belki, belki bitkiler büyüyordu. Solgun yıldızlar, bulut kümeleri gerisinde kayboluyorlardı. Sadık Hidayet
Bu kez tereddüt etmedim, küçük odadaki kemik saplı bıçağı aldım, önce büyük bir dikkatle, vücudunu bir örümcek ağı gibi hapsetmiş ince, siyah entariyi, üstündeki tek giysiyi uzunlamasına kestim. Uzamıştı âdeta, gözüme eskisinden daha boylu göründü. Sonra başını kestim, bir kaç damla soğuk pıhtılaşmış kaz sızdı gırtlağından. Sonra kollarını bacaklarını kestim. Sadık Hidayet
Beni dün gören, cılız sağlıksız bir genç adam görmüştü, ama bugün gören saçları ağarmış, gözleri kızarmış, yarık dudaklı, kambur bir ihtiyar görür. Pencereden dışarı bakmaya korkuyorum, kendimi aynada görmekten korkuyorum. Nereye baksam çoğalmış gölgelerimi görüyorum. Sadık Hidayet
Değişik dönemler, çocukluk, gençlik, ihtiyarlık, benim için boş sözlerden başka bir şey değil bunlar. Bunlar sıradan insanlar için, ayaktakımı için, evet işte aradığım kelime, ayaktakımı için, ki onların hayatları senenin mevsimleri gibi belirli mevsimlere, dönemlere bölünmüştür ve onlar, hayatın ılımlı kesimlerinde güvence altındadırlar. Hayat bana tek ve değişmez bir mevsim oldu hep. Bu hayat bir soğuk bölgede ve sonsuz bir karanlıkta geçti âdeta, öyle ki bağrımda hep aynı alev vardı ve o beni bir mum gibi eritti. Sadık Hidayet
Odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyor bir mum gibi, hayır yanlışım var, ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna; öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. Fakat diğerlerinin dumanından, soluğundan boğulmuş. Sadık Hidayet
Ölünün ağız kenarlarında alaycı bir gülümseme vardı. Elini öpüp odadan çıkacaktım ki, başımı çevirip bakınca çok şaşırdım, şimdi karım olan o kahpe içeri girmişti. Ölmüş annesinin gözü önünde, hem de nasıl hırslı, sarıldı yapıştı bana; beni kendine çekti, nasıl da ateşli öptü, öptü beni! Sadık Hidayet
Yalnız bildiğim bir şey var ki, bu kadın, bu kahpe, bu cadı, ruhuma hangi zehiri damlatmıştı ki, onsuz olamıyordum, tenimin her zerresi onun her zerresine aşeriyordu. Sadık Hidayet
Fakat iki büklüm gölgeme hayatımdan bahsedeceksem, bir hikaye anlatmam gerekir. Ah, ne çok çocukluk, aşk, çiftleşme, evlilik ve ölüm hikayeleri var, hiçbiri de gerçek değil! Kıssalar, parlak sözler yordu beni. Sadık Hidayet
Bütün hayatımı bir salkım üzüm gibi avucumda sıkmak istiyorum, suyunu, hayır, şarabını damla damla gölgemin kurumuş boğazına akıtmak istiyorum, kutsal su gibi. Sadık Hidayet
Bu gölge, besbelli, benden daha iyi anlıyor onları! Sadık Hidayet
Benim içimdeki öyle bir dünya idi ki, ondaki bilinmezlikleri bir bir anlamaya kendimi adeta mecbur hissediyordum. Sadık Hidayet
Ben eski ben değildim; çağırsaydım getirseydim de konuşsaydım onunla, duymaz anlamazdı beni. Yüzü eskiden tanıdığım bir adamın yüzü olurdu da benim yüzüm olmazdı, benim bir parçam bile olamazdı. Sadık Hidayet
"Tutsağı olduğum sefaletten kaçıyordum.
Sokaklarda belli bir amacım olmaksızın, rasgele yürüyor; para ve şehvet peşinde koşan, o tamahkâr suratlı ayaktakımını arasından rahat, umarsız geçiyordum.
Onları görmeye ihtiyacım yoktu, biri ötekinin kopyasıydı.
Hepsi bir ağız, ağza asılı bir avuç bağırsaktan oluşuyor, cinsel organlarında bitiyorlardı." Sadık Hidayet
Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar. Sadık Hidayet
Türkmenlerinki gibi dar çekik bu gözler, olağanüstü ve mestedici parıltıyla canlı, hem ürkütücü, hem çekiciydiler. Hiç kimsenin göremeyeceği korkulu manzara ve sırları seyreder gibiydiler. Çıkık yanaklar, yüksek alın, ince ve bitişik kaşlar, dolgun hafif aralık dudaklar, o dudaklar ki uzun ve tutkulu bir öpüşle yeni öpülmüş, ama susuzlukları giderilememiştir. Siyah saçları çözük dağınık, solgun ve yüzüne dökülüyor, bir kaç zülüf şakaklarında kıvrılıyordu. Sadık Hidayet
Bilincimi yitirmiştim. Sanki ismini eskiden biliyordum. Gözlerinin parıltısına, rengine, kokusuna, hareketlerine öylesine aşina idim ki, ruhlarımız önceki bir hayatta, cisimsiz maddesiz bir alemde karşılaşmış da tek asıldan, tek maddeden oluşmuş, böylece bizim yeniden birleşmemiz adeta kaçınılmaz olmuştu. Sadık Hidayet
Durmuştu kalbim. Soluk almıyor, soluğumun bir bulut yada bir duman gibi uçup gitmesinden korkuyordum. Onun o mucizeli suskunluğu, aramıza kristal bir duvar dikmişti. Bu anda, bu saatte, bu edebiyette boğuluyordum. Yorgun gözleri yavaş yavaş kapanıyordu, bakmaya kimselerin dayanamayacağı doğaüstü bir şey görmüştü sanki bu gözler, ölümü görmüş gibiydiler. Kirpikler bitişiyor, kapanıyordu. Bense boğulmaktan kılpayı kurtulmuş birine benziyordum, can çekişmenin dehşetinden sonra gene su yüzüne çıkmıştım. Sadık Hidayet
Başkalarından ayrılmış, bağımsız bir varlık mıyım? Bilmiyorum. Fakat şimdi aynaya baktım, tanıdım kendimi: Hayır o eski "ben" ölmüştür, çürümüş, dağılmıştır, ama işte aramızda hiçbir set hiçbir engel yok. Hikayemi anlatmalıyım, ama nereden başlasam? Hayat baştan başa kıssadır, hikayedir. Üzüm salkımını sıkmalı, ve şırasını kaşık kaşık, bu ihtiyar gölgenin boğazına akıtmalıyım. Sadık Hidayet
Annesi "Salgı salamaz ol!" diye beddua eder yavru örümceğe. Küçük örümcek ağ yapamayınca ölüme kurban gider. Sadık Hidayet
Böyle durumlarda herkes, güçlü bir alışkanlığa, bir tutkuya sığınır: Ayyaş içer, edebiyatçı yazar, yontucu taşı yontar, acısını dindirmek için her biri, en kuvvetli içgüdüsünden medet umar ve gerçek sanatçı, kendi bağlarından şaheserler yaratır. Ama ben, ki zevksiz ve biçare biriyim, ben ne yapabilirim? Sadık Hidayet
Diri Gömülen •
Ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna: öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne de olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. Sadık Hidayet
Istırap, korku, dehşet ve yaşama arzusu, hepsi bitmişti bende. Bana telkin ettikleri dinî inançlardan kurtulmuş, huzura ermiştim. Tek tesellim, ölümden sonra hiçlik ümidiydi; orada tekrar yaşamak düşüncesi içime korku salıyor, beni hasta ediyordu. Ben ki henüz yaşadığım dünyaya bile alışamamışım, bir başka dünya neyime yarardı benim? Sadık Hidayet
Yoksulluk, miskinlik dolu bu aşağılık dünyada ilk kez bir güneş ışını, hayatımı aydınlattı sanmıştım. Ama ne yazık, bu güneş ışını pek de süreksiz bir parıltı oldu, bir meteordu sanki, bana bir kadın, daha çok bir melek kılığında göründü. Işıltısında kısa bir an, bir saniyelik bir zaman için hayatın bütün bedbahtlığını gördüm, azamet ve güzelliğini kavradım. Sonra da bu parıltı, pek de çabuk, karanlığın uçurumuna gömüldü. Hayır, bu süreksiz ışını kendime alıkoyamadım, tutamadım. Sadık Hidayet
Konuşmak istedim, korktum: Hassas kulakları uzak, göksel, tatlı bir musikiye alışıktılar, sesimden nefret edebilirlerdi. Sadık Hidayet
Birden düşündüm ki, dünya dünya olalı, ben var oldum olalı, soğuk hissiz hareketsiz bir ölü, karanlık odada hep yanımdaydı benim. Sadık Hidayet
Artık gövdesi ilgilendirmezdi beni, o gövde ki yok olmaya mahkumdur ve yerin altında kurtların, farelerin yiyeceği olacaktır! Sadık Hidayet
Sanki bende eskiden beri, hep vardı bu koku, sanki ömrüm boyunca bir kara tabutta uyuyordum hep, ve yüzünü göremediğim kambur bir ihtiyar, hayalet gölgeler, sisler içinde beni gezmeye çıkarmıştı. Sadık Hidayet
Değişik dönemler, çocukluk, gençlik, ihtiyarlık, benim için boş sözlerden başka bir şey değil bunlar. Bunlar sıradan insanlar için, ayaktakımı için, evet işte aradığım kelime, ayaktakımı için, ki onların hayatları senenin mevsimleri gibi belirli mevsimlere, dönemlere bölünmüştür ve onlar, hayatın ılımlı kesimlerinde güvence altındadırlar. Hayat bana tek ve değişmez bir mevsim oldu hep. Bu hayat bir soğuk bölgede ve sonsuz bir karanlıkta geçti âdeta, öyle ki bağrımda hep aynı alev vardı ve o beni bir mum gibi eritti. Sadık Hidayet
Odamı sınırlayan dört duvar arasında, varlığımı ve düşüncelerimi kuşatan hisarın içinde ömrüm azar azar eriyor bir mum gibi, hayır yanlışım var, ömrüm bir oduna benziyor, ocaktan düşen bir oduna; öteki odunların ateşinde kavrulmuş, kömürleşmiş, ama ne yanmış, ne olduğu gibi kalmış bir oduna benziyor. Fakat diğerlerinin dumanından, soluğundan boğulmuş. Sadık Hidayet
Ölünün ağız kenarlarında alaycı bir gülümseme vardı. Elini öpüp odadan çıkacaktım ki, başımı çevirip bakınca çok şaşırdım, şimdi karım olan o kahpe içeri girmişti. Ölmüş annesinin gözü önünde, hem de nasıl hırslı, sarıldı yapıştı bana; beni kendine çekti, nasıl da ateşli öptü, öptü beni! Sadık Hidayet
Yalnız bildiğim bir şey var ki, bu kadın, bu kahpe, bu cadı, ruhuma hangi zehiri damlatmıştı ki, onsuz olamıyordum, tenimin her zerresi onun her zerresine aşeriyordu. Sadık Hidayet
Korkunç bir şeydi bu: ne tam diri, ne tam ölü olduğumu hissetmek. Bir canlı cenazeydim artık; ne beni diriler dünyasına bağlayan bir şey vardı, ne de ölümdeki unutmadan, huzurdan yararlandığım. Sadık Hidayet
Katran gibi siyah gökyüzü delik deşik eski kara bir çadırı andırıyor, deliklerinde sayısız yıldız parıldaşıyordu. Sadık Hidayet
Yalnız ölüm yalan söylemez!
Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder. Bizler ölümün çocuklarıyız, hayatın aldatmacalarından bizi o kurtarır. Hayatın derinlerinden seslenir, yanına çağırır bizi. Ve biz, henüz insanların dilini bile anlamadığımız yaşlarda, ara sıra oyunlarımızı yarıda kesiyorsak, bunun nedeni, ölümün seslenişini duymuş olmamızdır. Ömrümüz boyunca ölüm bize el eder, çağırır bizi. Her birimiz ansızın, sebepsiz düşüncelere dalmıyor muyuz, bu hayaller bizi öylesine sarıyor ki zamanı, mekanı fark etmez olmuyor muyuz? Sadık Hidayet
Çünkü benim için hiç önemi yok, inanmış inanmamış başkaları. Lakin tek korkum: yarın ölebilirim kendimi tanıyamadan. Hayat tecrübelerimle şu yargıya vardım ki, başkalarıyla benim aramda korkunç bir uçurum var, anladım, elden geldiğince susmam gerek, elden geldiğince düşüncelerimi kendime saklamalıyım. Ve şimdi yazmaya karar vermişsem, bunun tek nedeni kendimi gölgeme tanıtmak isteğidir. Sadık Hidayet
Bu kez tereddüt etmedim, küçük odadaki kemik saplı bıçağı aldım, önce büyük bir dikkatle, vücudunu bir örümcek ağı gibi hapsetmiş ince, siyah entariyi, üstündeki tek giysiyi uzunlamasına kestim. Uzamıştı adeta, gözüme eskisinden daha boylu göründü. Sonra başını kestim, birkaç damla soğuk pıhtılaşmış kan sızdı gırtlağından. Sonra kollarını bacaklarını kestim. Gövdeyi, kol bacakları düzgün ve tertipli, bavula koydum. Entarisini, o siyah entariyi yüzüne örttüm. Bavulu kapattım, kilitledim, anahtarı cebime soktum. Sadık Hidayet
Epeyce ilerde sisler içinde kambur bir ihtiyar gördüm, bir servi dibinde oturuyordu. Geniş bir şalla örtülü yüzü görülmüyordu. Yavaşça yanına gittim. Daha ben söze başlamadan kuru, sinir bir kahkaha attı ihtiyar. Tüylerim diken diken oldu. Sadık Hidayet
Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar. Sadık Hidayet
Türkmenlerinki gibi dar çekik bu gözler, olağanüstü ve mestedici parıltıyla canlı, hem ürkütücü, hem çekiciydiler. Hiç kimsenin göremeyeceği korkulu manzara ve sırları seyreder gibiydiler. Çıkık yanaklar, yüksek alın, ince ve bitişik kaşlar, dolgun hafif aralık dudaklar, o dudaklar ki uzun ve tutkulu bir öpüşle yeni öpülmüş, ama susuzlukları giderilememiştir. Siyah saçları çözük dağınık, solgun ve yüzüne dökülüyor, bir kaç zülüf şakaklarında kıvrılıyordu. Sadık Hidayet
Bilincimi yitirmiştim. Sanki ismini eskiden biliyordum. Gözlerinin parıltısına, rengine, kokusuna, hareketlerine öylesine aşina idim ki, ruhlarımız önceki bir hayatta, cisimsiz maddesiz bir alemde karşılaşmış da tek asıldan, tek maddeden oluşmuş, böylece bizim yeniden birleşmemiz adeta kaçınılmaz olmuştu. Sadık Hidayet
Durmuştu kalbim. Soluk almıyor, soluğumun bir bulut yada bir duman gibi uçup gitmesinden korkuyordum. Onun o mucizeli suskunluğu, aramıza kristal bir duvar dikmişti. Bu anda, bu saatte, bu edebiyette boğuluyordum. Yorgun gözleri yavaş yavaş kapanıyordu, bakmaya kimselerin dayanamayacağı doğaüstü bir şey görmüştü sanki bu gözler, ölümü görmüş gibiydiler. Kirpikler bitişiyor, kapanıyordu. Bense boğulmaktan kılpayı kurtulmuş birine benziyordum, can çekişmenin dehşetinden sonra gene su yüzüne çıkmıştım. Sadık Hidayet
Şimdi vücudunun sıcaklığını hissedebiliyor, gür siyah saçlarının nemli kokusunu içine çekiyordum. Bilmem neden, titreyen elimi, artık söz geçiremediğim bu eli kaldırdım ve hep şakaklarına yapışık zülüflerini okşadım. Parmaklarımı gömdüm saçlarına. Soğuktu, nemliydi saçları, soğuk, çok soğuk. Sanki günlerdir ölüydü bu kız, hiç şüphe yok, ölmüştü. Elimi yakasından koynuna soktum, memelerine kalbine koydum. Bir kıpırdı duyulmuyordu. Sadık Hidayet
Onu kendi tenimin sıcaklığıyla ısıtmak istedim, ona kendi sıcaklığımı verip ölümün soğukluğunu ondan almak istedim. Ola ki ona kendi ruhumu üflerim diye soyundum, yanına uzandım. Adamotu kökleri gibi, dişi erkek, bitişiktik birbirimize. Zaten erkeğinden ayrı düşmüş dişi bir adamotunu andırıyordu vücudu ve tıpkı adamotu gibi, yakıcı bir aşkla yanıyordu. Ağzı bir salatalığın içi gibi buruk ve serinletici. Bütün teni buz gibiydi, damarlarımdaki kan dondu, bu soğukluk ta kalbime işledi. Sadık Hidayet
Böyle durumlarda herkes, güçlü bir alışkanlığa, bir tutkuya sığınır: Ayyaş içer, edebiyatçı yazar, yontucu taşı yontar, acısını dindirmek için her biri, en kuvvetli iç güdüsünden medet umar ve gerçek sanatçı, kendi bağrından şaheserler yaratır. Ama ben ki zevksiz ve biçare biriyim, kalemdanlar boyayan bir ressam parçası, ne yapabilirim? Sadık Hidayet
Parmak uçlarına basa basa çekilip gidiyordu gece. Sanki yorgunluk çıkarmıştı, kanaatkârdı, bu kadarı yeterdi ona. Uzak, hafif sesler duyuluyordu. Bir göçmen kuş, rüya görüyordu belki, belki bitkiler büyüyordu. Solgun yıldızlar, bulut kümeleri gerisinde kayboluyorlardı. Sadık Hidayet
Bu kez tereddüt etmedim, küçük odadaki kemik saplı bıçağı aldım, önce büyük bir dikkatle, vücudunu bir örümcek ağı gibi hapsetmiş ince, siyah entariyi, üstündeki tek giysiyi uzunlamasına kestim. Uzamıştı âdeta, gözüme eskisinden daha boylu göründü. Sonra başını kestim, bir kaç damla soğuk pıhtılaşmış kaz sızdı gırtlağından. Sonra kollarını bacaklarını kestim. Sadık Hidayet
Beni dün gören, cılız sağlıksız bir genç adam görmüştü, ama bugün gören saçları ağarmış, gözleri kızarmış, yarık dudaklı, kambur bir ihtiyar görür. Pencereden dışarı bakmaya korkuyorum, kendimi aynada görmekten korkuyorum. Nereye baksam çoğalmış gölgelerimi görüyorum. Sadık Hidayet
Karanlık ve amaçsız yaşam insanı Ötenazi Enstitüsü'ne çekiyor ve intihar herkesi ilgilendiren bir konu haline gelmiş. Nitekim abartmadan denilebilir ki, kimse doğal ölümle ölmüyor. Demek ki ne bilim, ne türlü inançlar ve ne felsefi varsayımlar insanoğlunun ruhsal acısını azaltabilmiş. Sadık Hidayet
Kim dedi sana ben insanlık için resim yapıyorum diye? Tut ki insanlık yok oldu ve çalışmalarım kara, yağmura, doğanın kör kuvvetlerine teslim oldu; yine de canı cehenneme! Ben hala kendi çalışmalarımdan keyif alıyorum ve bu da yetiyor bana. Sadık Hidayet
Sizin aradığınız hal, ceninin ana rahmindeki halidir. Koşuşturmadan, mücadele etmeden, kimseye yağ çekmeden, sıcak, yumuşak ve kızıl bir duvarın içinde iki büklüm vaziyette durur. Yavaş yavaş annesinin kanını emer, tüm ihtiyaçları kendiliğinden karşılanır. Bu, her insanın yaratılışında var olan, kaybolmuş bir cennet nostaljisidir. Orada insan kendinde, kendi içinde yaşar. Belki bir anlamda ihtiyari ölüm değil midir? Sadık Hidayet
Vaktiyle onların arasına karışmıştım; başkalarını taklit edeyim dedim. Baktım, soytarıya dönmüşüm. Adına zevk dedikleri her şeyi denedim; gördüm ki başkalarının zevki bana yaramıyor. Her yerde, her zaman yabancı olduğumu hissettim. Diğer insanlarla aramda en ufak bir ilgi dahi yoktu. Sadık Hidayet
Biliyor musunuz, daima kadın bana gelmelidir. Ben kadına asla gitmem. Ben bir kadının yanına gidersem, o kadının kendisini benim için teslim etmediğini, param için, çapkınlık için ya da benim dışımda bir nedenle teslim ettiğini hissederim. İşin içinde yapmacık bir şeyler olduğunu hissederim. Oysa, ilk önce kadın bana gelirse, taparım ona. Sadık Hidayet
Mevhum bir dünyada yaşadığını, eski, yeni ne varsa hiçbir şeyle bağlantısının olmadığını hissediyordu. Tüm olup bitenlerden uzaktaydı! Sadık Hidayet
Ölüm ona göre son derece kolay ve doğal geliyordu bu sırada. Yaşam denilen şey alaycı bir aldatmadan başka bir şey değildi. Sadık Hidayet
Soluk alamıyordu; iğrenç olduğunu düşünüyordu hep. Dünyanın ve tüm insanların zulmüne, adaletsizliğine karşı dile getirilemeyen bir kin, bir nefret duydu kendinde. Onu bu halde, bu kılıkta dünyaya getirdikleri için belli belirsiz bir kin duydu annesine, babasına karşı. Hiç dünyaya gelmemiş olsaydı, böyle şeylerle karşılaşmayacaktı. Başkaları gibi yüzsüz, hafifmeşrep, dillere düşen, arsız, hayasız biri olsaydı, eski günleri yâd edecek güzel anıları olacaktı. Sadık Hidayet
İnsanların hile hurda dolu dünyasından hayvanların içten, kayıtsız ve çocukça dünyalarına sığınmıştı adeta. Hayatı boyunca mahrum kaldığı şefkati, sade duyguları onların ilgisinde, ülfetinde arıyordu. Sadık Hidayet
"Tutsağı olduğum sefaletten kaçıyordum.
Sokaklarda belli bir amacım olmaksızın, rasgele yürüyor; para ve şehvet peşinde koşan, o tamahkâr suratlı ayaktakımını arasından rahat, umarsız geçiyordum.
Onları görmeye ihtiyacım yoktu, biri ötekinin kopyasıydı.
Hepsi bir ağız, ağza asılı bir avuç bağırsaktan oluşuyor, cinsel organlarında bitiyorlardı. Sadık Hidayet


Gilles Deleuze Sözleri:  (1925 -1995)
İçimizdeki yasanın adı vicdandır. Gilles Deleuze
Bizi öldürmeyen şey, güçlendirir!  Gilles Deleuze  
Felsefe, kavramlar yaratma sanatıdır.  Gilles Deleuze
Çoğunluk hiç kimsedir, azınlık herkestir. Gilles Deleuze
Kuşkusuz her yaşam bir çöküş sürecidir.  Gilles Deleuze  
Bilinç, gözümüz açıkken gördüğümüz rüyadır.  Gilles Deleuze
Üzerine çuval da geçirilse erdem hala erdemdir. Gilles Deleuze
İktidar hayatı hedef aldığında, hayat iktidara direniş olur. Gilles Deleuze
İnsanların arasına gittim, ama henüz varamadım yanlarına.  Gilles Deleuze
Erkekler neden kötülükleri için, kurtuluşları gibi inatla savaşırlar?  Gilles Deleuze
İnsanların tek umudu devrimci bir oluşta yatmaktadır. Tek yol budur.  Gilles Deleuze   
Neden insanlar, sanki özgürlükleri için savaşırlarmışcasına kölelikleri için savaşırlar?  Gilles Deleuze
İletişim yok mu? Tam tersine, o kadar çok iletişim var ki, direniş yok, yaratıcılık yok.  Gilles Deleuze  
Gerçeklik fabrikada, okulda, kışlada, hapishanede, polis karakolunda fiilen vuku bulandır.  Gilles Deleuze
Faşizmle savaşmak sadece sokaklarda olmaz; insan kendi içindeki faşizmle de mücadele etmelidir.   Gilles Deleuze  
Bir filozof yalnızca mefhumlar icat eden biri olmakla kalmaz; belki algılama tarzları da icat etmektedir.  Gilles Deleuze
Devrim, yurtsuzlaştırmanın yeni toprağa, yeni halka çağrı yaptığı anda bile, mutlak”yurtsuzlaştırmadır.  Gilles Deleuze
Eğer sağlam durursanız, üzerimize çöken bütün bu kuzey sisi dağılır ve altından şaşkınlık verici bir mimari çıkar.  Gilles Deleuze
Zalim bir yönetimin üstünlüğü ve sırrı köleleri aldatmak, onları sindiren korkuyu özel din kılığı altında maskelemekte yatar.  Gilles Deleuze
Bir insana âşık olmak onu kalabalığın içinden çekip çıkarmak, çokluğun içinde tek kılmak ve sonra aynı hızla teklik içindeki çokluğu keşfetmektir.  Gilles Deleuze
Hiçbir şey söylememe hakkı ne büyük bir  iyiliktir. Çünkü ancak o zaman nadir olanı; yani gerçekten söylenmeye değer olanı yakalama şansımız doğar.  Gilles Deleuze
Bir tek sevinç değerlidir,bir tek sevinç kalıcıdır,bir tek sevinç bizi eyleme ve eylemin kutluluğuna yaklaştırır. Kederli tutku daima güçsüzlükten kaynaklanır.  Gilles Deleuze



Niels Bohr Sözleri: (1885-1962)
Zıtlar tümleyicidir.   Niels Bohr
Doğruluk ve berraklık tümleyicidir. Niels Bohr
Ölçülene kadar hiçbir şey var olmaz. Niels Bohr
Bir diktatörlüğün en iyi silahı gizliliktir.  Niels Bohr  
Taş Devri bitmedi, çünkü Dünya taştan tükendi. Niels Bohr
Düşünmüyorsun sadece mantıklı davranıyorsun. Niels Bohr
Tahmin, oldukça zordur; özellikle de geleceğe dair. Niels Bohr
Teoriniz çılgınca, ama gerçek olacak kadar çılgın değil. Niels Bohr
Kendisine gülmeniz gereken çok ciddi bazı şeyler vardır. Niels Bohr
Kendinizi asla düşünebildiğinizden daha net ifade etmeyin. Niels Bohr
Bazı şeyler onlara gülmek zorunda olduğunuz için çok ciddi.  Niels Bohr
Kuantum fiziğinden şok olmamış bir fizikçi, fiziği anlamamıştır.  Niels Bohr    
Uzman, dar bir alanda yapılabilecek tüm hataları yapmış kişiye denir.  Niels Bohr
Söylediğim her cümle bir doğrulama değil, bir soru olarak algılanmalı.  Niels Bohr
Kuantum fiziği kafanızı karıştırmadıysa onu tam olarak anlamamışsınız.  Niels Bohr
Bizim varoluşumuzun büyük dramı, hem aktör hem de seyirci olmamızdır.  Niels Bohr  
Bir paradoksla tanışmamız ne kadar güzel. Şimdi ilerleme kaydetme umudumuz var. Niels Bohr
Gerçeklik" sözcüğü de bir sözcüktür, doğru kullanmayı öğrenmemiz gereken bir sözcüktür.   Niels Bohr   
Bir diktatörlüğün en iyi silahı gizliliktir, ancak bir demokrasinin en iyi silahı açıklığın silahı olmalıdır. Niels Bohr
Doğru bir ifadenin zıttı yanlış bir ifadedir. Ancak derin bir gerçeğin zıttı, bir diğer derin gerçek olabilir.  Niels Bohr
Her büyük ve derin zorluk kendi içinde çözümüne sahiptir. Onu bulmak için düşüncemizi değiştirmeye zorluyor. Niels Bohr   
İki tür doğru vardır. Tersinin yanlış olduğu gün gibi ortada olan yüzeysel doğrular ve tersi de doğru olan daha derin doğrular.  Niels Bohr
Fiziğin işini doğanın nasıl olduğunu keşfetmek şeklinde düşünmek yanlıştır. Fizik, doğa hakkında ne söyleyeceğimizle ilgilenir.   Niels Bohr
Son yıllarda deneyimlerimizin yüksek miktarda genişlemesi basit mekanik görüşlerimizin yetersizliğini aydınlattı ve sonuç olarak, gözlemin alışılmış yorumlanışını zemininden sarstı.   Niels Bohr



Carl Friedrich Gauss Sözleri:  (1777-1855)
Matematik bilimlerin kraliçesidir.   Carl Friedrich Gauss  
Sonsuz sadece bir konuşma biçimidir.   Carl Friedrich Gauss   
Matematikte gerçek tartışmalar yoktur.   Carl Friedrich Gauss  
Bir dakika beklemesini isteyin  neredeyse bitirdim.   Carl Friedrich Gauss
Matematikçiler birbirlerinin omuzlarında duruyorlar.   Carl Friedrich Gauss
Matematik bilimin kraliçesidir ve aritmetik matematiğin kraliçesidir.   Carl Friedrich Gauss
Matematik yalnızca ilişkilerin sıralanması ve karşılaştırılmasıyla ilgilenir.   Carl Friedrich Gauss
Yaşam benden önce yeni ve parlak kıyafetlerle ezeli bir bahar gibi duruyor.  Carl Friedrich Gauss
Evet! Dünya saçmalık olurdu, bütün yaratılışlar ölümsüzlük olmadan saçmalık olurdu.  Carl Friedrich Gauss
Sonuçlarımı uzun zamandır elde ettim: ama onlara nasıl ulaşacağımı henüz bilmiyorum.  Carl Friedrich Gauss   
Bu yüce bilimdeki büyüleyici cazibeler, yalnızca derinlemesine gitmek için cesareti olan kişilere açığa çıkar.  Carl Friedrich Gauss   
Benim kadar sürekli ve yoğun bir şekilde matematik üzerinde düşünen herkes, benim buluşlarımı ortaya koyabilir. Carl Friedrich Gauss   
Dahası, bilimin kendisinin haysiyeti, o kadar zarif ve övülmekte olan bir sorunun çözümü için her olası yolun araştırılmasını şart koşuyor gibi görünüyor.  Carl Friedrich Gauss
Asal sayıları bileşik sayılardan ayırma ve ikincisini asal çarpanlarına çözümleme probleminin, aritmetikte en önemli ve yararlı olanlardan biri olduğu bilinmektedir.    Carl Friedrich Gauss
Matematik bilimlerin kraliçesidir ve sayı teorisi matematiğin kraliçesidir. Sık sık astronomi ve diğer doğa bilimlerine hizmet etmeyi küçümser, ancak tüm ilişkilerinde birinci sıraya hak kazanır.  Carl Friedrich Gauss   
Yavaş yazdığımı biliyorsun. Bunun başlıca nedeni, birkaç kelimeyle mümkün olduğunca çok şey söyleyene kadar asla tatmin olmamam ve kısaca yazmak, uzun yazmaktan çok daha fazla zaman alıyor. Carl Friedrich Gauss


Marianne Williamson Sözleri: (8 Temmuz 1952), Amerikalı öğretmen, yazar ve öğretim görevlisi.
İçimizde parlayan ışıktan daha parlak bir ışık yoktur. Marianne Williamson
Olumsuzun peşindeysen, olumlu olanı fark etmezsin.  Marianne Williamson
Bugün benim için önemsiz olan her şeyden vazgeçiyorum. Marianne Williamson
Hayal kırıklıklarım;  Geçici yenilgilerden başka bir şey değildir.  Marianne Williamson
Bizim gerçek kimliğimiz bedenimizde değil, bilinçimizde yatar.   Marianne Williamson
Düşüncelerin değiştiğinde hayatın değişir. Değişim zihinde başlar. Marianne Williamson
Yeni biri olabilmek için önce yeni bir düşünme biçimi edinmelisiniz. Marianne Williamson
Karar verdim, benim için önemsiz olan herkesle bağımı koparacağım.  Marianne Williamson
Bugün dünden daima farklıdır. Farkı görmek farklı bakmayı gerektirir.  Marianne Williamson
Her toplumda yapılacak işler var. Her millette iyileştirilecek yaralar var.   Marianne Williamson  
Korkularımızdan özgürleştikçe varlığımız diğer insanları da özgürleştirir.  Marianne Williamson
Varlık yaşama sevinciyle şekil alır. Yaşamayı bilmeyen hiçbir şeyi bilemez.  Marianne Williamson  
Biz dıştaki bir şey tarafından değil, içteki bir şey tarafından durduruluruz. Marianne Williamson
Geçmişi, geçmişte yaşayarak iyileştiremeyiz. Şimdide yaşayarak iyileştiririz. Marianne Williamson
Bizim rahatlık bölgelerimiz, orada sevmeyi kolay bulduğumuz sınırlı alanlardır.  Marianne Williamson
İçsel huzur, istediğimizi elde etmekten değil, kim olduğumuzu hatırlamaktan gelir.  Marianne Williamson
Karşılığında bize sevgi vermeyecek şeyleri seviyoruz. Anlamsız olanda, anlam arıyoruz. Marianne Williamson
Eğer hayatınızdaki sonuçları beğenmiyorsanız, düşünce yapınızı değiştirmeniz gerekir.   Marianne Williamson
Bazen cevabı bilmediğimiz zaman, basitçe soruyla birlikte olma zamanı gelmiş demektir.  Marianne Williamson
Bir ilişkide bize acı veren şey, insanları tam oldukları halleriyle kabul etmeyi başaramamızdır. Marianne Williamson
Hayatta karşılaştığımız zorluklar, aslında kişiliğimizin gelişmek için ihtiyacı olan derslerden ibarettir. Marianne Williamson
Bizim en derin korkumuz yetersiz olmak değildir. En derin korkumuz sınırsız güce sahip olmamızdır. Marianne Williamson
Sevginin yok edemeyeceği bir koku yoktur. Bağışlamamın dönüştüremeyeceği bir olumsuzluk yoktur. Marianne Williamson  
Ben öfkeliyim, ama böyle olmamaya gönüllüyüm. Bu durumu farklı bir biçimde görmeye gönüllüyüm. Marianne Williamson
Hayatımızda başka insanların yokluğundan çok, hayatımızda oldukları zaman onlarla ne yaptığımızdır.  Marianne Williamson
Işığı getirebildiğin yerde karanlık olmaz. Işık ve karanlık, sevgi ve korku; birinin olduğu yerde diğeri kaybolur.  Marianne Williamson
İçinizdeki ışığın farkına varıp, onun hem kendi yolunuzu hem de başkalarının yolunu aydınlatmasına izin verin.  Marianne Williamson
Kendine derinden bakmanın sorumluluğundan kaçma. Çünkü en büyük dönüşüm, zihni değiştirebilmekten geçer.  Marianne Williamson
Başka bir yerde olsaydık her şey daha iyi olurdu," şeklinde bir düşünceye kaptırmak, acı çekmenin en garantili yoludur. Marianne Williamson
Sonunda şuna güvenmeyi öğrendim; Olaylar her zaman istediğim şekilde gelişmeyecek, ama ben her koşulda iyi olacağım. Marianne Williamson
Hayatımızı arzularımız değil, düşüncelerimiz belirler. Bir şeyin gerçekleşmesi onu ne kadar istediğin değil, nasıl istediğin belirler.  Marianne Williamson
Düşünce Neden’dir; deneyim ise Sonuç’tur. Eğer hayatınızdaki sonuçları beğenmiyorsanız, düşünce yapınızı değiştirmeniz gerekir.  Marianne Williamson
Her zaman türbülansı daha düşük atmosfere çıkın. İncindiniz, Üzerinden uçun. Aldatıldınız, Yükselin. Öfkelendiniz, Yükselin. Bu uçağın pilotu sizsiniz. Marianne Williamson
Eğer karanlıktan kurtulmak istiyorsak ışığı açmamız gerekir. Benzer şekilde eğer korkudan kurtulmak istiyorsak onunla dövüşemeyiz onun yerine sevgiyi geçirmemiz gerekir.  Marianne Williamson


 
Aristippos Sözleri: (MÖ 435-386)

Bilge bir insanın ülkesi dünyadır. Aristippos
Bazı erdemler akılsızlarda da bulunur.   Aristippos
Zevke esir olan değil, hâkim olan mesuttur.   Aristippos  
Vazgeçebileceğin hiçbir şeye kıymet verme.   Aristippos  
İyi neşelendirmek, iyi bir hayata engel değildir. Aristippos
Yaşam sanatı, zevkleri geçerken almakta yatar.  Aristippos
İnsan ne giyerse giysin, erkekse yine de erkektir.  Aristippos
En üstün iyilik hazdır. Ve en büyük kötülük acıdır. Aristippos
Tiranla ilişkiye giren, özgür gelse bile, köle olur çıkar. Aristippos
Bütün yasalar kaldırılsa, bizim yaşayışımız değişmez.   Aristippos
Eğitimsiz yerel yetenek, meyvesi olmayan bir ağaç gibidir. Aristippos
Filozoflar neye sahip olduklarını bilirler ama zenginler bilmez.  Aristippos
Ben ne yapayım, adamın kulakları başında değil, ayaklarında.    Aristippos
Bir yalancıyı en iyi, söylediklerine inanmayarak ödüllendirebilirsiniz. Aristippos
Pek çok şey bilenler değil, neyin yararlı olduğunu bilenler değerli insanlardır. Aristippos
En iyi şey, hazlardan uzak durmak değil, onlara yenik düşmemek ve üstesinden gelmektir.  Aristippos
Elinin altındaki şeylerin keyfini çıkar, sahip olmadığı şeylerden alacağı haz için kendini yorma. Aristippos
Belirli bilimleri inceleyen ve felsefeyi ihmal edenler, bekleyen kadınlarla sevişen Penelope'nin kurbanları gibidir.  Aristippos
Bilgi iyidir, ancak şundan dolayı iyidir: O insanı önyargılardan, dinsel inançlardan, gereksiz korkulardan kurtarır. Aristippos
Nasıl ki çok yiyip beden eğitimi yapanlar, gereği kadar yiyenlerden daha sağlıklı değildir, aynı şekilde çok şey değil, yararlı şeyleri okuyanlar daha üstündür.   Aristippos


Naomi Klein Sözleri:
Hafızası olmayan insanlar macundur.  Naomi Klein
Umut hiçbir zaman düşmedi, hep fışkırdı.  Naomi Klein
Dünya için bir Marshall Planına ihtiyacımız var. Naomi Klein
Ben insanlar ve gezegen için güvenlikten bahsediyorum. Naomi Klein
En çok kazanan taraflar savaş alanında asla görünmezler.  Naomi Klein
Yani aklım şu soruya geri dönüyor: bizim sorunumuz ne?   Naomi Klein
İnsanları iradeleri dışında yönetmenin insancıl bir yolu yoktur. Naomi Klein  
Korku bizi koşturur ama bizim kaçacak bir yere ihtiyacımız var.  Naomi Klein   
Küresel ısınma, medeniyet için açık ve mevcut bir tehlike arz ediyor. Naomi Klein  
İklim değişikliği liderlerimizden hiçbir zaman kriz muamelesi görmedi.  Naomi Klein
İnsan kimliği artık ne yaptığıyla değil, neye sahip olduğuyla tanımlanır.   Naomi Klein
Korku ve düzensizlik, ileriye doğru atılan her yeni adımın katalizörüdür.  Naomi Klein  
Afrika fakir çünkü yatırımcıları ve alacaklıları anlatılamayacak kadar zengin. Naomi Klein  
Savaş karşıtı hareket kendisini demokrasi yanlısı bir harekete dönüştürmelidir.  Naomi Klein  
Demokrasi sadece oy kullanma hakkı değildir, onurlu bir şekilde yaşama hakkıdır.  Naomi Klein
İklim değişikliğinin daha büyük ölçekte tarihi bir fırsatı temsil ettiğine inanıyorum.   Naomi Klein  
Politika boşluktan nefret eder. Umutla dolmadıysa, biri onu korkuyla dolduracaktır.   Naomi Klein   
Sonlu bir dünyada yaşadığımız ve yine de sanki sonsuzmuş gibi davrandığımız çıkmazımızdır. Naomi Klein  
Siyaset boşluktan nefret eder; eğer o boşluk umutla doldurulmazsa, birileri korkuyla doldurur. Naomi Klein  
Ekonomimiz, insan yaşamı da dahil olmak üzere dünyadaki birçok yaşam biçimiyle savaş halinde.  Naomi Klein   
Toplumun, medeniyetin çöküşünü önlemek için dramatik eylemlerde bulunmaktan başka seçeneği yok. Naomi Klein  
Gerçekliği inkar etmek, dünya görüşümüzün paramparça olmasına izin vermekten her zaman daha kolaydır.  Naomi Klein  
Kendimizi kurtarabiliriz, ancak ancak egemenlik ve hakimiyet efsanesini bırakıp doğayla çalışmayı öğrenirsek.  Naomi Klein   
Kamu menfaatini koruyan çitler hızla ortadan kalkıyor, özgürlüklerimizi kısıtlayanlar ise çoğalmaya devam ediyor.  Naomi Klein  
Bence bu, zenginlerin fakirlere karşı yürüttüğü bir sınıf savaşıydı ve onların kazandığını düşünüyorum. Ve bence fakirler savaşıyor.  Naomi Klein
Kültürel ve politik olarak güçlü varlıklarla konuşma yeteneğimiz olmadığında, ifade özgürlüğü ve demokratik toplumun temelleri sorgulanır.   Naomi Klein
Otuz yıldır yaşamakta olduğumuz şey, sınırın sürekli olarak krizden krize yer değiştirdiği, yasalar yetiştiği anda hareket ettiği sınır kapitalizmidir.   Naomi Klein
Buradaki en sevdiğim tabela, "Seni önemsiyorum" diyor. İnsanları birbirlerinin bakışlarından sakınmayı, "ölsünler" demeyi öğreten bir kültürde, bu son derece radikal bir ifadedir.   Naomi Klein
Farklı kültürlere rağmen, tüm dünyadaki orta sınıf gençler hayatlarını paralel bir evrende yaşıyor gibi görünüyor. Sabah kalkarlar, Levi's ve Nike ayakkabılarını giyerler, şapkalarını, sırt çantalarını ve Sony kişisel CD çalarlarını alırlar ve okula giderler.   Naomi Klein
Artık dünyanın yeni bir kahramanı var, konuşmaktan çok dinleyen, kesinliklerle değil bilmecelerle vaaz veren, yüzünü göstermeyen, maskesinin gerçekten bir ayna olduğunu söyleyen bir lider. Ve Zapatistalarda bizim tek bir devrim hayalimiz değil, rüya gören bir devrimimiz var.  Naomi Klein


İlber Ortaylı Sözleri:
Tarihçinin ihtisası olmaz.  İlber Ortaylı
Türkler umumen tembeldir.  İlber Ortaylı
Dinler değişir ana dil ve kafa pek değişmez.  İlber Ortaylı
Cehaletin eyleme geçmiş hali çok tehlikelidir.  İlber Ortaylı
Karadenizli müteahhitler, Mısır uzmanı oldu.  İlber Ortaylı
İhtilâlle demokrasi öğrenmek marifet değildir.  İlber Ortaylı
Bakana hırsız diyemiyorsan demokrasi yoktur.  İlber Ortaylı
Farklı insanlar arayıp bulun, dünyanız değişsin.  İlber Ortaylı
Cahil olabilirsiniz, yarı cahil olmaya hakkınız yok.   İlber Ortaylı
Bir toplum, iyi tarih yazıyorsa rafine bir toplum olur.  İlber Ortaylı
Tarih kâğıtla ve sözle olmaz, coğrafyayı bilmek gerekir.  İlber Ortaylı
Mustafa Kemal Atatürk’ün bir aydın olduğu hakikattir.   İlber Ortaylı
Atatürk döneminde Avrupa'da demokrasi falan yoktur.  İlber Ortaylı  
Kanuni’yi sevmek için Atatürk’e düşman olmaya gerek yok.   İlber Ortaylı
Okulu bitirir bitirmez evlenip mobilyacı gezeceğinize, dünyayı gezin.  İlber Ortaylı
Öyle bir hava vardır; esaret gören kimseler, başkalarını ezmeyi sever.  İlber Ortaylı
Bu, osmanlı ve Cumhuriyet Türkiyesi için ortak ve mümtaz bir özelliktir.  İlber Ortaylı  
18 yaşını bitiren bir çocuğu, bence tarih okutuyorum diye almak cinayettir.  İlber Ortaylı
Öyle bir devirde yaşıyoruz ki, zeka ve yetenek dışında her şey kabul görüyor.  İlber Ortaylı
Halay bilmeyen köylü de dans bilmeyen şehirli de hayatın tadını çıkaramıyordur.  İlber Ortaylı
Gösteriş ve şatafat, cahillikten kaynaklanan aşağılık kompleksini örtme çabasıdır.  İlber Ortaylı
Bugün müzede düğün yapılmasına izin veren görevli, yarın müzede çamaşır yıkar.  İlber Ortaylı
Mektebi bitirir bitirmez evlenip de mobilyacı dükkanı gezeceğinize, dünyayı gezin.  İlber Ortaylı
Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. “Herkes kendi talihinin mimarıdır.”  İlber Ortaylı
Hayatta en önemli şeylerden biri de insanın kendisi için en doğru kararı alabilmesidir.  İlber Ortaylı
İtalya kültürünü bilmeyenler, Avrupa kültürünü bilemez, tanıyamaz ve anlayamazlar.  İlber Ortaylı  
Toplumun geri kalmışı, insanlarını yeteneğine göre değerlendiremeyen toplum demektir.  İlber Ortaylı  
Okumadan yapılan siyaset tehlikelidir, belediyeciliğe benzemez. Teferruatın bilinmesi gerekir.  İlber Ortaylı
Azerbaycan Türkçesini neden severiz? Çünkü bizim dilimizin gençliğidir. Herkes gençliğini sever. İlber Ortaylı
Bizim Milli Eğitim camiamızı yönlendiren adamlar köylüdür. Bunların yüksek bir kültürü yoktur.  İlber Ortaylı
Cahillik hiç ayıplanacak bir şey değildir hatta cahil tutarlıdır kendi içinde. Kötü olan yarı cahillerdir.  İlber Ortaylı
İnsanlara zorunlu dün dersi verilmeli. Yaşadıklarımızdan başka türlü ders çıkaracağımız yok çünkü.  İlber Ortaylı   
Birileri çıkmış yakın tarih öğretilmiyor diyor. Yakın tarih değil kardeşim, çocuklara önce tarih öğretilmeli.  İlber Ortaylı
Benim cahillerle işim yok, bazı cahillerin çok büyük derinlikleri olabiliyor. Ama yarı cahillere deliriyorum.  İlber Ortaylı
Bu oruç ne garip bir şey, bir lokma ekmek yiyorsun bozuluyor, milyonların hakkını yiyorsun bozulmuyor.  İlber Ortaylı  
Yaşadığı bir toplumun kültüründen haberi olmayan bir yazar, Nobel de alsa doğru eserler ortaya koymaz.  İlber Ortaylı
Okuma özrü, gevezelik özründen geliyor. Türk toplumu konuşmayı seviyor, her şeyi konuşarak hallediyor.  İlber Ortaylı
Bunca yıldan, bunca tavsiyeden çıkardığım kanaat şudur: Özel hayatınızla ilgili kimseyi dinlemeyeceksiniz!  İlber Ortaylı
Ben sana cahil olma demiyorum. Hobi olarak yine ol ama git başka ülkede ol. Bizim ortalama zaten yerlerde.  İlber Ortaylı
Türkiye'nin içine kapanması, Batı medeniyetini reddetmesi, bir 'Taliban rejimi'ne dönüşmesi mümkün değildir.   İlber Ortaylı
Her nefis ölümü tadacaktır, ayetini bankalara ve makam koltuklarına yazılmalı. Tabutlara ve mezarlıklara değil.  İlber Ortaylı
Hastanelerde dahiliye polikliniği var da, neden cahiliye polikliniği yok. Memleketin yarısı bu hastalıktan muzdarip.  İlber Ortaylı
Atatürk 4 sene düşmanlarla 15 sene cahillerle mücadele etti. Unutmayın, temel sorunumuz her zaman cehalettir.  İlber Ortaylı
Her mezhep ve tarikat öbürünü dışlayan bir havadadır. Dinler arasındaki kavga ise dünya barışını tehdit etmektedir.   İlber Ortaylı
En utanılacak yönümüz tarih yaptığımız halde tarih öğrenmemek, tarih yazmamak konusundaki cahilce ısrarlarımız.  İlber Ortaylı
Hayat, derbederlik ve tembellik için çok uzun; fakat hırsla, yağma ve haydutluk yapmaya değmeyecek kadar kısadır.  İlber Ortaylı
Tarih çok acımasızdır. Sizler ondan yeni bir Abdülhamit beklerken, bir de bakmışsınız yeni bir Mustafa Kemal göndermiş.  İlber Ortaylı
Türk kadını hiçbir şeyi kendi hakkı ile almadı. Ne bir kadın hareketi var, ne de bir eylem. Atatürk verdi. Kıymetini bilmiyor.  İlber Ortaylı
Din denince neden akıllarına hep kadın ve içki geliyor. Bu ülkenin sorunu yolsuzluk, terör, tecavüz ve adaletsizlik değil mi?  İlber Ortaylı
Şehadet şerbeti lafını duyduğum zaman nevrim dönüyor. Ulan bu şerbeti neden bakan, vekil, bürokrat çocukları içmiyor?  İlber Ortaylı
120 bin imam bir stada toplansa, günlerce hatim indirse, dua etse, ağlasa, sızlasa;Bir aspirinin sağladığı faydayı sağlayamaz. İlber Ortaylı
Semavi dinler; şüphesiz ibadet, ritüel ve akide yönünden birbirine benzeyen, ama birbirine zıt yönleri olan inanç sistemleridir. İlber Ortaylı
Herkes kendi talihinin mimarıdır. Yaşadıkları, an be an insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer.  İlber Ortaylı   
Birbirlerini tanımayan, birbirlerinden şüphe eden kitlelerin bulunduğu yerde ne sulhüsalah yani barış, ne de onurlu bir eşitlik olur.  İlber Ortaylı
Atatürk devrinde tahılla beslenen; incir, üzüm satarak geçinen Türkiye, ufku ve vizyonu itibariyle bugünkünden çok daha ilerideydi.  İlber Ortaylı
'Eğitim seviyesi arttıkça, bizim oylar azalıyor' cümlesini kuran bir anlayıştan, ülkeyi aydınlık yarınlara taşımasını beklemek ahmaklıktır.  İlber Ortaylı
İyi bir yaşam için, sigara içiyorsanız bırakın, içki içiyorsanız çok azaltın. Yağlı yemeklerden tümden vazgeçin. Bir de muhakkak okuyun. İlber Ortaylı
Sizden farklı düşünen insanların savlarını da dinleyin. Yalnız dikkat edin, cümlenin içerisinde “düşünen” ibaresi var. Bu ayrımı iyi yapın.  İlber Ortaylı
Edebiyatta ilham bir yere kadardır, orijinalliğe az rastlanır. Birçok yazar birbirinden aşırmıştır ama Rus edebiyatını yücelten orijinalliğidir.  İlber Ortaylı
Ekmeğin zor elde edileceğinin farkında olmak lazım. Bakın söylüyorum, çocuğunuzu gelecekteki zorluklara göre yetiştirin. Bu kadar basit.  İlber Ortaylı
Konforundan vazgeçmeyi göze alacaksın. Kendi dünyanı yerinden kendin oynatacaksın. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İlber Ortaylı
Darbe ihtimali devam etmektedir. Sivil siyasetin gerekli müeseseleri yaratamadığı, kendini yetiştiremediği bir ortamda darbe kaçınılmazdır.  İlber Ortaylı   
Bir ülkede etin kilosu 140 tl bir paket sigara 25 tl bezinin litresi 13 tl seçilen 112 bin tl seçen 4250 tl alıyorsa ülkede kriz yoktur keriz çoktur!  İlber ortaylı
Herkese yüksek tahsile kadar eğitim verirsen olmaz. Dolayısıyla bu uyduruk üniversite, uyduruk lise eğitimiyle yarı cahil bir nesil yetiştiriliyor.  İlber Ortaylı
Cumhuriyet monarşiyi, hükümdarlığı reddedecek ve tenkit edecektir; bu kaçınılmazdır. Fakat bizde maalesef bir müddet sonra ölçü kaçırılmıştır. İlber Ortaylı
En çok öğretmene dikkat etmeniz lazım. Bizde model hep öğretmenlerdir, anlattıklarıyla bir dünya kurarlar. Öğretmen iyiyse, toplumunu kurtarır.  İlber Ortaylı
Adam bize 814.578 km kare büyüklüğünde ülke bırakan Atatürk'ü sevmiyor, ama 2 köprü, 1 havaalanı ve 3-5 km yol yapanı kahraman ilan ediyor.  İlber Ortaylı
Senin kim olduğun, nasıl biri olduğun, kendini nasıl yetiştirdiğin çok daha mühimdir. İlgin, bilgin dikkat çekerse, kimse seni dışlamaz; çeşitli gruplara girersin.  İlber Ortaylı
Fikir, sanat, eğitim, sanayi, tarım, adalet. Her konuda müthiş bir sefalet içindeyiz. Elimizde duble yollar, avm'ler ve lüks rezidanslardan başka bir şey kalmadı.  İlber Ortaylı
25 yaşlarına kadar öğrendikleriniz esastır. O yaşlara dek ne okuduysanız ne dinlediyseniz ne gördüyseniz, geri kalan hayatınızda temel olarak onları kullanacaksınız.  İlber Ortaylı
Şimdiki çocukların mesela Türkçeleri yok; Fransızcaları, İngilizceleri de yok. Peki neleri var? Boş bir şımarıklıkları var, kendilerini disipline etme gereği duymamaları var.  İlber Ortaylı  
Gençler hem gezmeyi, hem de okumayı ihmal etmeyin. Bilmek için ikisi de lazım. Merak ettiğiniz, her şey hakkında kitap okuyun. Sadece ders kitaplarıyla gerçekleri öğrenemezsiniz.  İlber Ortaylı
Besleyemeyeceği nüfusu üretmek çok ağır bedeli olan toplumsal bir hatadır. Zira, eğitilemeyen ve beslenemeyen göçmen kalabalıklar eninde sonunda marjinal cemaatlere dönüşürler.  İlber Ortaylı  
Türkiye'de demokrasi istenen düzeyde gelişmiyorsa, bunun en büyük nedeni insanların kurallara uymayı sevmemesidir. Kuralların işlemediği bir ülkede demokrasiden bahsedemezsiniz.  İlber Ortaylı
Eski kitaplar artık okunmuyor, diyenler var. Okunmamaları onların kabahati değil, bin kelimeyle yazıp konuşan bizim gençliğimizin kabahati ve o gençliği öyle yetiştiren bizlerin, eğitimcilerin suçudur. İlber Ortaylı
Üniversite tabii ki açılmalıdır, ama Hakkari'nin, Kastamonu'nun dağlarına değil. Her yere gidip üniversite kurulmaz. Ankara'ya yirmi tane kurarsın, buraya gelen öğrenciler Ankara'nın nimetlerini görür.  İlber Ortaylı
Yuva kurduğunuzda, çocuk büyüteceğiniz zaman büyük şehirlerde oturmayacak şekilde hayatınızı planlamanızı tavsiye ediyorum. Uygun küçük şehirlerde oturmak ve çalışmak için kırsal bölgelere yerleşin.  İlber Ortaylı
İslam aleminde Türkler için bir model yoktur; çünkü biz modern bir dünyada muasır bir medeniyeti hem benimsemek, hem de onunla kavga ederek tarihimizi ve kimliğimizi korumak zorunda olan bir milletiz.  İlber Ortaylı
Bizde kimse yerinden kıpırdamaz. Halbuki değişmeyi, değiştirmeyi bileceksin. Konforundan vazgeçmeyi göze alacaksın. Kendi dünyanı yerinden kendin oynatacaksın. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır.  İlber Ortaylı
Kimsenin sizi bulmasını beklemeyin; nitelikli insanları siz arayın! Ben insanları arar bulurum. İyi hocalardan eğitim almak için bizzat çok uğraşmışımdır. Neticede kimse gelip beni keşfetmedi. Kimsenin gelecek hali de yoktu.  İlber Ortaylı
Merakınız olacak, gidişata bakacaksınız, olaylara müdahil olmaya çalışacaksınız. İçine girmeseniz bile ne olup bittiğini bilmeniz gerekir. Dünyayı takip edeceksiniz ama öyle sadece üç beş gazete kitap okuyarak değil; tutkuyla, hakkını vererek.  İlber Ortaylı
Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin başkalarıyla ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.  İlber Ortaylı
 




   
  
    




Devam Edecek....!